"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Gördüklerim, not ettiklerim

PARTİLER aday listelerini dün Yüksek Seçim Kurulu’na teslim etti. Böylece kampanya süreci asıl şimdi başlamış oldu.


Bu süreçte aklıma gelen bazı notları paylaşmak istedim.
* Şu bir gerçek ki; seçimlere en hazırlıklı parti yine AK Parti’ydi. Çok iyi biliyorum aylar öncesinden hazırlıklar bitmiş; şimdi Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Mehmet Özhaseki’nin çantasındaki defterde başkan adayı listeleri çok önceden yapılmıştı.
* CHP bazı şehirlerde adaylarını çok geç açıkladı. Bu da çeşitli spekülasyonlara neden oldu. CHP kulisleri epeyce hareketliydi. Bunaa CHP’nin parti içi dengelerinden daha çok İYİ Parti’yle yapılan ittifak neden oldu.
* AK Parti üç büyükşehirde siyasette deneyimli isimlere yer verdi. Binali Yıldırım, Mehmet Özhaseki ve Nihat Zeybekci AK Parti’nin önemli kurmayları arasında oldu her zaman... CHP ise bu seçimlerde İstanbul ve İzmir’de iki yeni ismi vitrine çıkardı. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, İzmir’de ise Tunç Soyer ilçelerden büyükşehire aday gösterildi. Sonuçları herkes gibi ben de merak ediyorum.
* AK Parti’nin kendine özgü bir aday belirleme sistemi var. Bu süreçler parti içinde yapılıyor. CHP’de de Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi en güçlü organlar... Ama bu seçimde gördük ki; MYK’ya gelen isim PM’den geçmeyebiliyor. Sonrasında da teşkilatlarda dalgalanmalar bitmiyor. CHP’liler bu duruma “Parti içi demokrasi” diyorlar. Elbette parti içi demokrasi güzel ama her şeyi de böyle açıklamak ne kadar doğru...
* AK Parti’den ayrılıp da başka partiye geçen olmadı, ancak CHP’den aday gösterilmeyip DSP’den, Demokrat Parti’den aday olan epeyce başkan adayı oldu. Bu illerde, ilçelerde seçim yarışı gerçekten ilginç hale geldi. Örneğin Muğla, Balıkesir’i takip edeceğiz. Bodrum’a, Marmaris’e dikkatlice bakacağız.
* Meclis üyelikleri için de müthiş bir yarış vardı. İlginin bu kadar fazla olmasına sevindim aslında... Çünkü güçlü meclislerden yanayım.
* Kadın aday sayısı yine az aldı. Ben bir süreliğine daha pozitif ayrımcılığın yapılmasından yanayım. Ama “illa da kadın aday olsun” tezini de doğru bulmuyorum. Çünkü siyaset kolay bir iş değil. Kadın ya da erkek fark etmiyor; önemli olan bu koltuklara hevesli, nitelikli, donanımlı insanların oturmasıdır.
* Seçime gidiyoruz; herkes farkında ancak sokakların havası eskisi gibi değil. Pankartlar sayılı, afişler sayılı, adaylar daha çok sosyal medya üzerinden bir kampanya yürütüyorlar. Herkesin gözünün telefonlarında olduğu bir dönemde belki bu daha doğru, yaşayıp göreceğiz.
* Ve MHP... MHP Cumhur İttifakı’nın güçlü bir sınav vermesi için yoğun çaba sarf etti. Manisa’nın, Balıkesir’in, Uşak’ın sonuçlarını takip edeceğiz.

 
Siyasete süre sınırı gelmeli

BU siyaset gerçekten de bırakılamıyor galiba...
Baktık ki; “Partimin neferiyim” diyenler, aday gösterilmeyince istifa edip başka partiye geçtiler.
Geçemeyenler bağımsız aday oldular.
3 dönem başkanlık yapmış birçok kişi; yeniden aday olup dördüncü dönemi de talep ettiler.
Hayatının yarısından fazla bölümünü başkan olarak geçirmiş kişiler bile “Son bir kez” deyip yarışa katıldı.
Milletvekilliği yapıp siyasete ara verenler “En uygun başkan adayı benim” diye sokaklara çıktılar.
Anladım ki, bu siyaset kolay bırakılmıyor.
Yapılması gereken kesinlikle bir sınırlama getirilmesidir.
Her partiye göre değişebilir, ya da siyasiler uzlaşır her parti için bir süre belirlenir.
Seçimlere giderken bunları konuşmak kolay değil biliyorum ama 1 Nisan sabahından itibaren gündemimize almalıyız.

 
Bu başkanlara helikopter lazım

BİZİM büyükşehirlerimiz gerçekten büyük...
Avrupa’da 2 milyonu geçen sayılı kent varken; bizde maşallah 4-5 milyonluk mega kentlerimizin sayı giderek artıyor.
Tabii bu şehirlerin sorunlarını çözmek de kolay olmuyor.
Belediyeler 24 saat çalışıyor yetmiyor, milyarlarca liralık altyapı çalışması yapıyorlar yine yetmiyor. Yeni yapılan bir başka yeri yaparken eskiyor ve yine yapılıyor. Tam bir kısırdöngü... O yüzden hem göçü iyi yönetmek gerekir, hem de kalıcı çözümler bulmak zorundayız.
Bakın İzmir, 30 ilçesiyle birçok Avrupa ülkesi kadar...
Muğla, Balıkesir öyle...
Muğla’nın merkezinden büyük ilçeleri var. Bodrum, Marmaris, Fethiye, Datça her biri başlı başına bir turizm merkezi...
Balıkesir öyle... Ayvalık, Edremit, Akçay, Bandırma Türkiye’nin önemli ilçeleri...
Buralara seçilecek başkanlara önerim; birer helikopter almaları...

 
İzmir’in soğuğu
gerçekten soğuktur

BU kış iyi soğuk yaptı. Ki ben çok üşümem, kalın giydiğimde sıkılırım, ben bile iyice giyinmeden sokağa çıkmadım.
Bizim poyrazımız hiçbir yere benzemez.
Üşütür, üşütmekle kalmaz hasta eder.
İzmir’e gelen dostlarım bu yıl “Ne güzel İzmir’deyiz” deyip yaz sandılar, dönüşlerinde de yataklarından çıkamadılar.
Hele Ankaralılar...
Şimdi İzmir’in soğuğunu anlatıyorlar.

X