"Deniz Zeyrek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Zeyrek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Zeyrek

İzmir Marşı Kocaoğlu’nun yalnızlığını giderir mi?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 8 Eylül akşamı, partinin TBMM’deki danışman kadrosundan Çağlar Kral’ın düğününe katılmıştı. Refah Yol hükümetinin Devlet Bakanlarından Gürcan Dağdaş da kız tarafı olarak düğündeydi.

Nikahı Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen kıydı. CHP’den Kılıçdaroğlu’nun yanısıra İstanbul Milletvekilleri Gürsel Tekin, Barış Yarkadaş, İlhan Kesici, CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık gibi isimler vardı. Protokol masasında Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ı da gördüm. Kılıçdaroğlu nikah sonrasında düğünden ayrıldı. Biz bir süre daha kalıp ayrıldık. Başka bir yere geçtik ve Parti Meclisi üyesi de olan bir CHP milletvekili ile karşılaştık. Sohbet sırasında söz döndü dolaştı o gün İzmir’in Selçuk ilçesinde yaşananlara geldi.

İKİ RAKİP AYNI KÜRSÜDE

Birçoğunuz ilgili haberleri görmüşsünüzdür ama ben görmeyenler için önce 8 Eylül’de Selçuk’ta yaşananları hatırlatayım:

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TCDD’nin ortak projesi olan İZBAN’ın Selçuk etabı 8 Eylül’de açıldı. Yapılan törene Başbakan Binali Yıldırım da katıldı. Konuşmalar başladı ve 2014 yerel seçimlerinde AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ı önemli bir farkla yenen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu kürsüye çıktı.

Konuşmasına Başbakan Yıldırım’ı, diğer bakanları, belediye başkanlarını, STK temsilcilerini, vatandaşları selamlayarak başladı. Tam konuya girecekti ki meydandaki vatandaşlar “Recep Tayyip Erdoğan” diye tempo tuttu. Kocaoğlu biraz duraksadı, her halde alandaki sesin sona ermesini bekledi. Slogan bitmeyince "Dinlerseniz sözümü kısa kesip ineceğim” diye  sitem etti. Ardından sesini yükselterek “Bu projenin anası da babası da İzmir Büyükşehir Belediyesi’dir. Ayıptır, ayıptır, bu yaptığınız kırkı geçti. Ben sizlerin oylarıyla, yüzde 56 oy almış belediye başkanınızım. Adam gibi durmaya çağırıyorum" dedi ve kürsüden ayrıldı.

Ben Yıldırım’ın, Kocaoğlu’nu eleştirmeden önce konuşma fırsatı vermeyen partilileri de eleştirmesini beklemiştim. Ancak o doğrudan Kocaoğlu’na yüklenmeyi seçti ve şöyle konuştu: “Başkan niye sinirlendi anladınız mı? Demek ki Recep Tayyip Erdoğan sevgisine hala tahammül edemeyenler var. Aziz Başkan’ın şekeri var. Birden şekeri çıktı vitesler attı. Ama öfke onun olsun, sevgi bizim olsun.”

Kocaoğlu daha sonra Twitter’dan kürsüye çıktığında kendisine hakaret edildiğini yazdı.

İZMİR MARŞI SÖYLEMEKLE OLMUYOR

CHP Milletvekili öfkeliydi. “Kocaoğlu’nun düştüğü durumu içime sindiremiyorum” dedi. Yorum yapmadan devam etmesini bekledim. Sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başkan da hatırlattı. İzmir’de yüzde 56 oy almış. Bütün seçimlerde İzmir’de fark atmışız. Başbakan İzmir’de yenilmiş. Projenin büyük bölümü Büyükşehir’in ama AK Parti sahiplenmiş ve CHP’li Başkan İzmir’de konuşturulmuyor. Bu kabul edilemez.”

Peki ne yapılsaydı Kocaoğlu o duruma düşmezdi? CHP’li vekil devam etti:

“Partinin kalesinde, en güçlü temsilcimizin iktidar karşısında bu kadar küçük düştüyse tek sorumlusu CHP İzmir teşkilatıdır. Eğer teşkilat Belediye Başkanı’na sahip çıksaydı, Selçuk’ta yeri göğü inletirdi. AK Parti’nin başka yerlerden taşıdığı kalabalık Kocaoğlu’nu yuhalamaya cesaret edemezdi. İzmir Marşı söylemekle, Atatürk posteri taşımakla olmuyor bu işler.”

BELEDİYE BAŞKANLIĞI MİLLETVEKİLLİĞİNDEN ÖNEMLİ

Sadece İzmir’de değil belediyelerin olduğu illerin çoğunda Belediye Başkanları ile teşkilat ya da milletvekilleri arasında çekişme olduğunu biliyordum ama Kocaoğlu’nu bu duruma düşürecek boyutlarda olduğunu fark etmemiştim.

Son zamanlarda hem AK Parti’de hem CHP’de “Yeni sistemde Belediye Başkanlığı milletvekilliğinden önemli” yorumlarını duyuyorum.

AK Parti’de genelde kol kırılıyor, yen içinde kalıyor. Görevden almaların, görev değişikliklerinin neden olduğu pek anlaşılmıyor. Partinin iktidarda olması da milletvekillerinin hem Belediye Başkanlarına hem muhalefet milletvekillerine göre daha etkili olmasını sağlıyor.

Ancak, anladığım kadarıyla CHP’de, İl teşkilatları, Belediye Başkanları ve Milletvekilleri arasındaki anlaşmazlıkların temelinde Belediye Başkan adaylığının Milletvekili adaylığından daha önemli görülmesi yatıyor.

CHP’nin güçlü olduğu illerde, il milletvekilleri, İl yöneticileri ve mevcut belediye başkanları arasında amansız bir rekabet yaşanıyor.

Durumun boyutlarını, yine CHP’li vekilin cümlesi ile aktarayım:

“Ülkede çok ciddi gelişmeler yaşanırken, AK Parti’yi köşeye sıkıştırabileceğimiz çok fazla gelişme yaşanırken, biz Parti Meclisi’nde bir ilçe başkanının atamasını tartışıyorduk. Teşkilat halledemediği için o ilçe başkanının atamasına Genel Başkan el koymak zorunda kalıyordu...”

CHP, 9 Eylül günü 94. kuruluş yıldönümünü kutluyordu. CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir’in kurtuluş yıldönümü olan aynı gün devasa bayrak ve Atatürk posterleriyle adeta gövde gösterisi yapıyor, fener alayıyla yeri göğü inletiyordu. Ancak, bu gövde gösterisi,  aday belirlenirken yaşanan parti içi çekişme nedeniyle CHP’nin belediyeyi AK Parti’ye kaptırdığı Selçuk’ta Kocaoğlu’nun düştüğü durumu ortadan kaldırmıyordu. 

X