"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Cenderede iç savaş

Ayşe Sarısayın’ın romanı ‘Ansızın Günbatımı’, sıradan bir hayatın içine gömülen bir ressam kadının birey olma savaşını anlatıyor

Bir kitapta kullanılan alıntılar beni kitabın kendisi kadar ilgilendirir. Yazarın, şairin, kitabına alacak kadar değerli bulduğu metinler, hiç kuşkusuz onun yazıcılığını etkilemiş parçalardandır. Biraz daha ileriye götürürsem düşündüklerimi, alıntılar kitabın omurgası bile sayılabilir çok zaman. Çünkü kendinden sonra gelen metnin, öykünün, bölümün kilit taşıdırlar çoğunlukla!
Ayşe Sarısayın’ın romanı ‘Ansızın Günbatımı’, Bilge Karasu’dan bir alıntıyla başlıyor, yine ondan bir bölümle roman son buluyor.
Kitabın ruhunu kavrayabilmeniz için gerekli bulduğumdan, ben önce bu alıntıları okumanızı isterim.
“Zamanın eriyip dağılıverdiği, kişilerin bölük pörçük, bakanın gözünde taşıyabilecekleri tek gerçeklikle, o parça bölük gerçeklikle, görünüp yittiği bir kitap nasıl çatılabilir?” cümlesiyle açılan kitap, yine ‘Altı Ay Bir Güz’den, “Sonun, başın, ortanın birbirine karıştığını, anlamını yitirdiği, tersinmez zamanın boyunduruğundan kurtulduğunuzu duyduğunuz bir gün gelir. Yaşlanmışsınızdır, yaşamınız artık sizin malınızdır. Malınızı istediğiniz gibi kullanabilirsiniz” cümlesiyle kapanıyor...


Cenderede iç savaş

Güç veren dizeler

Sarısayın, alıntılar konusunu şöyle açıklıyor: “Bir romana başlamak istiyordum, o sırada da Bilge Karasu okuyordum, bu alıntılar bir bakıma yazmaya başlamamı sağladı.”
Satır aralarında Behçet Necatigil, Attilâ İlhan, Edip Cansever, Ahmet Muhip Dıranas, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Gülten Akın’dan dizelere rastlayacaksınız. Onun okurları bilir, düzyazılarında daima şiir alıntıları bulunur.
Bir düz yazıya, romana, kahramanların ruh hali konusunda güç veriyor dizeler.
‘Ansızın Günbatımı’, sıradan bir hayatın içine gömülen bir ressam kadının birey olma savaşını anlatıyor. Yer yer bilinçli bir başkaldırı. İsyanın içerdiği bir anlayışın içinde, sorumluluklarını da ihmal etmeyen/edemeyen üç kız çocuklu bir annenin, Şahika Ener’in cendereden kurtulamayışının iç savaşı. Evdeki düzenin, çocukların varolabilmesi için kendi varlığını unutmayan ama bireyselliğini yaşamaktan da çekinen bir roman kahramanı.

Pentimento yapıyor

Kız tiplerinin serüvenleri açısından baş kahramanının yaşamını izliyoruz. Kahraman resim yapmaya başladığı anda, günün mihnetlerinden kısa bir an uzaklaşıyor. Desenleri çiziyor, karalıyor beğenmediği anda, tuvali beyaza boyuyor.
Yani Pentimento yapıyor. Pentimento kavramı konusunda bakın Sarısayın ne diyor:“Hepimiz Pentimento yapıyoruz, birtakım şeyleri örtüyoruz ama örttüğümüz daima görünüyor. Çünkü Pentimento’da, bir resmin üzerini beyazla kapatırsınız ama alttaki bir gün görünür.”
‘Ansızın Günbatımı’ neyi çağrıştırıyor? Anlık yaşamaların birden bireliğini, belki de hayatın belirgin özelliğinin ‘an’lardan oluşmasını... Dış görünüş, algılayış ile içte yaşanan tezatların sarmalında bir roman... Birey olmanın bedelini iyice irdeleyen başarılı bir yapıt.

X