19 Mayıs 1919’un anımsattıkları

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlandı. Bu günün gençliğe armağan edilmesi, Cumhuriyet’in kuşaklar arası devamına bir çağrıdır.

Haberin Devamı

Böyle kutlama günlerinin görüntüsü dışında, bu konuda kitap okunması taraftarıyım.

Cumhuriyet’in başlangıcından oluşum sürecine kadar geçen zamanı algılayabilmek için Atatürk’ün ‘Nutuk’unu okumak şarttır.

Birçok baskısı yapılmıştır, ben ilk özgün metnini bir tarih tadı alarak okurum.

Destekleyenlerin, ihanet edenlerin, köstek olanların da belgesel bir romanıdır. ‘Nutuk’tan sonra başka kitapları da okumalısınız. Özellikle siyasal alandaki kitapları okurken, dünya ortamını da unutmayın.

O dönemin tanıklarının kitaplarını ayrıca tavsiye ederim. Atatürk’ü tanıyanların, tanıklıkların eserlerini kitaplığınızda bulundurmalısınız.

Her kuşağın yaşadıklarının ışığında, siyasal ve edebi eserleri okumalarını her zaman öneririm. Devraldığınız bir devrimin aşamalarını izleyerek bugünkü yerinizi belirleyebilirsiniz.

Haberin Devamı

Bazı yazarlar var ki Atatürk’ün adının geçtiği her satırda onları da anmalısınız. Falih Rıfkı Atay ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu başta gelen adlardır.

Tevfik Fikret’ten Mehmet Âkif’e çektiğimiz çizgide gençliğe verdikleri mesajlar önemlidir.

Eski bayramları anımsadım, özellikle müzikle spor hareketlerinin yapıldığı gösterileri.

Unutamadığım bir 19 Mayıs, Zeki Müren’in ‘Beklenen Şarkı’sının ezgileriyle kutlamanın yapılmasıydı.

19 Mayıs’ta genç kuşağın, kendilerine verilen görevin ışığında geleceği düşünmelerini öneriyorum ve bayramlarını kutluyorum.

ŞİİRDEN DERGİSİ 10 YAŞINDA

‘TÜRK Şiirini Güncelliyor’ logosuyla İstanbul’da iki ayda bir yayımlanan ‘Şiirden’ dergisi 10. yaşını geride bırakırken 64. sayısını okurla buluşturdu.
Dergi, telif ve çeviri şiirler yanında şiir üzerine kuramsal yazılara yer veriyor.

Yazıişleri müdürü şair–yazar Metin Cengiz’in dünya şiir çevreleriyle yakın ilişkisi, dergiyi özel kılıyor.

Şiirden dergisi, hemen her sayıda yaşayan bir şairimizin şiiriyle ilgili geniş bir dosya çalışıyor: Şairle bir söyleşi eşliğinde kalıcı bir dosya ortaya konuluyor.

Örneğin Özdemir İnce, Ataol Behramoğlu, Hilmi Yavuz dosyaları, şiir eleştirisi açısından önemli çalışmalar.

Şiirden dergisi editörler kurulu aşağıdaki adlardan oluşuyor:
Celal Soycan (Yazılar Sorumlusu)
Yavuz Özdem (Şiir Sorumlusu)
Müesser Yeniay (Uluslararası İlişkiler Sorumlusu)
Tamer Öncül (Kıbrıs Sorumlusu)
Onur Akyıl (Ege Sorumlusu)

Haberin Devamı

19 Mayıs 1919’un anımsattıkları

MÜZELER HAFTASI’NDA MÜZE GEZMEK VE RESSAMLARI HATIRLAMAK

YAPI Kredi Müzesi, Müzeler Haftası’nda ‘Koleksiyonlardan Bir Seçki’ temasıyla ziyaretçilere açıldı.

1992 yılında kurulan müzede koleksiyonlar, nümizmatik ve etnografik olmak üzere iki ayrı bölümde korunuyor. Farklı dönemlere ait sikkeler, tombaklar, gümüş eşyalar, cep saatleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait eşya yeni içerik ve modern bir müze tasarımıyla sunuluyor.

Koleksiyonun büyük bölümünün geldiği Anadolu coğrafyası, tarihin farklı dönemlerine damgasını vuran, krallıklara, şehir devletlerine ve imparatorluklara ev sahipliği yapan nadir coğrafyalardan biri.

Yapı Kredi sikke koleksiyonu bu uygarlıkların 2.600 yıllık politik, ekonomik ve kültürel yönlerinin izlenebildiği nadir koleksiyonlardan.

Haberin Devamı

Mekânın bir bölümü Gazi Mustafa Kemal’e ait eşyanın, video ve fotoğraflarının gösterimine ayrıldı. Müze koleksiyonunda muhafaza edilen Atatürk’e ait Kâzım Taşkent’in Mustafa Kemal Atatürk’e hediye ettiği köstekli cep saati ve Ürdün Kralı’nın hediye ettiği altın kaplama sigara tabakası da yer alıyor.

Türkiye’de özel müzelerin açılması, müzeciliğin gelişmesini sağladı. Onlar dünyanın önemli ressamlarını, heykeltıraşlarını görmemizi mümkün kıldılar. Sadece yabancı sanatçıları değil bizim sanatçılarımızın eserlerini de sergilediler, kalıcı kataloglar yaptılar.

Bir eksiğimize değinelim mi?

Bizde ressamlarımız adına yapılan müzeler yok. Bu alanda yerel yönetimler o kentte yaşamış, doğmuş sanatçılar adına müze yapmalılar. İlle de o müzedeki bütün eserlerin o sanatçıya ait olması gerekmeyebilir. Müzeye adı verilir, özel bir köşe yapılır, eserleri sergilenir, biyografisi konulabilir.

Haberin Devamı

Bizde ne yazık ki öyle müzeler yok.

Bir Çallı İbrahim, bir Hoca Ali Rıza, Abidin Dino ve hepsini sayamayacağım pek çok ustanın böyle bir müzesi yok.

Feyhaman Duran’ın evinin, atölyesinin faaliyeti ne durumda?

Sevgili dostum Nazan Ölçer’le Claude Monet’nin köyüne gittim, orada özel havuzundaki nilüferleri seyrettik.

Rodin’in yaşadığı eve ve heykellerini yaptığı atölyesine gittik. Doğrusu kıskandım.

Müzeci arkadaşlarımın çalışmalarından hepimiz yararlandık, yöneticilerinden en alt kademedekilerine kadar.

Günlerini kutluyorum.

Yazarın Tüm Yazıları