"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Anıtkabir’den çıkınca kitapçıya gidiyor musunuz?

ANITKABİR’i ziyaret edenler, salonlarda, meydanlarda Cumhuriyet coşkusunu yaşayanlar ve yaşatanların görüntüsü benim gibi Türkiye’nin çoğunluğunu mutlu ediyor.

Uygarlık yolundaki yürüyüşümüzün sürdüğünü kanıtlıyor.

Ben her coşkunun ardında bir düşünce birikimi arayanlardanım. Belli günlerdeki hareketin süreklilik kazanması için, akılcı gerekçeler olmalıdır.
Böyle bir ortamı, böyle bir bilinci hazırlayan da kitaplardır.
Ben her Cumhuriyet Bayramı’nda kendi kendime şu soruyu sorarım:
Cumhuriyet olmasaydı, yaşama biçimim, yaşama felsefem nasıl olurdu?
Türk edebiyatı, Türk sanatı, Türk düşüncesi, Türk müziği hangi aşamalarda kalırdı?
Küreselliğin egemen olduğu bir dünyada Cumhuriyet, benim uluslararası konumumu ne oranda etkiledi?
Cumhuriyet sevgisi, kuşaktan kuşağa, okumadan, tartışılmadan bir alışkanlık, bir tercih olarak devrediliyorsa, yöntemi konusunda düşünmeliyiz. Çünkü yaşama biçimi, siyasal tercihler bilimsel bir anlayışın dışındadır.
Her konuda istatistik bize yol gösterici midir? Büyük oranda evet.
Cumhuriyet Bayramlarında yapılan törenler, okullardaki gösteriler, kutlamalardan
sonra, kaç kişi kitapçıya koşup Cumhuriyet tarihine ait kitaplar alıyor? Evindeki kitapları karıştırıp, tekrar okuyor?
Cumhuriyet tarihini sadece bir siyasal tarih olarak algılıyorsanız, yanılgınız büyük. Çünkü bir rejimin çıplak siyasal tarihi çok şey ifade etmez benim için, kültürün, toplumun tarihini de okuyacaksınız ki, bilgi dairesi tamamlansın.


*


CUMHURİYET bir tercih rejimidir.
Kendine çıkış noktası olarak Batı uygarlığını seçmiştir. O bir bütündür. Batı’yla ilişkisini bir temele oturtmak için Tanzimat’tan bu yana Batılılaşma serüvenini bilmeniz gerekir. O zaman atılan tohumların daha sonra nasıl yeşerdiğini görebilmeniz için bu gereklidir.
Kimilerine göre bazı devrimler, özellikle dil ve alfabe devrimi, eski kültürle insanımızın bağlarını koparmıştır. Hiç kuşkusuz bu da tartışma gündeminde madde olarak hâlâ yer alır. Ancak bir tercihin yan etkileri, o rejimi muhkem kılmak için zorunluluk kazanabilir. Dahası, Cumhuriyet rejimi Batılılaşma hamlesinin nihai sonucudur...
Eski kültürümüzün kaynakları da bugünkü dile aktarılmıştır. Sanatçılarımız, edebiyatçılarımız onlardan yararlanmıştır. Bir ülkenin yazarı, sanatçısı zaten bu kültürü bir bütün halinde değerlendirmelidir.
Divan Edebiyatı’nı, minyatürü, ebruyu, Türk müziğini, imparatorluktan bugüne gelen bütün zevkler toplamının bilinmesini savunurum. Çünkü “bize özgü” olan ancak böyle bir ortamda gelişir.
Ancak çeşitlilik ille de sanatçıyı, yazarı belli yollarda yürümeye zorlamamalı. Kabul edenle reddedeni özgür bırakmalı.
Sanatçı kendi tavsiyesini kendi yapmalı, devlet, bürokrasi, hatta öğretmenler ve ana-babalar genç bireyler üzerinde tavsiye terörü yaratmamalı.
Cumhuriyet döneminde, ressamlar Batı’daki atölyelere, müzikçiler Batı’daki konservatuvarlara gönderildiler. Döndüklerinde o teknikle, o bilgiyle sanatı yeniden yorumladılar. Türküler, folklorumuz bu sayede öne çıktı. Bu bir bilinçtir!
Batı tercih edildikten sonra, Doğu’yu bilenler bu tercihe uydular.


*


OKUYARAK, inceleyerek Cumhuriyet’i öğrenirsek önemini, değerini, gerekliliğini, çağdaşlığını daha iyi algılarız.

X