"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

SKAL İzmir Başkanı’na hak ettiği teşekkür

EMRE Gezgin; SKAL İzmir’in başkanı...



SKAL; 5 kıtada ve 85 ülkede, yaklaşık 15 bin turizmcinin ve karar vericilerinin üye olduğu bir organizasyon…
Uzun yıllardır takip ediyorum,
Üyelerinin Türk turizminin temel taşları olduğunu da hatırlatmak isterim.
Çünkü sektöre günlük değil, hep uzun vadeli bakarlar.
Yerel değil, global düşünürler.
Uluslarararası ilişkilerin bu sektörde ne kadar önemli olduğunu hatırlatmama herhalde gerek yoktur.
SKAL; Dünya Turizm Örgütü, Turizm Yoluyal Barış Enstitüsü, Sürdürülebilir Turizm Örgütü gibi organizasyonların da faal üyesi...
***
Emre Gezgin geçtiğimiz günlerde SKAL International’dan bir mektup aldı.
SKAL için istisnai özelliğe ve yaratıma sahip kişilere verilen ‘Exemplary Skalleague’ listesine seçilmişti.
Mektup şöyle başlıyordu.
“SKAL’ın tanıtımı ve işlevselliği için fenomenal işler yaptığınız ve istisnai bir başkan olduğunuz için sizi bu ödüle layık gördük...”
Dergi üç ayda bir yayınlanıyor ve bu içerikte sunulan ilk Türk başkan olma özelliğini taşıyor Emre...
Elbette çok mutlu oldum.
Hem İzmir Saint Joseph’ten okul arkadaşım, hem de turizmimize büyük emeği geçen bir sektör temsilcisi...

SKAL İzmir Başkanı’na hak ettiği teşekkür

***
Güzel olan şu...
Bugüne kadar öne çıkan isimlerin ağırlıklı olarak 40 yıldır SKAL’ın içinde olmaları...
Amerika, Güney Afrika Cumhuriyeti, İspanya, İngiltere’den Skalleague seçilen üyelerin çoğuna baktım, öyleydiler.
Emre 12 yıllık bir SKAL üyesi ama dikkat çeken işlere imza atmış.
Dergi bu seçiminden sonra Emre Gezgin’e dört soru sormuş.
Meslek hayatı, SKAL’daki en önemli kariyer başarıları, SKAL üyeleri arasında işbirliği hakkında görüşleri, neden SKAL üyesi olduğu...
***
Emre’nin bu sorulara nasıl cevap verdiğini bilmiyorum.
Ama şunu söyleyebilirim.
30 yıllık turizmci olan Emre; sadece kendi işi değil, sektöre anlam kazandıran birçok sosyal sorumluluk projesinin de içinde oldu.
Yani bunlar kar gütmeyen ama prestij getiren, toplumla içi içe olmanın gereklerini yerine getiren konulardı.
Örneğin İzmir ve özellikle Urla yarımadası için birçok turizmci önemli işler yaptılar.
Özellikle tematik parkların Türk turizmine olumlu etki edeceği konusunda paneller, konferanslar, ilişkiler kurdu.
Engelsiz turizmi öne çıkardı. Şehrin turizm aracılığıyla markalaşması konusunda epey kafa yordu.
Bunların hepsi ticari beklentiden uzaktı.
Hep söylüyorum.
İtibarı yönetmek gerekiyor bugün...
Bunu da işinizi iyi yaparak ve buna ilave olarak sosyal projelerin içinde yer alarak yapabilirsiniz.
İlla büyük paralar harcamanıza gerek de yok.
Bazen akıl, fikir ve yeni bir söz; elbette istikrarlı ve sürdürülebilir bir projeyle dünyaları değiştirebiliyorsunuz.
Emre’yi kutluyorum.
SKAL International’ı da kutluyorum.
Demek ki takip ediyorlar, izliyorlar, not ediyorlar ve gerektiğinde takdir ediyorlar.

 

Sivil toplumda niye kan kaybı var

İŞİM gereği birçok toplantıya gidiyorum. Bu konuyu aslında uzun bir süredir de yazıyorum.
Sivil toplum örgütlerinde bir kan kaybı var.
Üyeler istifa ediyorlar ya da devamsız hale düşüyorlar.
Neden?
Toplum sivil toplum örgütlerine ilgisiz mi?
Bence değil.
İki yönlü bakmak lazım.
Birincisi insanların alternatifleri arttı. Hobileri çeşitlendi, birden fazla ilgilenebilecekleri konular olmaya başladı. Hayat hızlandı, online hayat da diyebiliriz buna... Her şey hızlı olsun istiyoruz. Bu da hızlı tüketmemize neden oluyor. Bir derneğe üye olan kişi istediğini bulamayınca sabretmiyor; toplantılara gelmemeye başlıyor.
İkincisi çok sayıda sivil toplum örgütü var ve çoğu aynı amaçlarla bir araya geliyorlar.
Yani farklılaşamıyorlar.
Ve bana göre sivil toplum örgütleri de üyelerinin beklentilerini hiç sorgulamıyor.
Daha çok yeni üye peşinde koşuyorlar.
Gidenlerin niye gittiklerini bilmiyorlar.
Bakın size bir tavsiyede bulunayım.
Bir süre yeni üye yerine mevcut üyelerinizin ne istediklerinize kulak kabartın.
Farklılaşın...
Bütün süreçlerinizi gözden geçirin.
Klasik toplantı düzenlerini bırakın.
İnteraktif modele geçin.
Üyelerinizin ilgisini çekecek konulara, konuklara bakın.
Sosyal ama sürdürülebilir projelere odaklanın.
Benden söylemesi...
Yoksa kan kaybı devam eder.
Aslında bu konu sadece Türkiye’deki STK’ları değil, bütün dünyayı ilgilendiriyor.
Çünkü oralarda da kan kaybı var ve onlar bunu sorguluyor.


Her çocuğun dikkat eksikliği mi var

GEÇENLERDE Nettalks’ta Cem Yılmaz’ı dinledik. Yılmaz o gün biraz da kendi deneyimlerinden yola çıkarak bir konuşma yaptı. Örneğin oğlu Kemal ile ilgili bir anısını anlattı.
Okuldaki veli toplantısında öğretmenleri Kemal gibi birçok çocuğa “Dikkat eksikliği var” demiş. O da haklı olarak diyor ki;
“Dikkatini çekecek o kadar çok şey var ki; bugünün çocuklarının hepsinde böyle bir dikkat eksikliği var...”
Kendi çocukluğumu hatırlıyorum; dikkatimi çekecek o kadar az şey vardı ki...
Galiba bizim öğretmenlerimiz işin kolayına kaçıyor.
O çocukların dikkatini çekecek olan biraz da onlar...
Ben yıllarca üniversitelerde dersler verdim.
Oradan bir tecrübem var.
Moralim yüksekken, öğrencilerim için hazırladığım ders notları ilginçken, örneklerle desteklenmişken dikkatleri hep yüksek olmuştur.
Tam tersi olduğunda sonuçlar da tersine dönmüştü.
Çocuklarımızın dikkatlerini istediğimiz noktalara odaklandırmak biraz da bizim elimizde...


Hatırlatayım

BİZİM bölgede yaz ağustos ile bitmez. Eylül, hele ekim, hatta kasımın ortasına kadar yazla sonbahar arası bir dönemdir. Gündüzleri yaz, akşamları sonbahar... Ve ben bunu çok seviyorum. Böyle dönemlerde kendimi yeniliyorum, uzun yürüyüşler yapıyorum. Tabii fırsatım olursa... Siz de yapın. Bu günler çok güzeldir.

X