"Deniz Zeyrek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Zeyrek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Zeyrek

‘Operation Olive Grove’ nasıl ‘Fırat Kalkanı’ oldu

‘Zeytinlik harekâtı’nı, 24 Ocak 2018 Perşembe günü Beştepe’de muhtarlara seslenen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan duyduk.

ABD Başkanı Barack Obama, Erdoğan’ın deyişiyle Türkiye’yi aldatmasaymış, Türk ve ABD askerleri Suriye’de IŞİD’e karşı ortak operasyon yapacakmış ve adı “Zeytinlik harekâtı” olacakmış. Tabiri caizse “Obama yan çizdiği için” gerçekleşmeyen o harekâtın yerine Türkiye, “Fırat Kalkanı”nı başlatmıştı.

Erdoğan’ın açıkladığı bu kritik bilgi, “Zeytin Dalı” harekâtı nedeniyle arada kaynadı ama ben yine de izini sürdüm. Yoğun askeri ve diplomatik trafiği ve zamana karşı yarışıyla Hollywood filmlerini aratmayan şu ayrıntılarla karşılaştım:

Mart 2015: Türkiye’nin PKK’nın devamı gördüğü ve terör örgütü ilan ettiği YPG, Kobani’yi IŞİD’den aldı. Türkiye YPG’nin Fırat’ın batısına geçmesine karşı çıkarken YPG’yi destekleyen ABD Cerablus-Mare hattındaki IŞİD yapılanmasını bitirmek istiyordu. TSK ve Pentagon’dan generaller, bölgenin IŞİD’den temizlenmesini konuşmaya başladı. Ankara’da siyasi onay alan plana göre TSK’nın karadan ve havadan destekleyeceği Özgür Suriye Ordusu mensupları Cerablus’tan başlayıp IŞİD’i temizleye temizleye batıda Azez/Mare’ye, güneyde Rakka’ya kadar ilerleyecekti. ABD komandoları ile hava kuvvetleri de operasyona aktif destek verecekti. Ardından ÖSO bölgenin kontrolünü sağlayacaktı.

Kasım 2015: Fırat’ın doğusunda ABD’nin desteğini alan YPG, batıda Afrin’de de Rusya’nın desteğini alıyordu.

Şubat 2016: Afrin’deki YPG’liler doğuya doğru ilerlemeye başlamıştı. IŞİD’in kontrolündeki stratejik Tel Rıfat kasabası da YPG’nin eline geçmişti.

Mart 2016: YPG’nin Cerablus’tan Afrin’e kadar olan bölgede koridor oluşturmasından endişelenen Türkiye, ABD’yi hızlandırmak için baskısını arttırdı. Kuzey Suriye’de ilk etapta ortak operasyona katılacak 1800-2000 ÖSO mensubunun listesini Pentagon ile paylaştı. Pentagon, ilk planları Obama’ya sunmadan önce Beyaz Saray bürokrasisini yokladı. Gelen yanıtlar olumsuzdu. Beyaz Saray’dan yeşil ışık alamayan Pentagon “Verdiğiniz listede Ahrar uş-Şam var” diyerek yan çizmeye başladı.

Temmuz 2016: 15 Temmuz hain darbe girişimine rağmen Türkiye operasyondan vazgeçmedi. YPG koridoru konusundaki kaygıları ABD tarafından görmezden gelindiğinden, YPG’nin Cerablus’a gireceğinden endişe ediyordu.

9 Ağustos 2016: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, TSK’nın ÖSO ile birlikte Suriye’nin kuzeyine girme niyetini paylaştı. Putin, herhangi bir karşı duruş sergilemeyecekleri ve Esad ordusunu da engelleyecekleri garantisi verince, Türk generaller, sadece TSK ve ÖSO’nun katılacağı bir operasyonun planını yapmaya başladı.

13 Ağustos 2016: ABD destekli YPG, Türkiye’nin bütün uyarılarına rağmen Fırat’ın batısına geçip Menbiç’i IŞİD’den aldı. Kuzeye Cerablus’a doğru ilerlemeye başladı.

17 Ağustos 2016: Erdoğan’ın talimatından sonra ÖSO mensupları sınıra sevk edilmeye başlandı. TSK da sınır birliklerine takviye yaptı.

18 Ağustos 2016: Türkiye’nin tek taraflı operasyon kararlılığını gören Pentagon, plana yeniden dahil olmak istedi. Hem komando hem hava desteği verilmesini öngören plan bir kez daha Beyaz Saray’ın onayına sunuldu.

22 Ağustos 2016: Beyaz Saray, “ABD komandolarını aynı cephede savaşacakları El Kaide kökenli savaşçılardan kim koruyacak” gibi sorular yöneltip Türkiye’nin güvenceler vermesini istedi. Generalleri bir gün sonra toplantıya çağırdı. Pentagon, Ankara’dan operasyonu biraz ertelemesini istedi.

24 Ağustos: Ankara, ABD’nin kararını beklemeden Fırat Kalkanı için düğmeye bastı. Beyaz Saray-Pentagon toplantısı tamamlanamadan gereksiz hale gelmişti.


ANKARA YOĞURDU ÜFLEYEREK YİYECEK
“Zeytin Dalı” harekâtı başladıktan sonra ABD, Suriye’nin kuzeyinde “güvenli bölge”den söz etmeye başladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bu öneriye karşı mesafeli bir tutum sergiledi. Hiç başlamayan “Zeytinlik harekâtı”nın akıbeti, Ankara’nın ABD ile ortak işler konusunda yoğurdu üfleyerek yemesine neden oluyor. Çavuşoğlu’nun dikkat çektiği “güvensizlik” sürdüğü ve Rusya Türkiye’nin yanında durduğu sürece Ankara ile Washington’un Suriye’de kritik konularda ortak hareket etmesi imkânsız görünüyor.

X