Aşılarda kim ne yapıyor biz neler yapmalıyız

PANDEMİYLE yaşamaya devam ediyoruz.

Haberin Devamı



Bu arada Avrupa’da kışla birlikte yeni kararlar alınıyor.
Size bir özet yapayım.
Avusturya; 1 Şubat’tan itibaren, Avrupa’daki ilk zorunlu aşı zorunluluğu getiren ülke oldu.
Avusturya Başbakanı Alexander Schallenberg, virüsün kısır döngüsünden çıkmanın tek yolunun bu olduğunu söyledi.
Yunanistan’da aşı yaptırmayan 60 yaş üstü kişilere para cezası kesecek. Bir süre de koyuldu; 15 Ocak’a kadar aşı olmayanlara ayda 100 Euro para cezası verilecek.
Başbakan Kyriakos Mitsotakis, bu tedbiri savundu ve aşısızlara yönelik kısıtlamaları sıkılaştıracaklarını söyledi.
Almanya’da aşılamanın zorunlu hale getirilmesi için oylama yapılması bekleniyor. Bu ayın sonlarında Almanya Başbakanı olacak olan Olaf Scholz, Federal Meclis’te bir oylama olacağını ve milletvekillerinin lehte oy vereceğini umduğunu ve düşündüğünü söyledi.
Yeni hükümette Şansölye Yardımcısı olması beklenen Yeşiller’in eş lideri Robert Habeck, “Zorunlu aşılama, bireyin özgürlüğüne yönelik geniş kapsamlı bir ihlal olacaktır” dedi, ama aşının da yaşamı ve özgürlüğü koruyacağını ekledi.
İtalya’da nisan ayında sağlık profesyonellerine aşı zorunluluğu getirildi. Sonra bu zorunluluk öğretmenlere ve idari okul personeline, orduya, polise kadar genişletildi.
İtalya, aşıları zorunlu yapmak yerine gösterilere, spor etkinliklerine ve işletmelere girmek için aşılama gerektiren “yeşil geçişi” zorunlu hale getirdi.
Fransa’da eylül ayından itibaren sağlık çalışanlarının, itfaiyecilerin ve lojistik işi yapanların aşılanmasını zorunlu hale getirildi. Halkla temas halinde olan işlerde çalışan kişilerin, aşı kartı veya test sonucunun negatif olduğunu kanıtlaması isteniyor. Barlarda, restoranlarda, spor salonlarında ve birçok etkinliğe erişimde sağlık kartı isteniyor.
Sağlık Bakanı Olivier Veran, zorunlu aşılamanın “Fransa’nın yaptığı bir seçim” olmadığını söyledi.
Birleşik Krallık; aşıların 1 Nisan’a kadar İngiltere’de sağlık çalışanları için zorunlu olacağını söyledi. İngiltere aşıları zorunlu hale getirmeyi düşünmüyor ama ülkede aşı tereddütünün düşük olduğunu da unutmamak gerekir.
İsveç’te aşı zorunluluğu yok ama toplu yerlerde Kovid-19 geçişi uygulamaya kondu.
Geçiş belgesi, sahibinin tamamen aşılandığını, virüs için negatif test edildiğini veya hastalıktan kurtulduğunu açıklıyor.
Sonuç olarak ben de aşı zorunluluğunu savunmuyorum.
Ama toplu yerler için Türkiye aşı kartını ya da test zorunluluğunu mecbur hale getirmeli.
Bence tünelin ucundaki ışık gözüktü.
Bu yazdan itibaren Kovid-19 bildiğimiz grip gibi olacak.
Aşıları olmaya da bir süre daha devam edeceğiz.

 

Haberin Devamı

Ege’nın kıyıları için bir öneri:
DİJİTAL GÖÇEBE KÖYÜ

Haberin Devamı

Haberlerde okudum.
Hırvatistan’da özellikle ofise geri dönmek istemeyenler için yani dijital göçebelere yönelik bir köy kurulmuş.
Zadar bir liman kenti...
Zadar’ı şöyle anlatıyorlar; “Gelişen pazarlar, parıldayan plajlar ve bulabileceğiniz tüm taze deniz ürünleri ile dinlendirici yaz tatili için mükemmel bir yer.”
Birçok şirket pandemi sonrasında hibrit çalışma modeliyle yoluna devam edecek.
Bazıları da uzaktan çalışmayı kalıcı hale getirecek.
İki model için de dijital köyler iyi fikir gibi geliyor.
Aslında bu modelleri dijital şirketler uygulamaya başlamışlardı.
Peki Hırvatistan ne yapmış?
Avrupa Birliği dışındaki dijital göçebeler için gelir vergisi ödemeden bir yıl kalmalarına izin veren özel vizeler hazırlanmış.
Anlaşılıyor ki; bu köylerin sayısı artacak.
Ege’nin kıyıları için iyi bir fikir olabilir.

 

Haberin Devamı

10 yıl sonrasını görüyorum

BÜYÜKŞEHİRLERDEKİ trafik problemi her geçen gün artıyor.
Geçen gün İstanbul’dan gelen bazı arkadaşlarım İzmir’in kent merkezine bir buçuk saatte gelemediklerini söylediler.
İzmir’de son yıllarda gözle görünür bir yoğunluk var.
İstanbul’da da trafik yoğun ama alternatifler yollar da var.
Köprülerle geçişler, boğazın altından Marmaray ile geçiş ve farklı alternatifler de mevcut...
İzmir’de bu ne yazık ki yok.
Çevre yolu artık gün boyunca dolu ve sıkışık...
Deniz yoluyla geçişler bazen uymuyor ve orada da bir yoğunluk var.
O zaman merkeze girmeden körfezi geçmek mümkün olmuyor.
Ve söyleyeyim, bunlar iyi günlerimiz.
İzmir’in yakın bir gelecekte nüfusunun 7 milyonu bulacağı söyleniyor.
Bir de çevresiyle birlikte günde en az 500 bin kişinin kente giriş çıkış yapacağı söyleniyor.
Böyle olunca işler daha da zorlaşacak.
Büyük yatırımları planlamak zaman alıyor, imalat da öyle...
Nereden bakarsanız bakın 5 yıllık projeler...
İzmir büyüyen bir ekonomi, sanayi de kapasitesini artırıyor.
O yüzden çevre yollarını hatırlatıyorum.
Çünkü bundan sonraki 10 yılları görüyorum.

Yazarın Tüm Yazıları