"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Vatandaşın önünde diz çökülür

BU fotoğraf içimi ısıttı.

 

İzmir Valisi Erol Ayyıldız’a teşekkür ediyorum.
Ben “Devletin eli kadifedir” sözünü dinleyerek büyüdüm.
Babam üst düzey memurdu; ailemizin büyük kısmı devletin farklı kademelerinde çalışmıştı.
Devlete, devleti temsil edenlere hep saygı ve sevgi duyarak büyüdük.
O yüzden devletin o kadife elini hep hissettik.
Siyasete mesafeli olmama rağmen hep siyasilerle iç içe oldum.
İşim gereği başkanlarla, milletvekilleriyle, bakanlarla bütün Türkiye’yi gezdim.
Halkın içinde, halkla yapılan siyaset beni her zaman etkilemiştir.
Bir vatandaşımızın bile hayatını değiştirmenin, kalbine dokunmanın ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum.
O yüzden siyasetçilere tek tavsiyem oldu.
Onlara “Halkın içinden geldiğinizi unutmayın, halk için siyaset yapın” demişimdir.
İzmir Valisi Ayyıldız, vatandaşın önünde diz çökerek derdini dinlemiş. Onu makamında ziyaret eden kadının ne derdi olduğunu bilmiyorum ama eminim bir çaresine bakılmıştır.
O anı Vali Ayyıldız’ı ziyarete gelen İzmir Milletvekili Atila Sertel’in basın danışmanı Seyfettin Şen ölümsüzleştirmiş.

Vatandaşın önünde diz çökülür

Fotoğrafları sosyal medya hesabından paylaşan Sertel; “İzmir Valisi Erol Ayyıldız’ın makamında çekildi bu fotoğraf. Randevumuz vardı, beklemeden odaya alındık. Vali diz çökmüş vatandaşın derdini dinliyor. Danışmanım Seyfettin Şen o anı ölümsüzleştirdi. Bize böyle valiler lazım. Halkın önünde diz çöküp derman bulanlardan. Kutluyorum” demiş.
Ben de Vali Ayyıldız’ı kutluyorum.

 
Şırıngadan çikolataya
kim, niye izin verir

BAZI haberler benim içimi parçalıyor. Üst üste iki acı ölüm haberi geldi. Şırınga çikolata yiyen iki küçük çocuğumuz hayatlarını kaybetti.
Bir kere anlamıyorum; şırıngadan çikolata mı olur?
Buna kim izin verir?
Niye denetlenmez, niye takip edilmez?
Ve niye hesap sorulmaz...
Bu kaçıncı böyle ölüm...
Bir ölüm bu kadar uçuk olabilir mi?
Ve...
İlkyardım...
İlkyardım bilen tek öğretmen yok mu, bir yetkili yok mu?
Belki de küçük bir hamle, bir dokunuş, bir tutuş hayat kurtaracak.
Çok üzülüyorum.
Çok çabuk unutuyoruz, yazık, günah bu çocuklarımıza...

 
Yerli malı haftası nostalji mi?

BEN o haftalarımızı hala hatırlıyorum. Ne kadar güzeldi ve ne çok heyecanlanırdık.
Oğlum Atlas Piri Reis Karşıyaka’da okuyor.
Ve her yıl yerli malı haftasına hazırlanıyorlar.
Gerçekten hoşuma gidiyor.
Evde hazırlık yapıyor, benden eksi anılarımı dinliyor, şarkılar ezberliyor.
Daha küçük, ona bir oyun gibi geliyor belki...
Bana da öyle gelmişti.
Ama şimdi daha iyi anladım ki; değilmiş.
Yerli malının kıymetini şimdi daha iyi biliyorum.
Ve bu örneklerin birer nostalji olmadığını, geçmişin bizi geleceğe hazırladığını şimdi daha iyi anlıyorum.

 
Tramvay ne oldu?

TAKİPÇİSİ olacağımı söylemiştim.
Çiğli tramvayının imzasını herkes gibi ben de bekliyorum.
Neden mi?
Çünkü Mavişehir’i öylesine doldurduk ki, arabalar gitmiyor.
AVM’lerden adım atacak yer bulunmuyor.
İnsanlar işine gidemiyor, evine dönemiyor.
Tek çare tramvay benzeri toplu taşımayı artırmak.
“Ne gerek var?” diyenlere, “Yakında Mavişehir’deki evine 2 saatte gidemeyeceksin” diyorum.

 
Körfez geçişi ne oldu?

BU projeye karşı olanlara ben de karşıyım. Siz İzmir’in bu nüfusla kalacağını mı düşünüyorsunuz. Şimdiden 5 milyonu geçtik. Ve İzmir biraz daha parladıkça bu göç artacak. Nitelikli göçten korkmuyoruz. Ama bunu da yönetmemiz gerektiğini her fırsatta yazıyorum.
İzmir’in birinci problemi ulaşımdır, ulaşım altyapısıdır. Rötuşlarla bir yere kadar idare edebilirsiniz, sonra yine tıkanmalar olur. Büyük projeler şarttır. Körfez geçişi de o projelerden biridir.

X