"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Batılılaşma sürecinde Türk musikisi

Güneş Ayas’ın yazdığı ‘Mûsiki İnkılâbı’nın Sosyolojisi’ kitabı, Batılılaşma ve çoksesli müziğin seçilmesinden sonra Türkiye’deki Türk müziğinin durumunu belgelerle irdeliyor.

Türkiye’de müzik üzerine yapılan tartışmalarda gerçek payı ne kadar? Soruyu biraz daha açmalıyız: Her çeşit müziğin yapıldığı ve dinlendiği bir ülkede Türk müziği hakkında bunca tartışmayı hangi süreç başlattı?
Cumhuriyet, örnek model olarak Batı’yı-Batı kültürünü seçince, bu hiç kuşkusuz müziğe de yansıdı. Atatürk, ünlü Sarayburnu konuşmasında, müzikteki hedefi de açıklamıştı. Türk musikisi eski rejimin müziğiydi, yeni cumhuriyetin müziği Batı müziği olmalıydı.
Peki nasıl gerçekleştirilecekti bu?
Bu yolda, yeni müzikçiler yetiştirilecek ve yurtdışına gönderilecekti, döndüklerinde de bu biçimsel bilgiyle folklordan yararlanarak çoksesli müziği yaratacaklardı. Bu karar doğrultusunda Türk müziği radyolardan, konservatuvar mekânlarından uzak tutuldu. Takip eden yıllarda da bu bir siyasi simge halini alıp adeta ideolojik bir yaklaşımla değerlendirildi...
Güneş Ayas’ın yazdığı ‘Mûsiki İnkılâbı’nın Sosyolojisi - Klâsik Türk Müziği Geleneğinde Süreklilik ve Değişim’ kitabı, Batılılaşma ve çoksesli müziğin seçilmesinden sonra Türkiye’deki Türk müziğinin durumunu belgelerle irdeliyor.

Biraz taraflı olabilir

Gerçekten de müzik zevki üzerine rejimin karar vermesi, türler arasından birini seçmesi farklı açılardan tartışılabilir. Asıl üzücü ve yanlış olanı Batı müziğini, çoksesli müziği yerleştirmek için tercih ederken, diğerini neredeyse yok saymasıydı... Bu bir zorunlu seçenek olabilir, ancak uygulama biçimi tartışılmalıdır!
Ayas’ın kitabını okuduğunuzda, biraz taraf tuttuğunu söyleyebilirsiniz. Doğrudur. Ama ben, kitaptaki önemli bilgiler ve kaynaklar ışığında değerlendiriyorum ve hangi tarafı tuttuğuna açıkçası dönüp bakmıyorum bile.
Ayas, önce Cumhuriyet Batılılaşmasının Genel Çerçevesi’ni çiziyor, sonra da bunun içine müziği yerleştiriyor. Değişik karşıt görüşlere yer veriyor. Yazar, o dönemde Türk müziğinin dışarı atıldığını dile getiriyor. Birçok yönüyle bu tavrı ben de yanlış bulur ve doğrusu hatalı bir Batılılaşma tavrı olarak değerlendiririm.
Musiki cemiyetlerinin Türk musikisinin gelişmesinde, iyi müziğin dinlenmesinde, müzikçi ve dinleyici yetiştirilmesinde, iyi örneklerin hayatta kalmasındaki yararını tartışmam.
Türk müziğinin kendi içindeki değişimi, modernleşmesini Ayas pek desteklemiyor. Bu çalışmaları Türk müziğinin bünyesine aykırı buluyor.
Ayas, kitabın ana fikrini, şöyle özetliyor: “Elbette ki Cumhuriyet, her alanda olduğu gibi müzik alanında da birçok ‘iyi’ şey yaptı. Yine de, bu kitap boyunca, Türk müziğine yapılan haksızlıklar karşısında duyduğum öfke, bazı değerlendirmelerimde ölçüyü kaçırmama sebep olmuş olabilir.”
Bu açık sözlülüğü bile kitabı okumak için yeterli bence.

X