"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Meydanların dilini okuyor musunuz?

Liderler yine şehir şehir dolaşıyor.
Bilgisayarıma düşen fotoğraflara bakıyorum.
İlgisizlik meydanlara yansımış; zoraki bir kalabalık var.
Zoraki diyorum; çünkü hemen herkes biliyor ki ya otobüslerle taşınmış ya da etraf, tanıdık, memur, okul artık kim varsa çağrılmış.
Bu gerçeği her parti için söylüyorum.
Durum net...
Meydanın dili her şeyi söylüyor.
Kimsenin konuşacak ne hali var, ne de yeni bir sözü...
Ama anketler şunu gösteriyor ki; katılım 7 Haziran’dan daha aşağıda olmayacak.
Hatta yaklaştıkça katılım oranı daha da artıyor.
Ben bunu Türk insanının daha çok demokrasi isteğine bağlıyorum.
Siyasetçilerin bile isteksiz olduğu, meydanların boş kaldığı, partilerin seçim çalışması bile yapmadığı bir dönemde katılım hala Avrupa ortalamalarının çok, ama çok üzerindeyse bunu başka türlü anlatmak mümkün değil...
Ama şunu da hatırlatmak gerekir.
Demokrasinin işlemesi ve güçlenmesi sandıktan sandığa gitmekle olmuyor.
Seçime katılıp oyunu atmak aslında bu sürecin ilk adımı...
Diğer adımlar bir sonraki seçime kadar devam ediyor.
Türk insanı işte bunu unutuyor.
Sivil toplum örgütleri, dernekler, vakıflar işte bunun için var.
Demokrasi çarklarını çalıştırmak, siyasilere “benim işim oy atmakla bitmiyor” demek için...
Demokrasi tembelliği yapmayalım.
1 Kasım’da oy atıp işimize gücümüze dönmeyelim.
Bu çarkın içinde olalım, daha hızlı ve güçlü çalışmasını sağlayalım.

Basın bülteni siyasetçiliği

Bakın ısrarla yazıyorum.
Basın bülteni siyasetçiliği bitmiş, tükenmiştir.
Masa başında bir fotoğraf iliştirilerek yollanan haberlerle siyaset yapılmaz.
Bunun adına siyaset denmez...
Sokakta değilsen, vatandaşın omuzuna dokunamıyorsan, önerdiğin bir fikir hayata geçmiyor ve beklentileri karşılayamıyorsan o zaman siyasetten uzaklaşıyorsun.
İstediğin kadar tribünlere oyna, istediğin kadar birkaç gün ses getiren şeylere imza atmıyor.
Olmuyor...
Her parti için söylüyorum.
Siyaset bülteni siyasetçiliği 1 Kasım’dan sonra iflas etmiştir.

Ruh hali

“Proje...” diyorsun, “Seçimden sonra” diyorlar.
“Yatırım...” diyorsun, “Seçimden sonra” diyorlar.
“Gelecek değerlendirmesi” diyorsun, “Seçimden sonra” diyorlar.
Piyasaların ruh hali işte böyle...
Seçime kadar kapalıyız.

Seçimde ortak tavır olumlu

Geçenlerde İstanbul Valiliği’nden bir açıklama yapıldı.
Dendi ki...
“Parti temsilcileriyle gösterilecek yerler dışında parti bayrağı, afiş, pankart gibi materyallerin asılmaması, ibadethaneler, hastaneler ile okul, yurt ve pansiyonların etrafında ses yükseltici cihazlarla anons, duyuru ve propaganda yapılmaması, Seçim Kanunu’ndaki yasaklara uyulması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi konularında oy birliği ile mutabakata varılarak centilmenlik kararı alınmıştır.”
Her valiliğin bunu ayrı ayrı yapıp yapmayacağı konusunu bilmiyorum.
Ama bunun ne kadar isabetli bir karar olduğunu belirtmek istiyorum.
Eğer her kentin kendi kararını kendi alması gerekiyorsa; Ege’nin her kentinde huzur istiyor, görüntü kirliliğiyle karşılaşmak istemiyoruz.

X