Karikatüristlerin çizdiği Nâzım

SANATÇILARIN karikatürlerine bakarken, onların yeni bir yanını daha keşfederim. Yazılanları okumakla çizgiden onlara bakmak arasındaki fark, iki disiplinin doğası gereği ortaya çıkar.

Haberin Devamı

Türk ve dünyanın önemli, tanınmış karikatüristlerin çizdiği Nâzım Hikmet Karikatürleri* bir albümde toplandı.

Her yıl The New York Review of Books haftalık kitap dergisinin takvimini alırım. David Levine’in çizdiği yazar karikatürleri okuduğum kişilere değişik bir yaklaşım getirir bana.

Türkiye’de de Semih Poroy ile Necati Abacı’nın yazar portre karikatürleri de çok başarılıdır.

Albümde yer alan karikatürleri aşağıda adları yazılı jüri seçmiş:

Karikatüristlerin çizdiği Nâzım

- Tonguç Yaşar

-Erdoğan Başol

- Metin Üstündağ

- Özden Toprak

- Çerkes Karadağ

- Deniz Zeyrek

Albümün başında Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın sanatçıya dair bir yazısı var.

Haberin Devamı

Karikatürcüler Derneği Başkanı Metin Peker’in yazısının başlığı ve spotu şöyle:

“Karikatür!

Resmin dik başlı, afacan kardeşi, suyun öte yakasının da hesap sorucusudur.” 

Yazıdan bir bölüm:

“Nâzım Hikmet’i anlatmak için ne söylersek söyleyelim onun eşsiz edebiyatını, kişiliğini vurgulamakta yetersiz kalacaktır. Zira kendisi normal, sıradan bir insanın sayfalarca yazsa da anlatamayacağı şeyleri tek bir cümleyle anlatabilen büyük bir şairdir. Bugün dünya çapında tanınan, eserleri onlarca dile çevrilen Nâzım Hikmet, yaşarken, hak ettiği değeri görmediği gibi ömrü memleket hapishanelerinde, mahkemelerde geçmiş, sürgün edilmiş, memleketinden kovulmuş, yetmemiş vatan hainliği ile suçlanmış, vatandaşlıktan atılmıştır. Hep o özlemini ve hasretini çektiği bir köyde çınar ağacının dibine gömülmeyi hayal ederek ölmüş başka topraklara gömülmüştür.

Karikatür, dünya edebiyatının bu büyük yaratıcısını, çeşitli şekillerde tekrar tekrar ölümsüzlüğe doğru bir sefere çıkarıyor. Çünkü o, Nâzım Hikmet’ti, feragat ve fedakârlıkla, isimsiz milyonların sesi olmayı seçen, inatçı ve inançlı Nâzım Hikmet’ti. Çizgi, Nâzımlaşırken onurlanmış, büyülenmiş, sevinç dağları, bilge okyanusları arkadaş edinmiştir. Çünkü kalemde Nâzım, şiirdi, insandı, ülkeydi, dünyaydı, kainattı. Onun mesajı netti: ‘yârin yanağından gayrı her yerde her şeyde beraber’likti. Karikatür de, Nâzımlaşan çizgileri ile şen ve net; ‘su gibi, rüzgâr gibi, yıldızlar gibi bir türkü söylüyor, / yıldızlar gibi / rüzgâr gibi / su gibi bir türkü’dür artık.”

*

Haberin Devamı

Albümde 29 ülkeden 125 karikatür yer alıyor:

Türkiye, Küba, Sırbistan, Brezilya, Bulgaristan, İtalya, Romanya, Bahreyn, Karadağ, İspanya, Ukrayna, Endonezya, Polonya, Belçika, Yunanistan, Hırvatistan, Kanada, Ukrayna, Portekiz, İran, Suriye, Rusya, Arjantin, Çin, Kolombiya, Avusturya, Özbekistan, Tayland ve Mısır.

Hemen hemen bütün karikatüristlerin dikkatimizi çektikleri Nâzım’ın saçları. Hepsi de o saçları değişik biçimde karikatüre getirmişler.

Albümde birçok Türk karikatüristin çizgilerini görüyoruz. Gerek renkli gerek siyah-beyaz karikatürler, başka öğeleri de bir araya getirmişler.

Kimi bayrak koymuş, kimi solun simgelerini karikatürüne eklemiş, kimi ufuklara, engin denizlere bakan bir Nâzım çizmiş.

Haberin Devamı

Ferruh Doğan, ona tepki duyanları onunla birlikte eserine getirmiş.

Tan Oral, her zamanki gibi az çizgiyle çok çağrışım yaratan bir karikatür yaratmış.

Manuel Macias, şairi kitaplarıyla birlikte çizmiş.

*

BÜYÜK bir şairi başka bir disiplinde göreceksiniz.

 

(*) Karikatürcüler Derneği Yayınları

Yazarın Tüm Yazıları