1 trilyon dolarlık bir şirket yaratmak

Türkiye’nin ağır ve zor bir gündemi var. Sınırlarımız yangın yerine dönmüş, ülke olarak terörle mücadele ediyoruz.

Haberin Devamı



Keşke bu gündem biraz tersine dönse de ekonomiye, değişime, geleceğe odaklansak.
Bakın dünyada da ticaret savaşları yaşanıyor.
Casus krizi patlak vermiş.
Soğuk savaş yıllarını hatırlatan gelişmeler oluyor.
Bu arada bir Facebook meselesi var.
Kullanıcı verileri ile ilgili yaşanan skandal, şirketi her geçen gün daha da zor duruma sokuyor. Tüketici haklarını korumakla görevli Federal Ticaret Komisyonu, sosyal medya devi ile ilgili soruşturma başlattı. Komisyon, 50 milyon kullanıcının kişisel bilgilerinin nasıl olup da siyasi danışmanlık şirketlerinin eline geçtiğini araştıracak. Facebook, 2011 yılında Federal Ticaret Komisyonu ile imzalanan bir mutabakatla, ihlal başına 40 bin dolar ödemeyi kabul etmişti. Yani 2 trilyon dolarlık bir ceza konuşuluyor.
Yani rakamlar çok büyük...
Bugün kral olan bir şirket yarın kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.
***
Bu arada bir başka yarış da dünyanın 1 trilyon piyasa değerine ulaşacak ilk şirketi olmak için yaşanıyor.
Düne kadar Google, Facebook ve hatta Tesla’nın adı anılsa da, en güçlü adaylar olarak ABD’li teknoloji devleri Apple ile Amazon öne çıkıyordu.
Bugünlerde ise Microsoft iddiaları var.
Bunu destekleyen açıklama ise dünyanın en büyük yatırım şirketlerinden Morgan Stanley’den geldi.
Açık bulut hizmetine artan ilginin Microsoft’u dünyanın ilk 1 trilyon dolar değere ulaşan şirketine dönüştüreceği tahmin ediliyor.
***
Neden bunları yazma ihtiyacı hissettim.
Türkiye’nin bugünkü gündemi ne olursa olsun gerçek hikayesi teknolojide, yeni fikirlerde, gelecekte olmalı.
Asıl yarış burada yaşanıyor.
Türkiye’nin yetişmiş, nitelikli insanları var.
Ancak teknoloji geliştirecek yatırım iklimini henüz bulabilmiş değiller.
***
Diyorum ki...
Buralara odaklansak.
İzmir’i bir teknoloji üssü haline getirsek.
Fikirlerin yarıştığı bir tasarım kentine haline dönüştürsek.
Bu iklimi burada yaratsak.
Ne iyi olur.
 

Haberin Devamı

Büyükannesine üzülüp proje yapan Kanat

Geçen hafta Piri Reis Okulları’ndan servis edilen bir habere bayıldım.
Haber şöyleydi.
Oğuz Kanat Koca, büyükannesiyle birlikte Sasalı Doğal Yaşam Parkı’na gidiyor.
Gezmeyi çok isteyen, ancak yorulduğu için kafeteryada oturmak zorunda kalan büyükannesine çok üzülüyor.
Eve gidince kafasında bir proje hazırlıyor ve okula gidince fikrini öğretmenlerine anlatıyor.
Koca’nın projesi TÜBİTAK yarışmasında sergilenmeye değer 16 proje arasına girmiş.
Oğuz Kanat Koca, “Fen bilimleri dersinde proje yapacaktık. Ben de güneş enerjisiyle çalışan, sürücüye ihtiyaç duymayan, parka çizilecek şeritleri takip ederek yaşlıları, engellileri gezdirebilecek bir araç yaptım. Aracı tasarlarken Sasalı Doğal Yaşam Parkı’nın maketini yaparak onun üzerinde çalıştım. Projem gerçekleşirse araca iki ya da üç vagon eklenip yolcu kapasitesi istenildiği gibi artırılıp azaltılabilecek” diyor.
Canım benim, güzel yürekli çocuklarım.
Ben Türkiye’nin geleceğine hep inandım.
Yeter ki çocuklarımıza, gençlerimize fırsat eşitliği verelim, onların iyi eğitimler almalarını sağlayalım.
İhtiyaçlar fikirleri doğurur, fikirler dünyamızı zenginleştirir.
İşte o yüzden hayal kuran, hayal kurabilen çocuklar yetiştirelim.

 

Haberin Devamı

İzmir’i değişmem

Birkaç gündür çöl tozları tepemizde geziniyor.
Gökyüzü kapkara, güneşi görmek mümkün değil.
Geçen gün Londra’da çalışan bir arkadaşımla Alsancak’ta karşılaştım.
“Nasılsın?” diye sordum.
Gökyüzüne bakarak dedi ki...
“Londra’da keyfimiz yerinde, işimiz iyi... Ama Londra’da hep böyle bir hava var. Güneş çıktığında mutlu oluyoruz. O yüzden Londra ne kadar iyi olursa olsun bir İzmir’in yerini tutmaz...”
Çok haklı...
Arkadaşım gibi ben de İzmir’i, Türkiye’yi bir başka yere değişmem.

 

Tramvaylı hayat ve tırlar

Alsancak limanını gazetedeki odamdan izliyorum. Tırlar limana giriyor, gemilere konteynerler yükleniyor ve dünyanın her yerine gidiyor. İhracatımız artıyor ve artmaya devam edecek. Konteynerleri üst üste gördükçe içim rahatlıyor. Bu çarkların dönmesi, fabrikaların çalışıyor olması demek... Bu arada gümrükleme nedeniyle uzun kuyruklar oluşturan tırlar giderek trafikte daha büyük sıkıntı yaratmaya başladı. Onların yapacakları birşey de yok. Çünkü gümrükleme için verilen adres buraları... Tramvayın da test sürüşlerine başlamasıyla birlikte özellikle hafta başlarında büyük bir kaos yaşanmaya başladı. Acaba diyorum tırlar için yeni bir adres mi gösterilse?

Yazarın Tüm Yazıları