"Deniz Gök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Gök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Gök

Canım Hiç Öpmiim Çok Aşığım

Deniz GÖKSon günlerde bir yağmurlu fırtınalı, bir güneşli olup bipolarmış gibi davranan ama bu sefer sıcacık, güneşli ve pırıl pırıl olmaya and içmiş bir havaya uyanmıştım. Yataktan adeta bir piyemses gibi kalktım ve mis gibi havayı içime çekmek için camı açtım.

Hava o kadar kelebekliydi ki tam aşık olmalık bir gün diye düşündüm. Böyle çimlerde yuvarlanmalı, ağaçların arasında Ediz Hun’culuk Hülya Koçyiğit’çilik oynamalı, kumsalda koşmalı su fışkırtmalı bir gün yani anlayacağınız. Derken Kardiler Whatsapp grubum aniden bir coşma yaşadı. Meteor yağmuru gibi düşüyordu mesajlar ekranıma. Mesajı kaydırdım ki bir de ne göreyim!

               Keşke içimden başka bir şey geçirseymişim diye düşündüğüm dakikalardaydık. Meselağsına gelirsek yazdığım kitap best seller ötesi olmuş, ben kışları Miami’de, yazları da Küba’da yaşıyormuşum, Denizz Aşırı hikayelerimi de terasımda jakuzinin içinde yazıyormuşum, şampanyama da çilek atıyormuşum. Olamaz mıığ? Olabilir. Neyse içimden bu şükela hayaller yerine, gidip tam aşık olmalık hava, çimenler, kelebekler, kuşlar, böcekler geçirirsem olacağı bu. Bizim Kardiler’in en sevgi kelebeği Cansu yine size çok önemli bir şey söyleyeceğim diye konuya girmiş, gelişme bölümünde kelebek kusmak üzere olduğundan bahsetmiş ve aşık olduğunu söylerek de mevzuyu bir sonuca bağlamıştı. Bu Cansu’nun siz deyin otuz üç ben diyeyim son anda Issız Adama bağlayan sevgilisiyle birlikte otuz üç buçuktan otuz dördüncü aşık olmasıydı.  Kızın yaşam biçimi buydu saygı duyuyorduk. Nasıl insanlar oksijen, su ve yemekle hayatta kalabiliyorlarsa, Cansu da aşık olarak hayatta kalıyordu. Cansu aşık olduğunu gruba bombastik bir şekilde bildirdikten sonra her zamanki gibi, grubun asil üyelerini göreve davet ediyordu. Hepimiz “ Görevimiz Tehlike 6: Kardimiz Aşık Oldu” isimli görev için hazırlanmaya başladık. Başta ben olmak üzere, grubun diğer kalanı da bu şanlı görev için oldukça heyecanlıydı. Bir an önce hazırlanıp evden çıkmamız, görev ve talimatları dinlemek üzere aşık kardimiz Cansu’yla buluşmamız gerekiyordu. Nemlendirici krem, allık, rimelden oluşan savaş boyası kitini çıkarıp, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra evden Usain Bolt’u kıskandıracak derecede bir çıkış yaptım. Kardiler grubunun diğer üyeleriyle buluşup, toplanma alanına gittiğimizde Cansu çoktan gelmiş bizi bekliyordu bile. Hemen yanına gittik ve “Emir ve görüşlerinize hazırız Cansu hanım!” diyip yanına oturduk. Sonuçta gün onun günüydü.

                 Görev ve talimatları dinlemeye başlamadan önce ağzıma bir sakız atayım dedim. Derken Cansu atladı hemen “ falı benim!” dedi. Bence bu sadece aşık insanların yaptığı saçma davranışların en birincisiydi. Tamağam dedim sakin ol şampiyon, falı senin. Sonradan fark ettim, Cansu’nun çantasında bu sakızdan çıkan fal kağıtlarından milyorlarca varmış. Birçoğunu  sadece falını okumak için alıp açmadıysa ben de Denizz Aşırı değilim. Benden hunharca aldığı sakızın falında “Komşular bakıyor meraklı, bir gelin var telli duvaklı. Bu falda görünen sır bir S harfinde saklı.” çıktı. Cansu’nun yüzünden anladığım kadarıyla çocuğun adının baş harfi S değildi. Cansu bu durur mu, “ isminin içinde S var, sayılır mı dedi?” Olur olur dedik ama onu yeterince mutlu edememiştik. Derken son derece atik bir hareketle paketten bir sakız daha aldı. Sakızı bir kenara fırlatıp çıkan falı okudu “ Çıktığı yer anayol elinde bütün kontrol hızla geliyor sana çarpılmaya hazır ol.” Bu sefer olmuştu. Cansu’nun yüzü gülüyordu. İyi ki onu memnun eden bir fal çıkmıştı, yoksa istediğini okuyana kadar bizim sakızların hepsini mundar edecekti. Neyseğ, Cansu istediği falı okuduğuna göre ana konuya geçebilir ve aramızda görev paylaşımı yapmaya başlayabilirdik.

              Cansu iş yerinde bir çocuğa aşık olmuştu. Ama henüz çocuğun bundan haberi yoktu. Bu süreçte kardilere düşen pek çok önemli görev vardı. Cansu ilki için grubun siz deyin en Ajan X’ini ben diyeyim en Sherlock Holmes’u Miray’ı seçmişti. Miray’ın görevi kurbanı tüm sosyal medya hesaplarından fake bir hesapla takibe almak, kurban kimleri like lıyor veya daha da önemlisi kimler onu like lıyor bunu tespit etmekti. Kurbanı like layan kızları tespit ettikten sonra sıra ikinci göreve geliyordu ki, işte o görev benimdi. Sonuçta bizim olanı like layanı tehdit edip, ağzının payını vermek bizim işimizdi. Kardiler whatsapp grubunun ismini bir süreliğine giderli92 ler olarak değiştirmeyi düşündüysek de, sonrasında ne olursa olsun asaleti elden bırakmamak adına bu fikirden hızlıca vazgeçtik. Sosyal medya ajanlığı bence sadece aşık insanların yaptığı en saçma davranışların ikincisiydi. Hangi aşık kişi, sevdiğinin fotoğrafını kimler beğendi diye bakmaz şaşarım, yırtarım dağları enginlere sığmaz taşarım! Yine bu hiçbir şey değil, aşık olduğu kişinin beğendiği fotoğraflara bakmaktan şaşı olmuş kız tanıyorum siz ne diyorsunuz. Miray beğenme raporunun ardından da, çocuğun etiketlendiği fotoğraflardan en yakın arkadaşları, ailesi, ilgi alanları hakkında bilgi toplayacak kısaca sosyal medya üzerinden bize bir özel hayat analizi yapacaktı. Daha sonrasında aşık olduğu çocuğun en yakın arkadaşlarını ve Miray sayesinde onların kalbine giden yolları öğrenen Cansu, hepsiyle yakın ilişki kuracaktı. Çünkü aşık olduğun kişinin arkadaşlarıyla kanka olmak, sadece aşık insanların yaptığı en saçma davranışların bence en üçüncüsüydü. Miray’nın görevi bununla sınırlı değildi. Tüm işleri bittikten sonra kurban hakkında daha detaylı bilgilere ulaşacak, hangi filmleri sever,  ne tür müzik dinler, hangi takımlıdır, hangi spor dalına ilgisi vardır gibi soruların cevaplarını hazırladığı raporda sunacaktı. Bunun üzerine Cansu da,  aşık olduğu çocuk eskrim yapıyor diye, en yakın eskrim kursuna yazılacaktı. Çünkü aşık olmak, sevgilin eskrim yapıyorsa, senin de Türkiye Eskrimi Sevenler ve Koruyanlar derneği başkanı olmanı gerektirirdi. Aşık olduğun kişinin hobilerini kendi hobin haline getirmek, sadece aşık insanların yaptığı en saçma davranışların bence en dördüncüsüydü. Çünkü herkes arkadaşlarını kendi gibi, sevgilisini de kendinden farklı isterdi.

                     Cansu, Miray’ın görevlerini anlatmayı bitirdikten sonra heyecanla, “ Hiii bugün Niobe haftalık burç analizlerini yayınladı!” diye çığlık attı. Onunla birlikte biz de haftalık burç analizlerimizi okuduk, bakalım Niobe bu hafta için neler patlatmış, bizi neler bekliyor acaba diye okumaya başladık. Bugüne kadar ne dese çıktığı için kendisini grup olarak bir ayrı severdik. Cansu kendi burcunu okuduktan sonra, bir de aşık olduğu çocuğun burcunu okudu. Çünkü aşık olmak, önce kendi burcunu sonra onun burcunu okumayı gerektirirdi. Bence, önce kendi burcunu sonra onun burcunu okumak sadece aşık insanların yaptığı saçma davranışların en beşincisiydi.

                    Cansu’nun doğum günü yaklaşmıştı. Doğum gününe ne yapıp edip çocuğu davet etmesi gerekiyordu. İlgili taktikleri grubun en coolu Beyza verirken, Cansu’nun o gece çok güzel olması için kanının son damlasına kadar çalışmak da benim görevimdi.  Saçı, makyajı, kıyafeti nasıl olmalı diye saniyesinde çalışmaya başlamıştım. Doğum günü partisinde Cansu’nun bir yıldız gibi parlaması içinse, tüm kardileri olarak hepimiz geceye sümük gibi gelecektik. Kimse Cansu’nun güzelliğinin önüne geçmemeliydi! İşte gerçek dostluk buydu. Bu sırada gaza gelen Cansu, çantasından çıkardığı parfümü bileğine sıkıp koklamaya başladı. Derken etrafa bir erkek kokusu yayılmasın mı? Bizim sapkın gitmiş çocuğun kullandığı parfümden almış periyodik aralıklarla sıkıp sıkıp kokluyor. Bence aşık olduğu kişinin parfümünden alıp sıkmak da, sadece sırılsıklam aşık kişilerin yaptığı saçma davranışların en altıncısıydı.

                     Toplantı son bulmuştu, herkes görev ve sorumluluğun farkında bir şekilde ivedilikle çalışmaya başlamıştı bile. Bu sırada Cansu birden oturduğu sandalyede zıplamaya, ardından elini kıpkırmızı olan suratına yelpaze yapmaya başladı. Sonra eylemlerini bir tık ileriye taşıyarak ses çıkarmaya başladı ve ağzından ilk çıkan cümle “ ay ay ay o geliyor” oldu. Eğer gelen Tarkan değilse, muhtemelen bizim kurbandı. Çocuk yaklaştı, yaklaştı, yaklaştı… Suratında, whatsapptaki güneş gözlüğü emojisi gibi bir ifade vardı. Bizimki çaktırmadan saçını başını düzeltti, kısa bir öksürdü sesini ayarladı ve birden bize dönerek “ ahahah sonra ne oldu?” diye bir tribe girdi. Sanki sabahtan beri çocuğu ablukaya almak için konuşan ekip biz değildik. Kurban masaya geldi ve tüm karizmasıyla “ Nağber Cansu?” dedi. Cansu, sanki iki dakika önce çocuğun parfümünü sapık gibi sıkıp koklayan o değilmiş gibi” tüm coolluğuyla“ A a Aras sen de mi buradaydın?” dedi. Ay ben şok! Sırılsıklam aşık olmasına rağmen, karşılaştığında aşırı heyecandan yüz seksen derece dönüp birden coollaşmak sadece çok aşık insanların yaptığı saçma davranışların bence en yedincisiydi.

                      Aşık olduğumuzda bütün kimyamız değişir, bambaşka bir insan oluruz. Yeri gelir Ajan X oluruz, yeri gelir cool oluruz ama en çok “O” oluruz. Onun gibi konuşur, onun gibi dinler, onun gibi yer, onun gibi kokarız. Sadece aşık olduğumuzda yaptığımız saçma davranışlarımız vardır bizim, ama hepsi çok özeldir. Aşk dolu bir hafta geçirmenizi dilerim. Siz aşık olduğunuzda neler yaparsınız? @denizzgok instagram hesabımda yorumlarınızı bekliyorum. Örtmen geldi byee…

 

X