"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

İlk değil son değil

“Kaderimiz...” sözünü duymak istemiyorum.
Çünkü kader değil...
Tedbirsizlik, kuralsızlık, vurdumduymazlık...
“Bizde böyle, ne yapalım” da diyemezsiniz.
Çünkü hep değişimden bahsediyoruz, hep “Bunlar eski Türkiye’de kaldı” diyoruz.
Hangisi eski, hangisi yeni, bazı şeyler değişmiyorsa, değiştirilemiyorsa “Yeni Türkiye” de diyemezsiniz.
“Bu işin fıtratında var” diyerek de savunamazsınız.
Öyle olsa Almanya’da, Fransa’da, Amerika’da, dünyanın bir başka yerinde de işin doğası gereği ölümler olur, kazalar olur.
Ama olmuyor.
Çünkü önlem alınıyor, almayanlara olağanüstü cezalar veriliyor.
Bakın Manisa Gölmarmara’daki yaşanan kaza değil, cinayettir.
15 can giderken, geride yetim kalan 25 çocuk, onlarca aile de perişan oluyor.
Ve biliyoruz ki, ilk değil son da değil...


Ha Gölmarmara ha Soma

SOMA’da yaşanan travmayı kimse atlatamadı.
Kaza sonrasında açılan 302 mezarı, o fotoğrafı, o görüntüyü hayatım boyunca unutamayacağım.
Boş mezarlar, birkaç saat içinde doldu.
Geriye hüzünlü, üzüntülü, perişan olmuş çocuklar, kadınlar, analar, babalar kaldı.
Hürriyet olarak güzel bir kampanya başlattık.
“Soma’nın hayalleri gerçekleşsin” istedik.
Biliyorum hayaller gerçekleşse de babalar, ağabeyler, sevgililer, kocalar unutulamayacak.
Yine de çocuklarımızın hayallerini gerçektirmeleri çok önemli...
Hatta hayal kurabilmelerini bile teşvik etmek benim için çok ama çok anlamlı...
Dün Gölmarmara’dan gelen fotoğraflara bakınca yine Soma’daki gördüklerimi hatırladım.
Hafızama öylesine kazınmış ki o kareler...
15 yanyana dizilmiş mezar, kalabalık bir cenaze namazı ve 15 yanyana konmuş tabut...
302 Soma şehidinin çocukları için Türkiye seferber oldu, yaralarını sarmaya çalıştı.
İnanın Gölmarmara’da yaşananlar da Soma’dan farklı değil.
25’ten fazla çocuğumuz annesiz, babasız kaldı.
Annelerine en fazla ihtiyaç duydukları zamanda üstelik...
Bu çocukları da unutmayalım, bu çocukların da yanında olalım...


Pınar Karşıyaka’ya yapılan büyük haksızlık değil mi?

FATİH Çekirge birkaç gündür Pınar Karşıyaka’yı yazıyor. Çok da güzel yazıyor ve kulübün sıkıntısını dile getiriyor. Pınar Karşıyaka bu yol müthiş bir başarı gösterdi. Nereye gitsem, “Sezar’ın hakkı Sezar’a” diyorlar. Fenerlisi de Galatasaraylısı da Beşiktaşlısı da aynı şeyi söylüyor. Biz de İzmirli olarak gurur duyduk elbette... İstiyoruz ki, bu başarılar kalıcı olsun. Yeni bir şampiyonluk için 28 yıl daha beklemeyelim. Ama kupayı kaldırdığımız günün ertesinde takım adeta yağmalandı. Neredeyse malzemecisi bile transfer edildi. Üstelik Federasyon’un kısa süre önce aldığı bir kararla Karşıyaka’nın kasasına bir kuruş bile girmeden yaşandı bütün bunlar... Bu haksızlık değil mi? Yeni transferler yapabilirsiniz, çok daha iyi isimler alabilirsiniz ama Pınar Karşıyaka’yı bu yıl şampiyon yapan bu değildi ki... Rakiplerinden çok daha küçük bütçelere kurulan takımdaki uyum, taraftarla bütünleşme bu başarıyı getirdi. Benim tercihim takımın çekirdek kadrosunun korunmasıydı. Elbette bazı isimleri tutmak mümkün değildi, ama Pınar Karşıyaka’dan giderken bu oyunculardan takım kaynak da yaratmalıydı.
Şampiyon takım Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gitti. Erdoğan bu sıkıntıyla ilgili bilgi almış ve gerekli talimatları vermiş. Dilerim, sezon öncesi Karşıyaka’ya destek gelir ve başarılar kalıcı hale gelir. Çünkü, bu camia bunu ve daha fazlasını hak ediyor.

X