"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Bu fotoğraflar Ege’nin kıyılarında çekildi

SANMAYIN Midilli’ye, Sakız’a, Kos’a sadece tatile gidilir.
Sanmayın Ege’nin kıyılarında sadece denize girilir.
Sanmayın Bodrum’da, Kuşadası’nda, Çeşme’de, Marmaris’te sadece keyif yapılır.
Bu fotoğraflar aslında büyük bir dramı bizlere anlatıyor.
Gazeteci olarak önüme buna benzer her gün onlarca fotoğraf geliyor.
Küçük teknelere binen onlarca kişi umut yolculuğuna çıkıyor.
Dönüşü belli olmayan bir yolculuğa çıkmak beni ürkütüyor.
Ama bu insanların kalmak gibi bir tercihi yok.
Kalsalar da hayat garantileri yok...
Dönüşü ve adresi belli olmayan bir yolculuk da olsa umut umuttur.
Son yıllarda çok sayıda batan tekne, bot ve ölen insanların haberlerini verdik.
Her seferinde içim sızladı, yüreğime ateş düştü.

Bu fotoğraflar Ege’nin kıyılarında çekildi

O çocukların fotoğraflarına kilitli kaldım.
İnsanların doğduğu yerden, evinden ayrılması zordur, hem de çok zordur.
Ben bu bayramda İzmir’de, biraz da Çeşme’de olmayı tercih ettim.
Ama adalara gidenler anlattı, gördükleri manzaralar karşısında ne kadar üzüldüklerini söyledi.
Fotoğrafları yollayıp bu dramı benimle paylaştılar.
Gerçekten de Ege’nin sularında dramlar yaşanıyor.
Bu fotoğraflar Dikili açıklarından umut yolculuğuna çıkıp Midilli’de şimdilik son bulan yolculuğun fotoğrafları...
O zayıf botlar Türkiye’nin sahillerinden Yunanistan’ın adalarına yüzlerce insanı taşıdı.
Ya da yolda battı.
Bazılarını sahil güvenlik kurtardı, bazılarını ise Ege denizinin derin suları yuttu.
Botlar sahilde, insanlar bilmedikleri bir adrese doğru yürüyor.
Dünyanın bir yerinde şarkılar söylenirken, bir yerinde de hayatta kalma savaşı veriliyor.
İnsanlık büyük bir sınav veriyor.

Bu fotoğraflar Ege’nin kıyılarında çekildi


Işıltı kalmayan o gözler

GAZİANTEP ve Urfa’ya geçen yıl gittiğimde Suriyelilerin kaldığı çadır kente de uğradım. Gerçekten de bir kent gibi... Binler diyemeyeceğim, on binlerin yaşadığı yeni bir Gaziantep, Urfa yaratılmıştı. Suriye’den kaçıp iş kuranlar da vardı. Tabelalardan anlamak mümkündü, Türkçe ve Arapça tabelalar o işyerinin Suriyelilere ait olduğunu gösteriyordu. O bölgedeki arkadaşlarımla konuşuyorum. Tabelaların sayısı artmış, Suriyelilere verilen geçici plakalar kalıcıya dönüşmüş, binlerce Suriyeli de organize sanayi bölgelerinde işe girmiş. Sınırımızda, hemen yanı başımızda böyle bir dram yaşanırken, Türkiye olarak buna seyirci kalamazdık. Ancak anlaşılıyor ki, geçici misafir gördüğümüz Suriyeli kardeşlerimizin çoğunluğu belki de hiçbir zaman doğduğu topraklara dönemeyecek.
Geçenlerde Basmane’de kısa bir tur attım.
O yaşanan drama bir kez daha şahit oldum.
Bazılarıyla konuştum, Basmane’yi bir üs gibi görüyorlar.
Bir süre burada kalıyorlar, nefesleniyorlar, zaman kazanıyorlar, bir yol haritası çıkarmaya çalışıyorlar.
Sonra da onlar için umut yolculuğu başlıyor.
Konuştuklarım arasında Türkiye’de yaşamaya devam etmek isteyenler de vardı, bir botun içine binip bilinmezliği tercih edenler de...
Aslında hiçbiri ne yapacaklarını bilemiyorlardı.
Çocuk her yerde çocuktu, ama anne babaların gözlerinde ışıltı kalmamıştı.

Bu fotoğraflar Ege’nin kıyılarında çekildi

Komşuyu kurtarma planı

BAYRAMDA kıyılar dolu, otellerde boş tek bir oda bile yok...
Trafik sadece Bodrum’da değil, Çeşme’de de Kuşadası’nda da Marmaris’te de İstanbul’dan farksız...
Gideceğiniz yere adım adım gidiyorsunuz.
Yapacak birşey yok, kış nüfusu yüz bin olan tatil beldelerine bir milyon kişi gelince bu manzara kaçınılmaz oluyor.
Bu arada krizdeki Yunanistan’da da yer yok...
Midilli’ye, Kos’a, Sakız’a, Rodos’a ek seferler konmuş, sabaha kadar feribot mu işler, işlemiş...
Anlayacağınız adalarda ayakta bile duracak yer yok.
Ben uzun bir süredir herkesin hareketli olduğu günlerde evde olmayı tercih ediyorum.
Bu daha iyi geliyor.
Çünkü, gidenler restoran ve plajlarda yer aramaktan, yaya trafiğinde bile kilitlenen o dar yolları yarıp geçmekten yorgun dönüyorlar.
Herkes evlerdeyken gezmek bana daha iyi geliyor.
Anlayacağınız komşuyu kurtarma planı Avrupa Birliği’nden değil, Türklerden geçiyor.

X