"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Bizde spora futbol deniyor

BANA göre değil de; bizde futbola endeksli bir spor anlayışı var. Bütün bütçeler, kaynaklar futbola harcanıyor.

 


Bir başka daldaki başarı, bir futbol kulübünün bırakın şampiyonluğunu galibiyeti kadar yer bulmuyor.
Elbette medyanın da bunda eksikleri, yanlışları var.
Ama medyanın toplumun bir aynası olduğunu da unutmamak gerekir.
Toplum ilgi gösterse medya da sayfalarını, ekranlarını bu alana açacaktır.
Bir fotoğrafla dikkatinizi çekmek istiyorum.
***
Dünya Güreş Şampiyonası grekoromen stil 130 kilo finalinde milli sporcumuz Rıza Kayaalp, Kübalı Oscar Pino Hinds’i yenerek altın madalya kazandı. Rıza’nın bu dördüncü dünya şampiyonluğu...
Grekoromen stilde dört kez şampiyon olan bir başka sporcumuz bugüne kadar olmadı.
Olimpiyat ikincisi Rıza, üçer şampiyonluğu olan Hamza Yerlikaya ve Selçuk Çebi’yi de geride bıraktı.
Neresinden bakarsanız bakın büyük bir başarı hikayesi Rıza’nınki...
Üstelik liseden sonra kendine hedef belirliyor ve Aksaray Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nu da bitiriyor.
İşte bu fotoğraf bu büyük başarıya imza attıktan sonra ülkesine dönüşünde çekiliyor.
***
Şimdi düşünün...
Fenerbahçeli Alex’i on binler uğurluyorsa, Falcao Galatasaray’a geldiğinde on binler karşılıyorsa bizim Rıza’mız da görkemli bir karşılamayı hak etmiyor mu?
O yüzden söylüyorum.
Bizde spora futbol deniyor.
Oysa ben bu gençlerimizin peşindeyim.
Elbette Hagi’ler, Alex’ler büyük futbolcular, onlar da iyi karşılansınlar iyi uğurlansınlar.
Ama bizim çocuklarımız da görkemli olmasa da mütevazi bir karşılamayı hak ediyorlar.

Bizde spora futbol deniyor

 
Mora bürünen Saat Kulesi

HER kentin bir sembolü var.
Yoksa da olmalı.
Hem de birkaç tane olmalı.
Marka kentlerin böyle bir özelliği var.
İzmir’in sembollerinden biri Saat Kulesi’dir.
Yarın 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü, bu güne özel Saat Kulesi mor renge bürünecek.
Dikkat çekmek, farkındalık yaratmak için bu tür iletişim teknikleri kullanılıyor.
Keşke körfezin tam ortasında, bütün kentin görebileceği bir su oyunlarımız olsa da her gün bir başka renge bürünse...
Bu etkinlikler çok etkili oluyor.
Bu arada Alzheimer’a dikkat çekmek isterim.
Yaşlar ilerledikçe Alzheimer gibi hastalıklarda da patlama oldu.
Sinsi ve zor bir hastalık...
Saat Kulesi rengini değiştirirken benim de bir önerim olacak.

 
Yaşlı bakım evlerini açmalıyız

ÖNERİM şöyle...
Tıp ilerledikçe yaşlı nüfusumuzun sayısında artış oldu, olacak da...
Alzheimer gibi hastalıklar özel bakım isteyen konular...
Türkiye’de aile yapısı, gelenekler hala bu dengemizi korumamıza yardımcı oluyor.
Ama bu tür hastalıklar aileleri de zorluyor.
Bir yandan hayatın temposu, bir yandan sosyal hayatın gerçekleri bu bakımları da zorlaştırıyor.
Bazen de insanların çaresiz kaldığı günler oluyor.
İşte bu dönemlerde mutlaka ailelerin başvurabilecekleri yerler olmalı.
Bu tür bakım evleri var ancak hem kapasiteleri, hem de fiziksel uygunlukları yeterli olmuyor.
Aslında sadece Alzheimer, Parkinson gibi hastalıklar için değil; kendi işini yapabilen yaşlılar için de benzer alternatiflerin artması gerekir.
Ben İzmir’in iklimini ve bütün şartlarını bunun için uygun görüyorum.
Ve öneriyorum.
İzmir bu konuda da Türkiye’nin önemli adreslerinden biri olabilir.
Olmalıdır da...

 
Hem milyonlar harca
Hem de sahada silin

BİZİM kulüplerimizin Avrupa’da esamesi okunmuyor. Yüzümüzü güldüren tek bir skor yok... Hadi skordan vazgeçtik, oyun da yok. Birkaç bilinen kulüp dışında karşılaştığımız kulüplerin hiçbirinin bütçeleri bizimkiler gibi değil. Milyonlarca euro para harcayıp, milyar dolar borcu olan ve bu kadar kötü sonuçlar alan başka hangi ülkenin takımları vardır.
Özetli diyorum ki...
Özümüze dönmeliyiz.
Kendi yetenekli çocuklarımıza destek olmalıyız.
Zaten yeniliyoruz bari kendi çocuklarımızda yeniliriz.
Ki...
Bizim gençlerimizin çok daha iyi sonuçlar alacağından da eminim.

X