"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

“Olmazlar” üzerinden siyaset yapıyoruz

Birkaç gündür CHP’lilerle konuşuyorum.
Bir buçuk yılda üç seçim yaşamış ve dördüncüsüne hazırlanmak üzere olan teşkilatlar yorgun, hevessiz...
Birkaç gündür AK Partililer ile konuşuyorum.
Yeni bir seçime hazırlanan örgütler; iktidarda olmalarına rağmen bile yorgun, hevessiz...
Birkaç gündür MHP’lilerle konuşuyorum.
Genel Başkanları daha 7 Haziran akşamından bu yana erken seçim sözünü telaffuz etmiş olmasına rağmen yorgun ve hevessizler...
Sadece partiler mi, partililer mi?
Sokaktaki vatandaş da öyle...
Çünkü sokaktaki vatandaş; seçim değil geçim derdinde...
Terörün bitmesini istiyor, analar, babalar ağlamasın istiyor, çocuklar yetim kalmasın istiyor.
“Olmazlar” üzerinden siyaset yapıyoruz; “olmazlar” üzerinden hayata bakıyoruz.
Böyle olunca anlaşamıyoruz.
Hatta konuşamıyoruz bile...
Bütün bu belirsizlikler içinde seçime gidiyoruz.
Herkes birbirine aynı soruyu soruyor, “Neden erken seçim” diyor.
Yaşayıp göreceğiz.
Çünkü 1 Kasım’da kimsenin bahane üretecek bir hali kalmayacak.


Bütün gözler yine İzmir’de olacak

Çünkü AK Parti 13 yıldır ilk defa 30’un altına düştü.
26’lık oy oranını parti teşkilatları “başarısızlık” olarak yorumladı.
CHP yine İzmir’de birinci parti çıktı, ama AKP’nin 10 puan düştüğü bir yerde; 50 üzerine yoğunlaşan beklenti de gerçekleşmedi.
Bazı CHP’liler HDP’nin büyük çıkışını, MHP’nin de taban oylarını geriye almasından dolayı seslerini pek çıkarmadılar, ama hoşnutsuzluklarını da zaman zaman dile getirdiler.
AKP yine 30’ların üzerine çıkmak isteyecek; CHP 50 üstünü düşünecektir.
HDP’nin 13’lük başarısını koruyup koruyamayacağını şimdiden tahmin etmek zor.
MHP için de öyle...
Yerel seçimlerde, referandumda, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tabanından kaymalar yaşayan MHP’nin 7 Haziran performansını yakalayıp yakalayamayacağı da sorgulanıyor.
Özetle...
1 Kasım’da gözler yine İzmir’de olur.


İyi haber neden az

Yazı işleri toplantıları bizim için hep renkli geçer.
O masanın etrafında sadece bugünün gündemini değil; olabilecekleri de konuşuruz.
Herkes duyduklarını, gözlemlerini, hissettiklerini anlatır.
Tabii önümüzdeki haberlere de bakarız.
Uzun zamandır fark ettim ki; bizim masanın etrafı da neşesiz.
İçimizi rahatlatan haberlerin sayısı o kadar az ki...
Akıl tutulması yaşadığımız günlerden geçiyoruz.
Üçüncü sayfa haberlerinin sayısı artmış; diğer sayfalara da taşmış.
Ekonomi sayfaları dövize endekslenmiş.
Yani iyi ve güzel haberlere ihtiyacımız var.
Herkes için, her şey için...


Zeybekci’ye katılıyorum ama

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci diyor ki...
“Şikayetlerden birisi İzmir’in teşvik bölgesinde 1, yakın bölgede başka şehirlerin 3. sırada olmasıydı. Bunun İzmirliler tarafından İzmir’e haksızlık olduğunu söylemiştim. Bunu dile getirmenin yanlış olduğunu ifade etmiştim. ‘Bu nedenle rekabet edemiyoruz’ demek İzmir’in zenginliğine, birikimine haksızlık olur. Başka bölgelerle İzmir’in yarışması için ‘böyle bir teşvikte ben ikinci, üçüncü bölge olamadığım için yapamıyorum’ demek, İzmir’in zenginliklerine gözü kapalı olmak demek...”
Katılıyorum.
Teşvikler İzmir’in bahanesi olamaz.
Çünkü İzmir’i farklı yapan, öne çıkaran çok, ama çok özellikleri var.
Zeybekci’nin “İzmir’i serbest şehir yapalım” önerisine de katılıyorum; bunu birkaç defadır söylemiş olduğu için de teşekkür ediyorum.
Yalnız...
Şunu da unutmamak gerekir.
İzmir teşvik istemiyor, ama beklemek de istemiyor.

X