"Deniz Zeyrek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Zeyrek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Zeyrek

İki cephenin dezavantajları: ‘Başkanlık sistemi’ mi ‘parlamenter sistem’ mi?

GERİ sayım başladı. Kaldı 58 gün. Partilerde öne çıkan temel sorunlar şöyle:

AK Parti: Rıdvan Dilmen’in ‘başlangıç vuruşu’ niteliğindeki ‘Sen de var mısın’ videosu etkisizleşti, tepki topladı. Yeni Akit yazarı Sinan Burhan, Başbakan Binali Yıldırım’ın bile videolu kampanyaya itiraz ettiğini yazdı.

Dolaşıma çıkan ‘evet’ şarkısı, ‘Dombra’, ve ‘Aynı Yoldan Geçmişiz Biz’ gibi siyaset tarihine geçmiş propaganda şarkılarını üreten AK Parti’nin tabanından da geçer not alamadı. Şu ana dek ‘Evet’ çıkarsa hangi sorunun nasıl çözüleceği çok fazla anlatılmadı. Yerine, ‘Büyük Türkiye için’, ‘Güvenlik ve huzur için’ ve ‘Terör örgütleri hayır dediği için’ gibi gerekçeler öne çıktı.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un ‘Evet’ çıktıktan sonra terör örgütlerinin sesi soluğu çıkmayacak noktaya geleceğine dair sözleri ile Başbakan’ın “FETÖ, PKK ve IŞİD de ‘hayır’ diyor” sözleri ‘hayır’ cephesinden tepki topladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Körfez seyahati öncesinde “Esasında ‘Hayır’ diyenler 15 Temmuz’un yanındadır” ifadesini kullanınca, başta ‘hayırcı’ Saadet Partisi olmak üzere birçok kesimden “Madem ‘Hayır’ diyenler terörün yanında, o zaman neden ‘hayır’ seçeneği var” sorusu geldi.

AK Parti Manisa İl Başkan Yardımcısı Ozan Erdem’in “Yüzde 50’yi geçemezsek iç savaşa hazırlanın” sözleri, AK Parti yönetimini çileden çıkardı. Erdem istifa ettirildi.

Kampanya planlayıcıları, hem MHP seçmenlerinden hem Kürtlerden aynı anda ‘evet’ alabilmenin yollarını arıyor.

OHAL kararları, akademisyenlerin ihracı, işsizlik, ekonomideki sorunlar da AK Parti’nin önündeki ‘sıkıntılı başlıklar’ arasında yer alıyor.

Partinin kampanya açılışı 25 Şubat günü Ankara’da yapılıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da meydanlara iniyor. Temel hedef, geri kalan zamanda propaganda ortamındaki bu dağınıklığa son verip, ‘Evet’leri arttıracak ortak bir söylem oluşturmak.

***

MHP: Genel Başkan Devlet Bahçeli ile rakipleri arasında mahkeme koridorlarına yansıyan bir çekişme vardı zaten. Bu çekişmenin tabanda doğurduğu ayrışma, Anayasa değişikliği sürecinde daha da derinleşti. Başlangıçta muhalefetin yanında görünmekten çekinen bazı MHP milletvekilleri, ‘hayır’ cephesine geçtiler. Atilla Kaya ve bazı eski ülkü ocakları başkanları Genel Merkez’le yollarını ayırarak “Türk Milliyetçileri ‘Hayır’ Diyor Platformu” adı altında kampanya başlattılar. Bahçeli ve ekibi, enerjisini sistemi anlatıp yeni ‘evet’çiler bulmaktan çok, tabandaki ‘Başkanlık konusunda 180 derece zıt görüşler söylenmişti. Ne oldu da şimdi Başkanlık sistemini desteklememizi istiyorsunuz’ sorusunu yanıtlamaya harcıyor.

***

CHP: MHP’nin ‘evetçi’ olması, HDP ve Saadet Partisi’nin sınırlı propaganda imkânları, CHP’yi adeta meydandaki tek ‘muhalefet’ haline getirdi. Üstelik, propaganda imkânları konusunda AK Parti ile baş etmesi de zor.

Kılıçdaroğlu, sürecin “AK Parti ve MHP’ye karşı CHP ve HDP” değil, “başkanlığa karşı parlamenter sistem” yarışı olsun istiyor. Bu yüzden ‘CHP ismi öne çıkmasın’ görüşünde. Ancak tabandan gelen itirazlar ve teşkilat alışkanlıkları, sürecin genel seçim gibi ele alınması riskini doğuruyor.

CHP yönetimi, tabandaki ‘Erdoğan bu referandumu da alır’ inancından kaynaklanan rehaveti de ortadan kaldırılması gereken önemli bir risk olarak görüyor.

Kılıçdaroğlu, başkanlık sisteminin eksikliklerini yarışta avantaj görüyor. Bunların iyi anlatılmasının, MHP tabanında işe yarayacağı umuluyor. Ancak, AK Parti tabanındaki ‘Erdoğan sevgisi’, yeni sistemin eksiklikleri konusunda AK Parti tabanının ikna olmasını engelliyor ve CHP’nin manevra alanını daraltıyor.

***

Görünen köy kılavuz istemez: ‘Evet’ ve ‘Hayır’ cephelerinde her iki kanadın da önemli dezavantajları var. Her zamanki gibi bunları gideren ve avantajlarını arttıran kazanır. 

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI