"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Galiba yeni bir yol haritası lazım

Dün kaldığım yerden devam edeyim.
CHP’de bazı isimler kurultay istiyor.
Peki ne diyorlar?
“Genel başkan ve ekibi istifa etsin; kurultay’ın yolu açılsın...”
Olabilir mi, olmaz mı?
Elbette bu sorunun cevabını CHP’nin yetkili organları ve tabii ki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu verecek.
Gerçi Kılıçdaroğlu, kurultay yolunun her zaman açık olduğunu söyledi. Daha doğrusu “Gerekli imzayı toplar, sayıya ulaşırsanız Kurultay’ı toplarsınız” anlamına gelen bir söz söyledi, ama bu işin pratiği de başka bir yol göstermiyor.
Dün özetle şöyle yazmıştım.
“CHP’deki sorunlar ya da gidilecek yol; kurultayın toplanmasıyla bitseydi, hemen toplanılır çözüm bulunabilirdi...”
Fırsat buldukça Anadolu’nun her yerine gidiyorum; Ege Bölgesi’ni de çok iyi biliyorum.
Gittiğim yerlerde parti teşkilatlarına da uğruyorum. AK Parti’nin de, CHP’nin de, MHP’nin de il başkanlıklarını ziyaret ediyorum.
Gördüğüm manzara şu...
AK Parti’de, iktidarda olmanın getirdiği güç ve enerjiyle il başkanlıkları hep hareketli gözüküyor.
İmkanlar belki daha çok olduğu için il binaları iyi dekore edilmiş; çalışan bir kadro bulunuyor.
CHP ve MHP’nin il başkanlıkları daha çok seçim dönemlerinde hareketleniyor.
CHP’nin aslında eski ve deneyimli bir teşkilatı var, ama ben bazı kentler dışında bu örgütün dinamik olduğunu düşünmüyorum.
Özetle...
Kurultay toplanır toplanmaz; bizim meselemiz değil.
Bir gazeteci olarak ben gördüklerimi, gözlemlerimi yazıyorum.
Kurultay çağrısı yapanların aslında once bir kendilerine, sonra da parti teşkilatlarına bir bakmaları lazım.
Daha doğrusu...
Geniş bir özeleştiri platformu ve ortamı yaratıp, yeni projeleri de sunmaları gerekir.
Bunun için yeni bir yol haritasına, yeni stratejilere ihtiyaç bulunuyor.
Dün dediğim gibi kurultay belki de yapılacaklar içinde en kolayı...

Teşkilatlar da aynaya baksa

Ekmeleddin İhsanoğlu ismini ortaya atanlar neyi düşünmüşlerdi?
CHP ve MHP’nin 30 Mart seçimlerinde aldığı oyu korumayı ve İhsanoğlu’nun ismiyle birlikte AK Parti’den alınabilecek oylarla yüzde 50’nin üzerine taşınabileceğini tahmin etmişlerdi.
Bu gerçekleşti mi?
Hayır...
Sonuçlar ortada...
Hayat nasıl matematik değilse; siyaset hiç değil.
Matematik ve aritmatik hele Türk siyasetinde hiç olmuyor.
O yüzden hep aynı şeyi söylüyorum.
CHP de, MHP de önce kendilerini sorgulamak zorunda...
Genel Başkanlar, Genel Merkez yöneticileri kadar il, ilçe başkanlarının da bunu yapması gerekir.
Özetle...
Liderlerin değişmesinden önce teşkilatların toplumun beklentilerine göre siyaset yapması çok daha önem kazanmış durumda...


Öne çıkan iki söylem

Selahattin Demirtaş’ın partisinin oylarını ciddi şekilde artırması ve özellikle büyükşehirlerde karşılık bulmasını şöyle yorumluyorum. Toplum öncelikle çözüm sürecine destek veriyor. Terörün bir kez daha ortaya çıkmasını istemiyor. İkincisi bireysel özgürlükler bundan sonraki seçimlerde çok daha fazla prim yapacak. Demirtaş; dikkat ederseniz bu iki kavramı seçim boyunca öne çıkarmıştı. Gerçi ben bugün söylenenler kadar geçmişte söylenenlere bakıyorum, ama geleceği kurgulamaktan başka çaremiz de kalmıyor.
Sonuç itibariyle...
Partilerin ve siyasetçilerin bunu iyi okumaları gerekiyor.
Toplum gerginlikten kaçınıyor ve daha fazla söz sahibi olmak istyor.

SİYASETİN TANSİYONU

Ortaya çıktı ki; şezlonglarını bırakıp sandığa gitmeyen sadece CHP ve MHP seçmeni değil. AK Partililer de, HDP’liler de, diğer partililer de sandığa gitmemiş. Demek ki; siyasetçilerin tonu etkiliyor, kullandıkları üslup etkiliyor, toplumu ayrıştırmaları, gerilimi bir siyasi malzeme olarak kullanmaları etkiliyor.
Dilerim tüm partiler bu örnekten ders alırlar. Çünkü önümüzde bir genel seçim daha var. Ve üslupta bir değişiklik olmazsa tansiyonun çok yükseleceği şimdiden belli gibi...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI