"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Hugo Boss’un Türkiye hikayesi iyi gidiyor

2010’nun ekim ayında Almanya’nın Stuttgart kentindeki Hugo Boss merkezinde üç gün geçirdim.


Gazetecilik hayatımın en renkli deneyimlerinden biriydi.
Hugo’nun spor koleksiyonlarını yaratan ekiple workshoplara katıldım.
Boss Black Menswear’in direktörüyle renkler üzerine tartıştım.
Boss Black Womenswear’in direktörüyle birkaç yıl sonrasının tasarımları üzerine hayaller kurduk.
Ve onlarca yeni Hugo Boss kokusu testine girdim.
İşin içine tasarım girince hayaller havada uçuşuyor.
Ben de bu ortamları çok seviyorum.
Kendimi daha iyi hissediyorum.
Stuttgart’tan İzmir’e mutlu dönmüştüm.
Çünkü Hugo Boss’un tepe yöneticileri Türkiye’deki tesislerinden övgüyle bahsetmişlerdi.
İzmir’deki fabrikanın örnek olduğunu, geliştirilen yeni çalışma modellerinin kendi alanında ilk olduğunu söylemişlerdi.
Kaya Tuncer’i Ege Serbest Bölgesi kurulurken tanımış ve iyi dost olmuştuk.
Aklından geçen tam da buydu.
Türk ekonomisine destek verecek uluslararası büyük şirketlere ev sahipliği yapmak...
Bana göre Hugo Boss en güzel örneklerden biri oldu.
Ve tam 20 yıldır İzmir, Türkiye’deler...
Geçen gün Gaziemir ESBAŞ tesislerini gezdim.
Biliyordum ama yeniden görmek, dinlemek iyi oldu.
Hem Kaya Tuncer’i bir kez daha anmış oldum; hem de Hugo Boss’un Türkiye macerasının bir başarı öyküsüne dönüştüğünü sizlerle paylaşmak istedim.

 
Her iki ürünün biri
İzmir’deki fabrikadan

HUGO Boss Tekstil Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Arif Kaya, Kurumsal İletişim Müdürü Naim Kutlu, Kurumsal Projeler Sorumlusu Benay Dereli, APCO Worldwide’dan Reyhan Özdemir ile uzun bir sohbet yaptık.
***
Size birkaç rakam vereyim.
Hugo Boss’un dünya genelinde 14 bin çalışanı var, bunun 4 bini İzmir’de... Çalışanların çoğunluğu kadın, oran da vereyim; yüzde 60... Yaş ortalaması 33... Yani genç bir ekip var.
İzmir; Hugo Boss’un dünyadaki en büyük üretim tesisi konumunda... Yıllık ortalama 900 bin takım elbise, 2 milyon gömlek ve 550 bin parça kadın giyim üretimiyle markanın ana üreticisi...
Yani dünyada satılan her iki Hugo Boss’unbir tanesi Türkiye’den gidiyor.
Bu müthiş bir rakam ve oran...
Arif Kaya diyor ki...
“Biz çalışanımıza, onlar da bize güveniyor. Böyle olunca ortaya iyi sonuçlar çıkıyor.”
Nasıl mı iyi sonuçlar, onları da anlatayım.

Hugo Boss’un Türkiye hikayesi iyi gidiyor

 
Sanal gerçeklikle
pantolon dikmek
oluyor işte

HUGO Boss İzmir Endüstri 4.0’a geçen Türkiye’deki ilk fabrikalardan. Hemen Kurumsal Projeler, Hugo Boss Solutions birimini kurmuşlar.
Ne mi yapmışlar?
Artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve ses tanıma teknolojilerinin kullanıldığı uygulamalar devreye alınmış.
Dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekâ uygulanarak hatalar neredeyse sıfır düzeyine çekilmiş.
Bu; çalışanların iş yapış tekniklerini de değiştirmiş.
Uygulamayla 2018’te dünyanın önde gelen büyük veri ve yapay zekâ kurumlarından IDC’nin üretim teknolojileri kategorisinde birincilik ödülünü almışlar.
Yani bir takımı tasarlamak için de, dikmek için de süreçler artık çok başka bir noktaya gitti.
Ben tesisleri gezerken gördüm.
Çalışanların önlerindeki paneller anlık raporlama yapıyor.
Daha da önemlisi akıllı uygulamalar sayesinde hatalar önceden öngörülebiliyor ve o hata yapılmadan dikiş yapılabiliyor.
Bir ayrıntı daha...
Hugo Boss Solutions sayesinde sektörün diğer üreticilerine de danışmanlık hizmeti sunmaya başlamışlar.

 
Mutlu fabrika fikrini sevdim

ŞÖYLE yapıyorlar.
Çalışanlardan iletişim meclisi oluşturuyorlar.
29 mavi yakalı, 3 de beyaz yakalı var.
Her biri yönetimle çalışan arasında köprü vazifesi yapıyor. Çalışma modellerini kendileri belirliyorlar. Gerekirse masanın üstüne sandık kurup anket yapıyorlar. Örneğin yılbaşı eğlencesi için gelecek sanatçıyı da kendileri belirliyorlar. Bu sene Volkan Konak ile yeni yıla girecekler.
Bu arada fabrikayı gezerken dikkatimi çekti. Merkezi sistemden müzik dinliyorlar. Ağırlıklı olarak Türk pop müziği dinliyorlarmış. 33 yaş ortalaması olan Hugo Boss’çulara Rock, Hip Hop’u da tavsiye ederim. Son dönemde müthiş parçalar dinliyorum ben de...

 
Yalın organizasyon en iyisi

BAZI yönetim organizasyonlarını çok kalabalık buluyorum. Genel müdür yardımcıları, direktörler, bolca koordinatör... Ben hayatın her alanında olduğu gibi yönetimde de yalın organizasyonu seviyorum. Hugo Boss İzmir’de yatay bir yönetim tercih etmiş, şirket hiyerarşisinden 2 kademe eksiltmişler. Sonuçlarından memnunlar, tavsiye ediyorlar.

 
Takım elbise bitiyor mu?

BENİM gibi takım sevenlere kötü bir haber vereyim. Arif Kaya dedi ki... “Artık herkes rahat giyinmek istiyor. Biz de yeni kreasyonlarda buna dikkat ediyoruz.”
Ben de bu rahat giyim moduna alışacağım artık...

X