"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Binali Yıldırım’la İstanbul üzerine

Binali Yıldırım’la Kâğıthane’de Seyrangâh denilen bir mekânda buluştuk. Büyük bir havuzu olan, kafeleri, lokantası bulunan, semt sakinlerinin gelip dinlenebileceği bir yer.

Orada şömineli bir salonda konuştuk.

Onunla geçen yıl İzmir’de Folkart Galeri’deki ‘Büyük Dâhi Gazi Mustafa Kemal’ sergisinin açılış kurdelesini birlikte kesmiştik.

Projeleri arasında beni en çok ilgilendiren ‘Tarihî Yarımada-Kadim Şehir’ oldu.

Hakkındaki kitaptan bir cümle:

“İstanbul’un yüzük taşı ‘Tarihî Yarımada’ yenileniyor. 8.500 yıllık tarihe sahip olan, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarına hükümranlık yapan ‘Tarihî Yarımada,’ kadim şehir olarak yeniden düzenlenecek. Yılda 22 milyon turist ağırlama hedefinin çekim merkezinde bulunan ‘Tarihî Yarımada’ İstanbul’un yüzük taşı olarak parlayacak.”

Binali Yıldırım’la İstanbul üzerine

Projeden bazı başlıklar:

Yurtdışındaki şehirlerin neredeyse hepsinde ‘old city’ var. Fatih’i, Suriçi’ni yeniden düzenleyeceğiz.

1.3 milyon metrekareye sahip ‘müzeler bölgesi’ oluşturulacak. Bu bölgede gerekli restorasyonlar yapılacak.

Sirkeci Garı’na kadar uzanan bölge, ‘sanat hattı’na dönüşecek.

Başta Süleymaniye Camisi’nin altındaki dükkânlar olmak üzere tarihi binalarda bu tür mekânlar yaratılacak.

Batı’nın büyük kentlerinde, özellikle İstanbul gibi bir yerde kültürel çalışmalar önplanda gerçekleştirilmeli.

Sorularımı Binali Yıldırım şöyle yanıtladı:

Doğan Hızlan: Tarihi yarımada benim için çok önemli. İstanbul’un kültür tarihi, kırtasiyesi, her şeyi de oradadır. Tarihi yarımadayı müze alanı yapacaksınız. Gördüğüm kadarıyla İstanbul’u bir kültür şehri yapmak istiyorsunuz.

Binali Yıldırım: Doğru. İstanbul’un ev sahipliği yaptığı medeniyetleri yaşatarak misafirlere göstereceğiz. Bu ağırlık olarak tarihi yarımada oluyor. Esasında bu Fatih’e, Çarşamba’ya kadar da gidiyor. Ancak her tarafı ‘kadim İstanbul’ olarak çevrelemek mümkün değil. Geldiğimiz noktada ne kadar kurtarabilirsek, mümkün mertebe yapacağız. Özellikle Topkapı Sarayı ve etrafındaki tarihi değerleri tek tek ortaya çıkarmak, Sarayburnu’ndaki yolu alta almak, en iyi ve sağlam hale getirmek, Babıâli Yokuşu’nu aslına uygun düzenlemek, o eski ihtişamına kavuşturmak, oraya iletişimdeki yenilikçi teknolojileri de dahil etmek, eskiyle yeniyi birleştirmek, mezcetmek hedeflerimiz arasında. 

DH: Babıâli’nin geleneksel müşterisi de var ama yenilik de var. Siz bir de orada yapılacak Bizans eserleri sözü veriyorsunuz. İstanbul kozmopolit bir şehir; Osmanlı’yı, Cumhuriyet’i görmüş ama Bizans’ı da görmüş.

BY: Malumunuz Marmaray projesi vesilesiyle yapılan arkeolojik kazılarla İstanbul’un tarihi 8 bin 500 yıla kadar erişti. Ama bulgular itibarıyla İstanbul’un tarihi daha eski. Yenikapı Marmaray İstasyonu’nun yanında muazzam bir arkeolojik müze kurarak 40 bin kadar objeyi orada sergileyeceğiz. Bu da İstanbul’un bir kültür zenginliği olarak ziyaretçilere açılacak.

DH: Bu tren çok hoş, ben de bineceğim ona. Ataköy’de oturuyorum. Trene bineceğim çünkü Sirkeci Garı’nın bir tarihi var. Kıyıların da tarihi var. Hilmi Kitabevi’nin sahibi Yeşilköy’de oturuyordu. Halit Ziya Bey oturuyordu Yeşilköy’de. Sayın Yıldırım, Adalar’ı da bir faaliyete geçirmek gerek.

BY: Adalar’la ilgili de düşüncelerimiz var.

DH: Atları, arabaları söz konusu etmiştiniz. Orada şenlikler, festivaller yapılmalı.

BY: Belki şaşacaksınız ama esasında Adalar’la ilgili en büyük sorun adaların içindeki ulaşım. Adalar’a ulaşım değil. Tam bir curcuna var orda. Bisikletler, at arabaları, faytonlar, elektrikli arabalar... Hele yaz aylarında yolda yürümek mümkün değil. Dolayısıyla oraya bir düzen, intizam getirmek yapılacak şeylerden biri. Bir de ne yazık ki adanın kıyılarına insanlar erişemiyor. İskelenin yanaştığı ve onun etrafındaki yer kadar olan alana, yani adanın onda birine erişiyorsunuz; bu vakıflardan da kaynaklanıyor. Biz bütün adaların etrafına erişilebilir, vatandaşların kullanımına uygun hale getireceğiz.

DH: Çok doğru. Heybeliada’da Hüseyin Rahmi Gürpınar yaşadı. Dünya şöyle reklam yapıyor mesela: “Şu kişi bu eserini burada yazdı” diye özellikle vurgulanıyor. Bizde de bunlar yapılabilir. Burgazada’da edebiyat festivali yapılabilir Sait Faik Abasıyanık anısına.

BY: Adalar’a birer kimlik, bir aidiyet belirlemek gerekir.

Binali Yıldırım’la İstanbul üzerine

DH: Fazıl Ahmet Aykaç oturdu mesela, ya da İhap Hulusi, onu gördüm Kınalıada’da. Adalar önemli. Bir de bu sokak adları var. Diyelim Kartal’daki Tanburi Ali Efendi Sokağı... Kimdir, altına yazmak gerekir.

BY: Ne olacak, altına bir plaket konabilir.

DH: Kitapları, kütüphaneleri yaşatılmalı...

BY: Kütüphaneleri çok zenginleştiriyoruz. 7 gün 24 saat açık olacak şekilde kütüphaneler olacak.

DH: Mesela Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nin biraz daha gelişmesi gerekmekte.

BY: Orası bir semboldür.

DH: Atatürk Kitaplığı mesela...

BY: Gümüşsuyu’ndaki kitaplığı Gümüşsuyu Askeri Hastanesi’yle birleştiriyoruz. Büyük bir kütüphaneye dönüştürüyoruz.

DH: Bir de yeni yapılan bir siteye okuma salonu, kütüphane yaptırmak zorunlu hale getirilmeli. 10 bin kişi oturuyor büyük bir sitede.

BY: Bunu hiç düşünmedik. Belki yeni yapılanmada olabilir. Sosyalleştirmeyi sağlar. Sitede yıllarca oturuyorlar, yıllarca kimse kimseyi tanımıyor. Bizim geleneksel komşuluk ilişkilerimiz kayboldu.

DH: Bir de İstiklal Caddesi’nin durumu var...

BY: İstiklal Caddesi üzerinde biraz çalışmak lazım. İstiklal Caddesi çok yazboz oldu, kolay bir iş değil. Onu uzmanlarıyla çalışmak lazım.

DH: Bu şehirde pek çok festival var. Belediyeler bunları biraz daha desteklese...

BY: Mutlaka. Belediyenin kültür sanat faaliyetlerine desteği zaten son yıllarda arttı. Tiyatro sahnesi, diğer galeriler, kültür faaliyetlerini belediyeler destekliyor.

DH: İstanbul’u tanıtan kitaplar da var, bu yayınlar da arttırılmalı. İstanbul’un semtleri için monografiler yazılmalı. Samatya, Yedikule, Balat, Fener gibi.

BY: Sizler gibi konunun duayenleriyle, uzmanlarıyla çalışacağız.

DH: Şimdi AKM yeniden yapılıyor. Ama kent buradan ibaret değil. Diğer tarafları da kültürel olarak kalkındırmak gerekiyor.

BY: İstanbul doğudan batıya 135 kilometre. Eskiden İstanbul’un çapı 20 kilometreydi. Kadıköy, Sirkeci, Beşiktaş, Üsküdar ve etrafıydı.

DH: Tahayyülü ve tasavvuru dahi baş döndürücü. Şimdi bu trafik meselesi olduğu için oraya da buraya da salonlar lazım.

BY: Anadolu yakasına da salon açılacak, AKM de olacak. Böylece iki yaka arasındaki geçişi azaltmak amaçlar arasında.

BİNALİ YILDIRIM’la İstanbul üzerine konuştuk. Bir İstanbullu olarak merak ettiklerimi sordum, yanıtlarını aldım.

 

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI