"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Karikatör’ün gösterdikleri

İZEL ROZENTAL’in Schneidertempel’da açtığı yeni sergisinin başlığı: Karikatör*.

Daha afişinde neyle karşı karşıya olduğumuzu ortaya koyuyor Rozental. Yan yana üç sinema iskemlesi. Şu meşhur yönetmenlerin sette kullandıklarından...

 

Üç koltuktan biri boş, ikisi dolu.

 

Aktör: Koltuğu boş. Diğer ikisi ise Direktör ve Provokatör!

 

Hazırlanan kataloğun arka kapağında ise patlayan bir atom bombası görüntüsü, altındaki yazı ise trajikomik: “Peace Forever”.

 

“Gazeteciler Basın Koğuşu’nda.”

 

Ağlanacak halimizin özeti. Koğuşun demir parmaklıklarının arasından, ellerindeki kalemi münasip bir biçimde polislere gösteriyorlar.

 

Polisler şunu söylüyor: “Bu yazar çizer takımına artık kalem vermeyelim... Tedirgin oluyorum!”

 

Galiba polisler haklı(!).

 

Karikatürcülerin eline kalem vermeyeceksin.

 

Çünkü sergiyi gezerken İzel Rozental’in karikatürlerine şerh koymuşlar.

 

Sanat dalları içinde karikatür Muhammed Ali gibidir. Kelebek gibi uçuşuna bakarken, arı gibi soktuğu zaman ağrısıyla kendinize gelirsiniz. Çünkü çok zaman anımsatma görevi vardır...

 

Öldürülenlerin mezar taşlarından oluşan bir mezarlık ve altında şu yazı: “Küçük Prens Yeniden”.

 

En hoşuma giden karikatür ne biliyor musunuz?

 

Yan yana iki dükkân biri sinek avlarken diğerinde kuyruk dışarılara taşmış. Birinin vitrininde Bob Dylan adı var. Herkes o dükkânın önünde kuyrukta, albüm alıyor. Nobel Edebiyat Ödülü alan Dylan’ı kitapçıdan arayan soran yok. Kitapçı kaşlarını çatmış kuyruğa bakıyor.

 

Nobel Edebiyat Ödülü’nü bu sene Bob Dylan’ın aldığı açıklandığında edebiyatçılar ve müzikçiler az tartışmamıştı...

 

‘Ali Ulvi’ye Saygıyla...’, ‘Don Martin’e Saygıyla...’ karikatürleri sanatçının sanatçıya saygısını imliyor.

 

***

 

PARMAK ODASI bize günlük haberlerde kullanılan bir klişeyi anımsatıyor.

 

Karikatürde o kadar çok parmak var ki, şaşırırsınız...

 

Bir Güneş Tutulması’na bakın bir de Akıl Tutulması’na. İkincisinde silah ve bıçak elde.

 

Günümüzde yaşanan bir trajedinin kara karikatürü. Bir cam şişe içinde, mülteci botu ve bir adam içeriye bir can simidi sokmaya çalışıyor.

 

Karı-koca televizyonda mülteci botunu seyrediyorlar. Sular taşmış odayı kaplıyor ve içinden fırlayan Aylan Kurdi’nin cansız bedeni yerde yatıyor.

 

Bir bottaki mülteciler karikatürü daha: “Ufukta ütopya göründü” yazıyor.

 

‘Peace Forever!’la başlayan kitap ‘Peace Never!’la bitiyor.

 

İzel Rozental’in karikatürleri, karikatürün günceli ihmal etmeyip kalıcı sorunlara da gönderme yapma işlevini vurguluyor.

 

Albümün başında yer alan Plantu’nun bir cümlesini okuyalım: “Farklı kültürler, görüşler, inançlar arasında bir köprü inşa ediyor.”

 

Michel Kichka’nın görüşü, onun sanatını tanımlıyor: “Kimi zaman naif, kimi zaman hınzır.

 

Kaleminin ucu kâğıdı tırmalasa da, etrafa mürekkep sıçratsa da çizgisi her daim hassastır. El yapımı kalıp gibi oturan bir çizgi.”

 

***

 

İYİ bir karikatüristin ahvalimizi ortaya koyan çalışmaları.

 

(*) Gözlem Yayınları etiketiyle sergiyle aynı adlı bir de albüm/kitap yayımlandı.

X