"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Ben hâlâ evime Saatli Maarif Takvimi alırım

YEKTA KOPAN’ın Ot’ta severek okuduğum Saatli Maarif Takvimi yazısı beni çocukluk günlerimden bugüne getirdi.

Kopan bakın ne yazmış: “Yıllardır evime Saatli Maarif Takvimi girmedi. Artık o meraklı çocuk değilim galiba.” Aramızda bir kuşak farkı olduğu için, o, takvimi terk edebildi, evinin duvarlarında eksikliğini hissetmedi. Benim gelenekçi yanım o alışkanlığı sürdürüyor. Her gün yaprağını koparıyor muyum? Arkasını okuyor muyum? Belki hayır, ama haftada en az üç–dört gün takvime bakmadan evden çıkmam. Saatli Maarif Takvimi, o günün bütün ihtiyaçlarını karşılardı. Havanın durumu, fırtınaların tarihi, seçme sözler, yemek tarifleri, edebiyattan söz eden satırlar... Birkaç boyutu vardır, ben genellikle en büyüğünü alırım.
Kopan, neleri okurmuş? “En çok ‘Güzel Sözler’ ve ‘Tarihte Bugün’ köşeleri ilgimi çekiyor. Doğal olaylar kafamda karşılığını bulamadığı için şaşırıyorum. Kırlangıç Fırtınası yazdığı gün, fırtına filan kopmuyor. O yüzden işin o kısmını pek anlamıyorum. Kimsenin çocuğuna takvimden isim koyduğuna inanmıyorum. Komik. Bir de ‘Bugün Ne Yiyelim’ köşesi var. Onu okumaya bayılıyorum. Ama annem asla takvimin önerdiği yemekleri yapmıyor. Sabah okurken ‘Aaa bak ne güzel, dur bu akşam şöööle güzel bi...’ diyor ama akşam yemeğinde yine bildiğini okumuş oluyor.”
Eski yıllarda ev yemeklerinin mönüsü zengin olduğundan, yapılması için de emek ve sabır istediğinden bu yemekler, bu tarifler uygulanırdı.
Saatli Maarif Takvimi, günün tarihi kadar başka anlamlarını da öğrenmek için, bakılan bir belgeydi. Birkaç yıl öncesine kadar sevgili Metin Celâl, bize Saatli Maarif Takvimi gönderirdi. Sanırım artık o da kullanmaktan vazgeçmiş ki armağan etmiyor.
Cağaloğlu Yokuşu’ndan aşağı inerken sağda Saati Maarif Takvimi’ni çıkaran Maarif Kitaphanesi vardı. Önemli kitaplar da yayınlardı. Kütüphanemdeki bir kitabı anımsarım, Saadettin Nüzhet Ergun’un Karacaoğlan’ı.


* * *


YILLIKLARIN eksikliğini sanırım birçok kişi, özellikle edebiyat meraklısı, bir yılın sanat-edebiyat dökümünü elinin altında bulundurmak isteyenler arar.
Varlık Yıllığı, bir yılın çeşitli edebiyat türlerinde öne çıkan kitaplar üzerine, değişik yazarların yazılarını yayınlarlardı.
Okurlar, her türde, bir yılın dökümünü burada bulur, kaçırdıkları isim ve kitapları bu yıllıklardan öğrenirlerdi. Şiir, roman, öykü, deneme, eleştiri kitapları hakkında bilgi edinirler, onları edinip okurlardı. O yılın ödülleri mutlaka yazılırdı, ödül kazanan kitaplar hakkında da bilgi verilirdi. Sami N. Özerdim’in hazırladığı bibliyografya eksik kitap bilgilerini giderirdi.
Kaynak kitap niteliği taşıyan ikinci yıllık da Nesin Yıllığı’ydı.
Orada da türler üzerine yıllık döküm yapılır, bunun yanı sıra yuvarlak yaş dönümlerinde yazarlarla konuşmalar yayınlanırdı. O konuşmalar hâlâ, incelemeciler, araştırmacılar için kaynak yazıları içerir. Tabii bulabilene. İnternetin bu gereksinimleri tam anlamıyla karşıladığını sanmıyorum. Sanırım bu yargıma da epey kişi katılacaktır. Şimdi bir yılın sonunda “almanak” aramıyor musunuz? Toplam bilgileri nereden öğreneceksiniz? İnternetten ayrı ayrı bilgileri mi arayacaksınız.


* * *


ŞİMDİ yıllık ihtiyacımızı mizah dergilerinin yıllıklarıyla gideriyoruz.
Bir yılın tarihini onlardan öğreniyoruz.
Söze Saatli Maarif Takvimi ile girdim, o adın çağrıştırdığı bir kitabı okumanızı tavsiye ederek noktalayacağım. Enis Batur’un Saatsız Maarif Takvimi! Hâlâ okumayan varsa, daha fazla geç kalmaya gerek yok.

X