"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

İyi ki seçim var

Sayın Müsteşarım; bir kent ÇED raporuyla ilgili değil, çalışmaların başlaması için daha ne kadar beklemeliydi?
Gerçekten merak ediyorum.
Çünkü ÇED raporu almak, deveye hendek atlatmaktan beterdir.
Onlarca imza, onlarca kurumun onayı, onlarca bilirkişinin onayı ile bu rapor alınıyor.
Ama biz o süreçlerin daha ilk adımını atamadık.
Yani çalışmaların başlayıp başlayamayacağının bile yılın sonunda belli olacağı söyleniyor.
Ne diyor Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Özkan Yılmaz...
“İzmir Körfezi’nde sirkülasyon kanalı açılması ve limana büyük tonajlı gemilerin girmesini sağlayacak tarama yapılmasına yönelik ÇED onayının bu yıl sonuna doğru çıkmasını bekliyorum...”
Sadece Mekansal Planlama Müdürlüğü’nün görüşü kalmış.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TCDD Genel Müdürlüğü arasındaki protokol 8 Ağustos 2011’de imzalandı. TCDD hizmet alım ihalesini 31 Ocak 2012’de yaptı. Şirket tarafından hazırlanan ÇED raporu da 15 Mayıs 2013’te Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunuldu.
Sonrasında 1. İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu ÇED sürecini durdurdu, ilave kurum görüşlerini istedi.
19 ay sonunda tüm olumlu görüşler alınarak, 26 Ocak 2015’te ÇED raporu sunuldu.
ÇED Genel Müdürlüğü son olarak Şubat 2015’te Çamaltı Tuzlası, Gediz Deltası Sulak Alanı ve Ragıp Paşa Dalyanı’yla ilgili çalışma talep etti.
Onlar da yapıldı.
Ve hala “yıl sonu...” deniliyor.
Kusura bakmayın ama ilk imzadan bu yana dört yıl geçmiş.
Türkiye’nin bu kadar beklemeye tahammülü var mı?
İzmirlilerin artık yok; söyleyeyim.


Kimsenin kimseye tahammülü yok

Böyle olduk; maalesef...
Taraf olacaksın. Niye?
Söyler misiniz niye...
Bir siyasetçiyi, bir partiyi ya desteklersin ya da karşısında olursun.
Bir takımı tutar gibi...
Karşıyakalı ise Göztepe’nin başarısız olmasından mutlu oluyor insanlar...
Göztepeliler’in Karşıyaka’nın küme düşmesinden mutlu olacakları gibi...
Geçti bu zamanlar bilesiniz.
Karşıyaka, Göztepe, Altay, Buca, Altınordu derken, İzmir elden gitti.
Ve anlaşıldı ki; Karşıyakasız Göztepe, Göztepesiz Karşıyaka olmuyor. Olamıyor...
İlle de AK Parti, ille de CHP, ille de MHP derken Türkiye’nin demokrasisi zayıfladı.
Demokrasi güçlenmeden ekonomi güçlenmez, ekonomi güçlenmeden refah artmaz, refah artmadan Türkiye modernleşemez.
Ama önce demokrasiye gelin…
Demokrasi olmadan, hiçbir şey olmuyor işte...
Taraf olacaksak; demokrasiden yana oluruz...


Siyasetsiz bir günlük hayat

Bazı toplantılar için Selanik’teydim.
Selanik’in İzmir’e benzediği doğrudur.
Ama eski İzmir’e...
Yıpranmamış, hırpalanmamış, yağmalanmamış İzmir’e çok benziyor.
Denizle insanlar kopmamış, dağlara taşlara gecekondular kondurulmamış bir şehir Selanik...
“Eskiyi yeniden yapalım” derseniz; gidin bakın bozulmamış haliyle duruyor.
Şunu bir kez daha fark ettim.
Türkiye’deki kadar siyaset hiçbir yerde konuşulmuyor.
Selanik’i yönetenlerle bir araya geldik.
Kimse başbakandan, muhalefet liderlerinden, günlük siyasetin o sıkıcı gündeminden bahsetmiyor.
Çünkü hayatın siyaset olmadığını biliyorlar.
Bahsettiğim krizde olan Yunanistan üstelik...
Bir de kriz olmasa, işler yolunda gitse; inanın siyaset konuşulmayacak bile...
Selanik’te iki gün de olsa biz de siyasetten uzaklaştık.
İnanın iyi geldi.

X