"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Adalet Ağaoğlu’nun ‘Evcilik Oyunu’

Kadına şiddet son dönemde tekrar gündeme gelen bir konu.

Böyle zamanlarda bu konuyu işleyen önemli oyunları, romanları anımsatmak gerekir.

Edebiyatımızda bu konuya eğilen pek çok eser vardır.

İyi yazar Adalet Ağaoğlu’nun kadın temaları üzerine önemli oyunlarını, romanlarını hatırladım.

Ölmeye Yatmak, Türk edebiyatında kadın kavramı üzerine çeşitlemeler konusunda öncü bir rol üstlenmiştir.

Yazarın Evcilik Oyunu, Muhsin Ertuğrul döneminde oynanan, her zaman önemini, etkisini koruyan bir oyundur.

Evcilik Oyunu*, yazarın toplu oyunlar kitabının birinci oyunudur.

Oyunun başında aşağıdaki not yer almaktadır:

“Oyun, İzmir Devlet Tiyatrosu’nda, Ankara Devlet Tiyatrosu’nda ve çeşitli okul tiyatrolarında, Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Araştırmaları Enstitüsü tarafından da sahneye konulmuştur.

Prof. Dr. Özdemir Nutku yönetimindeki bu sahnelenmesinde, oyun üzerinde bir dramaturji çalışması da yapılmıştır. Bu metin, yazarın şimdi finalde yaptığı küçük değişiklik dışında ilk özgün metindir.”

*

Özdemir Nutku’nun oyunla ilgili yorumlarından bir bölümü okuyalım:

“Adalet Ağaoğlu’nun seyirci karşısına çıkan ilk yapıtı Evcilik Oyunu toplumumuzun en önemli sorunlarından birini ele alır. Bu oyun, birbirinden ayrı düşünülemiyecek bir yaşayış alışkanlığının en önemlilerinden birini, kadın-erkek ilişkisini ve cinsel ahlak konusunu işler. Önce aile, sonra da okul eğitim sistemimizdeki geri kalmış anlayış ve olaylara bakıştaki dar açı, küçük yaştan olgun yaşlara değin, insanlarımızı baskı altında tutmakta, sonra da onları çeşitli yönlerde patlak veren bir bunalımın içine itmektedir. Bu bunalım değişik düzeylerde kendini göstermekte ve sonunda bireyleri ruh sağlığından yoksun bırakmakta, bunları birbirine benzeterek manevî bir ölüme terk etmektedir.

Adalet Ağaoğlu bu sahne yapıtında dar ahlak anlayışının baskısı altında kendini insanlıkla ilgili duygulara yabancılaştırmış ve fark etmeden ölüme terk etmiş ilkel bir toplumun kesitini ele alır. Böyle bir toplumda herkes birbirini suçlar ve bir an için bile kendisini suçlamayı düşünmez, çünkü davranışlarındaki yanlışlığın farkında olmak şöyle dursun, bu davranışları doğalmış, doğruymuş gibi kabul eder.

Her şeyin para tarafından denetlendiği bir toplumda, onun bütün manevi değerleri de para ile ölçülür.”

İyi yazarların değişmez özelliği, yaşadıkları toplumun nabzını tutmayı hiçbir zaman bırakmamalarıdır. Yıllar geçse de toplumsal bir problem olarak karşımıza çıkar.

Toplumumuzda kadın ve erkek birbirlerinin kurbanı değildirler, her ikisi de yüzyıllardan beri düzeltilmemiş yanlış bir toplumsal düzenin kurbanıdırlar.

Nutku’ya göre, Cumhuriyet yasaları kadını erkeğin kölesi olmaktan koruyan ilkeler getirmiştir. Ancak töreler bunu kısıtlar. Evlendikten sonra da eşit aşamaya gelmez. Köyle kent arasındaki fark da ilişkileri düzenleyen bir başka unsurdur.

Çalışmada yer alan bir mâni, kadın erkek ilişkisine geleneksel bakışı özetler:  

“Analar besler hurma ile / Eloğlu döver yarma ile / Eloğlu oldum yalvarma ile / Git kızım sağlıklarla / Sil gözünü yağlıklarla.”

*

OYUN okuyup okumadığınızı bilmiyorum ama ben tiyatroya gitmeden önce, kısa bir süre tiyatro yazısı da yazmıştım, metni okurdum.

Evcilik Oyunu, bir roman tadında, bence okuduğunuzda kişiliğinizden, aile yaşamınızdan kesitler bulacaksınız.

(*) Everest Yayınları

X