"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Siyasetin üslubu ve tonu değişmeli

BU sütundan defalarca yazdım.


Siyasetin dili, üslubu, tonu değişmeli diye...
Ben Türkiye’nin geleceğine her zaman inandım.
Ancak gerçek potansiyelini hiçbir zaman kullanamadığını düşünüyorum.
Çünkü siyaset hayatımızın tam ortasında...
Seçim konuşmaktan, kampanyaları takip etmekten bir türlü gerçek gündemimize dönemiyoruz.
Oysa Türkiye’nin her yerinden güzel haberler de geliyor.
Girişimcilerimiz, sanatçılarımız, sporcularımız harika işler yapıyorlar.
Çocuklarımız, gençlerimiz herkesi kıskandıracak projelere imza atıyorlar.
Bu potansiyeli daha iyi kullanmak, gençlerimizin hayal gücünü artırmak yerine biz inatla daha çok siyaset konuşuyoruz, siyaseti neredeyse yatak odamıza kadar sokuyoruz.
Hızla bu gündemden uzaklaşmamız gerekiyor.
Bunun için siyasilere büyük görev düşüyor.
Ağızlarından çıkacak her söz önemli, kullandıkları ton toplumun bütün ayarlarını etkiliyor.
O yüzden 4.5 yıllık seçimsiz dönem Türkiye’ye iyi gelecek.
Ve mümkünse bu normalleşmeyi hızla başlatalım.
Hepimizin buna ihtiyacı var.
Daha fazla demokrasiye, daha güçlü ekonomiye, daha iyi bir geleceğe...

 
Şiddete sıfır tolerans şart

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı kınıyorum. Bir daha olmamasını diliyorum. Kılıçdaroğlu’nun saldırı sonrasında yaptığı ilk açıklamalar gayet soğukkanlı ve toplumu kucaklayıcıydı.
Yine AK Partili, MHP’li, İYİ Partili birçok siyasetçinin saldırıyı kınaması, demokrasiye olan inançlarını ortaya koymaları da önemliydi.
Siyasetin doğası gereği bazen sert eleştiriler olabiliyor.
Ama demokrasiden ayrılmamak, demokrasiden vazgeçmemek gerekiyor.
Bu tür olaylar aslında birer demokrasi sınavıdır.
Ve siyasetin algısını da güçlendirecek fırsatlar sunar.
Şiddeti, saldırıları en sert şekliyle kınamak, karşı durmak gerekir.
Sıfır toleransın uygulanması da şarttır.

 
Göztepe düşmemeli

AKHİSAR ve Erzurum maçları Göztepe için iki kritik maçtı ve maalesef sonuç istediğimiz gibi olmadı.
Bazen böyle olur kötü gidişi değiştirecek bir sihirli el beklenir.
Bir fantezi gibi gelse de bir rötuş, bir dokunuş çok şey demektir.
Göztepe’de bu olmadı, o sihirli el değmedi.
Ben futbolu sadece futbol olarak görmüyorum.
Bir kentin sosyal ve ekonomik hayatını değiştiren motor güçlerden biri olduğuna inanıyorum.
O yüzden bir İzmir kulübünün Süper Lig’de olmasını çok önemsiyorum.
Göztepe yıllar sonra o boşluğu doldurdu.
Yeni stadı da bitince gelecek yıl çok daha farklı bir Göztepe olacağını da düşünüyorum.
O yüzden ne yapıp edip kalan son beş maçı Göztepe almalı.
Futbolcular elinden geleni yapsın ki; sonra rakiplerin ne yapacaklarına bakalım.

 
Kıymetini bilelim

NÜFUSUMUZUN üçte biri çocuk...
Yani 28 milyon çocuğumuz var.
Birçok ülkenin nüfusundan fazla...
Çocuklarımızın kıymetini bilelim.
Bir bayramı çocuklarına armağan eden Atatürk’ün de kıymetini bilelim.

 
Üç önemli proje

TUNÇ Soyer kampanya sürecinde Ankara asfaltıyla ilgili bir çalışmadan bahsetmişti. Birkaç düzenlemeyle bu bölgenin sıkışıklığının azaltılacağını söylemiş, bir simülasyon örneğiyle bunu kamuoyuyla paylaşmıştı. Gerçekten de günün her saatinde bu bölgede bir sıkışıklık yaşanıyor. Belki de işe buradan başlamak gerekiyor. Ama bunun kadar önemli yine Gar önünün yer altına alınması. Tabii tek bir geçişin olduğu bu alanda trafik düzenlemesi yapmak zor olacak. O yüzden belki de metro çıkışında öncelikle bir düzenlemeye gidilmeli.
Bu arada yine kampanya sürecinde Cumhur İttifakı’nın adayı Nihat Zeybekci’nin verdiği ikinci otoyol sözünü de hatırlatmak isterim. İlk iki projeyi İzmir Büyükşehir yapacak. Otoyol ise merkezi hükümetin önerdiği proje... Belki de hükümet ve yerel yönetim birlikte işbirliği yaparak bu yatırımı da gerçekleştirebilir. Ama her üçü de İzmir trafiği için çok ama çok önemli projelerdir.

X