"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Sürücülere bir iyi bir de kötü haberim var

Bir kere akıllı telefonlarınıza İZUM’u indirin.



İZUM nedir?
İzmir Ulaşım Merkezi’nin yeni uygulaması...
Akıllı trafik sistemini cebinizden, bilgisayarınızdan izleyebiliyorsunuz.
Biz de öyle yaptık.
İzmir’in yeni akıllı trafik sistemini yerinde, dev ekranın önünde ve kumanda merkezinde dinledik.
En baştan söyleyim.
Sistemi çok beğendim.
Birkaç denemesini de yaptım.
Örneğin işten eve giderken uygulamayı açtım; yollardaki sıkışıklığı ekrandan izledim.
Sonra nöbetçi bir eczane aradım; GPS beni adresin önüne kadar götürdü.
Yine gittiğim güzergahta boş otopark olup olmadığını merak ettim, uygulama beni boş alanlara doğru yönlendirdi.
Uygulama zaman içinde geliştirilecek ve yeni özellikler de eklenecekmiş.
Ama şunu söyleyebilirim.
Gün içinde gideceğiniz yeri önceden ekranlarla görebilecek, trafiğin rahat olup olmadığını hem ekrandaki yönlendirmelerle, hem de sabit kameralarla görebileceksiniz.
Teknolojiyi iyi kullanırsanız hayatı kolaylaştıran çok önemli ayrıntılar var.


***


Bu arada dikkatimi çeken iki önemli ayrıntıyı yazmak isterim.
Birincisi uygulamada çok net görülüyor.
İzmir’in yolları artık eskisi gibi öyle yeşil ve açık gözükmüyor.
İZUM’da da görüldüğü gibi kırmızı, yani trafik sıkışıklığını çok net gösteriyor.
Ve daha da önemlisi...
Sadece işe gidip geliş saatlerinde değil; gün içinde de bu sıkışıklık görülüyor.
Uzun bir süredir bu konuyu yazıyorum.
Büyük altyapı yatırımları bugünden yarına olmuyor.
Ama bugünden planlayıp yarın işe başlamak geleceği kurtarıyor.
İzmir’in mutlaka büyük altyapı yatırımlarına ihtiyacı var.
İkinci bir çevre yolu örneğin...
Körfez geçiş projesi örneğin...
Metronun Narlıdere’ye, Güzelbahçe’ye, belki de Urla’ya, Çeşme’ye uzatılması örneğin...
Kentin içinde, özellikle de merkezlerde büyük yeraltı otoparklarına örneğin...
Tıkanan yerler ve bölgelerde, kamulaştırmalarla birlikte yeniden yapılandırmalar örneğin...
Kentsel dönüşümü gerçekten uygulamak örneğin...
Bunun için de yerel kaynaklar yeterli olmayabilir.
O yüzden devletin, hükümetin desteği gerekiyor.
Çünkü öngörüler gösteriyor ki; İzmir büyümeye devam edecek ve önümüzdeki dönemde trafik büyük bir sıkıntı yaratacak.
Şimdiden bunu planlamak bizim elimizde ve yapılması gerekenler de ortada...


***


İkinci detay şu...
İZUM tanıtımının yapıldığı gün dev ekranlara kentin değişik yerlerinden görüntüler ve bir takım istatistikler yansıtıldı.
Bu yeni sistem sürücü hatalarını ve trafik ihlallerini anında görüp gerekli cezaları da anında yazabiliyor.
Perşembe saat 11.30’da ekrandaki trafik ihlali sayısı 26 bin 14’tü.

Sürücülere bir iyi bir de kötü haberim var

Gece yarısına kadar belki bu sayı 100 bini de geçecekti.
Günde 100 bin ihlalin olduğu bir kentte elbette trafik sıkışıklığı da olur, başka şeyler de...
Girilemeyen sokaklar, yanlış parktan dolayı tıkanan caddeler, tek şeride düşmüş bölgeler...
Yani şunu söylemeye çalışıyorum.
Trafik sıkışıklığının bir nedeni de bizleriz.
Yani sürücüler...
Bu hatalar elbette sıfırlanamaz ama büyük bölümü kontrol ve denetimle azaltılabilir.
Cezadan önce sürücülerin bu bilinçte olması gerekir.


***


Trafik ihlallere bir iyi, bir de kötü haberim var.
İyi haberim bu sistem hataları görmesine, tespit etmesine rağmen şimdilik ceza kesmiyor.
Ama yakında Emniyet Genel Müdürlüğü’yle protokol sağlanırsa yaptığınız her ihmalin cezası direkt evinize yollanacak.
Bu da kötü haber...

 
Az siyaset daha çok hayatın gustosu

Bana soruyorlar.
“Normalleşme nasıl olacak?” diye...
Bence sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da normalleşmeye ihtiyacı var.
Size bir söyleyeyim mi?
Bunun için bence tek yol var.
O da siyaseti gündelik hayatımızın içinde çıkarmak.
“Yok, çıkaramıyoruz” diyorsanız; o zaman azaltın.
Ben öyle yaptım.
Az siyaset, çok daha fazla hayatın gustosu...
Vallahi iyi geliyor, tavsiye ederim.

 
Ey Karşıyakalılar diye yazdım

“Ey Karşıyakalılar, kulübün bugünkü görüntüsü sizi rahatsız etmiyor mu” diye yazdım geçenlerde...
Ne mesajlar, ne telefonlar...
Madem bu durum sizi bu kadar üzüyor, rahatsız ediyor, hatta gururunuza dokunuyor.
Ey Karşıyakalılar...
Daha ne bekliyorsunuz.
Niye harekete geçmiyorsunuz.
Neden bir şeyler yapmıyorsunuz.
“Tek başıma, bir kişi bu kadar büyük problemlerin üstesinden nasıl gelerim” diye düşünüyorsanız, ben de size şunu derim.
Bugün değilse ne zaman.
Birileri çıkar, bir yerlerde toplanır ve bir yola çıkarlar.
Siz hele bir adım atın, göreceksiniz o büyük sorunlar için bile çözümler vardır.

X