"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Sosyal medyayı destekliyorum itirazlarımı da sıralıyorum

DÜN kaldığım yerden devam edeyim.

 

 
En baştan söyleyeyim.
Sosyal medya platformlarını destekliyorum.
İnsanların buluşuyor olmalarını, konuşuyor olmalarını, yazışıyor olmalarını, fikirlerini savunuyor olmalarını önemsiyorum.
Demokrasinin güçlenmesi adına da bu yöntemin geliştirilmesi gerektiğini söylüyorum.
Benim itirazım şuna...
Platformlar genellikle bir konu üzerinde odaklanıyorlar, zaten bu sayede taraftar buluyorlar.
Sonra ilgilenilen konular artıyor, ilgi alanları dağılıyor.
Ve iş bir süre sonra çok başka bir noktaya gidiyor.
İnsanların fikirlerine sahip çıkması elbette çok güzel bir şey...
Önerilerin değer bulması ya da bunun için bir iklim, bir ortam yaratılıyor olması bile çok değerli...
Son dönemde biraz ilgi gören, sayıca kalabalıklaşan bu sanal platformlar, bir süre sonra sokağa çıkıp basın toplantıları yapmaya, kenti, bölgeyi, ülkeyi ilgilendiren projelere itiraz etmeye başlıyorlar.
İçlerinden seçilen bazı üyeler bu itirazlarını mahkemeye de taşıyorlar.
Elbette taşıyabilirler, yasal bir engel yok ama...
Ben de diyorum ki:
Eğer bu platformlar düşünce platformundan çıkıp bir eyleme dönüşüyorlarsa, o zaman yasal bir çerçeveye girmeliler.
Dernek mi olurlar, vakıf mı artık buna üyeleri karar verecekler.
Demokrasilerde icra makamı siyasettir.
Devletin bürokrasisi yasaları uygulamak ve denetlemekle sorumludur.
Sivil toplum örgütleri de demokrasilerin olmazsa olmazıdır.
Sanal dünyada olgunlaşan düşünceler gerçek hayatta fiiliyata geçiyorsa bunun zemini platformlar değil, derneklerdir, vakıflardır.
İtirazlar, eleştiriler değerlidir ama daha değerli olan getirilen önerilerdir.
Gördüğüm bu eksiktir.
Eleştirmek kolay, önermek, önerdiğini hayata geçirmek zordur.

 
İtalya, İspanya iyi
ama biz de iyiyiz

KABUL, İtalyanlar ve İspanyollar zeytinyağında iyiler. Ama biz de iyiyiz. Hem de çok başarılı üreticilerimiz var.
Butik bir üreticiden bugün söz etmek istiyorum, markanın ismi Pirgion... Adı üstünde Birgi’nin bir ürünü...
Önemli bir yarışma olan Mario Solinas ile zirveye yerleşti. Şimdi IOC-UZZK’da zirveyi bırakmıyor.
“Yararlı ürün vermek ve yaşatmak, yönetmek ve yaşamaktan daha değerlidir” diyorlar.
Pirgion beşinci kuşaktan, İzmir’e bağlı Ödemiş ve Birgi’nin ilk Türk zeytinyağı üreticilerinden Çakıroğlu ailesine ait.
10 yıl önce oluşturdukları Pirgion markası ile Uluslararası Zeytin Konseyi himayelerinde ve Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi tarafından düzenlenen 2017 Mario Solinas Türkiye Kaliteli Naturel Sızma Zeytinyağı Yarışması’nda altın madalya kazandılar. 2018’de naturel sızma zeytinyağı yarışmasında altın madalya aldılar. 2019’da yine aynı kategoride altın madalya alarak kalitesinin tesadüf olmadığını gösterdiler.
Bölgeye has çeşit olan memecik ile 2017’de, bilinmeyen ama beğenilen bir çeşit olan çekişte ile 2018’de, domat türü ile de 2019’da birinci oldular.
Yöresel lezzetleri desteklediğimi biliyorsunuz.
Çakıroğlu ailesini de o yüzden yazıyorum.
Ahmet Çakıroğlu diyor ki:
“Burada önemli olan, farklı çeşit zeytinlerle de güzel ve kaliteli zeytinyağı elde edilmesidir. Sofralarda ve damaklarda farklı lezzet arayanlara alternatif sunmalıyız. Aile olarak tek hedefimiz hem Türkiye’nin, hem de bulunduğu Küçük Menderes Havzası’nın ismini yeni başarılarla dünyaya duyurmaktır.”
Pirgion başarılı markalarımızdan sadece biri...
Her biri önemli işler yapıyorlar.
Evet; İspanyollar, İtalyanlar çok yol almışlar ama biz de hemen arkalarından geliyoruz.

 
Mart böyledir

NE demişler.
“Mart kapıdan baktırır kazma kürer yaktırır.”
Gerçekten öyle...
Ne güzel kazakları, montları atmıştık; daha keyfini çıkarmadan yeniden yağmurlu, soğuk hava geldi.
Yine de birkaç haftaya o güneşin içimizi ısıtacağını bilmek iyi geliyor.
Son soğukların da tadını çıkarmayı unutmayın.

 
İletişimin gücü
her şeyi değiştirdi

“SÜRE az” dedik.
“Adaylar 40 günde dertlerini, düşündüklerini, projelerini nasıl anlatacaklar?” dedik.
“Biraz daha zaman olsaydı, sokak sokak dolaşırlardı” dedik.
Ama...
Daha 17 gün var.
Ben bütün adayların projelerini neredeyse ezberledim.
İşte bugünün iletişim tekniklerinin başarısı bu...
Bir anda bilgi yayılıyor, anında bilgi sahibi olabiliyorsunuz.
Bundan sonraki seçim kampanyalarını düşünmek bile istemiyorum.

X