"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Yükümüz çok ağır

Tamam müzik susmasın, tamam hayat devam etsin, tamam her şeyi durdurarak terörün ekmeğine yağ sürmeyelim ama... Hiçbir şey olmamış gibi de davranamayız...

Her sabah onlarca gencimizi şehit veriyoruz...
Pazartesi sabahı 16 askerimiz...
Salı sabahı 14 polisimiz...
7 Haziran sonrası ülkeyi kaosa, şiddete, kana sürüklemek isteyenler başarılı oluyor...
Olan bu ülkenin gencecik çocuklarına oluyor...
Sonunda ekonomi de duruyor..
Siyaset de duruyor...
İş dünyası duruyor...
Turizm duruyor...
Hayat duruyor...
Kimsenin ağzını lanet etmek dışında bıçak açmıyor, sokakta kafalar öne eğik, herkes düşünceli, herkes endişeli...
Her şey böyle durmuşken müzik durmuş, konserler durmuş çok mu...
Tarkan da dün sabah verdiği kararla Açıkhava konserlerini erteledi...
Pazartesi sabahı 16 asker şehit düştüğünde çarşamba-perşembe konserlerini iptal etmeyi düşünüyorlardı...
Daha bunu açıklayamadan dün sabah 14 şehit haberi daha gelince konserlerinin tamamını erteledi Tarkan...
Doğru da yaptı...
Gençler ölürken, ülkenin her yerinden cenazeler kalkarken Açıkhava’da konser olmazdı...
Ben ki, terörün hayatımızı etkilememesi gerektiğini yıllardır en çok savunanlardan biriyim...
Ancak durum konseri, eğlenceyi, gezmeyi, tozmayı çoktan aştı...
Elbette yine müzik susmayacak...
Elbette yine konserleri yapacağız...
Elbette yine hep beraber eğleneceğimiz günler gelecek...
Ama biraz durun, şimdi yükümüz çok ağır...



Kalplerimiz nasıl bu kadar taş oldu

Kimse kimseyi dinlemiyor...
Herkes bir başkası için vatan haini...
Herkeste ‘benden değilse yok olsun’ mantığı...
En ufak bir karşı fikre, en ufak bir eleştiriye tahammülümüz yok artık...
Dün baktım, Bergüzar Korel isyan ediyordu sosyal medyada...
Çocuğunun ölümünü isteyecek kadar taş kalpli olmuşlar...
Ülkenin bu kadar evladı her gün ölürken, bir annenin çocuğunun ölmesini isteyen taş kalpliler var hâlâ...
Üstelik bunu isteyen de bir kadın...
Bergüzar da haklı olarak isyan etmiş:
“Kalbin çocuğumu kaybetme bedduası edecek kadar nasıl kararmış senin? Senin inandığın Allah değil mi benim inandığım...
Sen insan mısın, anne misin...
Tez vakitte kalbindeki, içindeki o karanlıkta boğulmanı dilemek isterdim ama seni seven birileri de vardır muhakkak.
Dilemem... Çocuğun için, ailen için dilemem” demiş Bergüzar...
Dileme Bergüzar, yerden göğe kadar haklı olsan da sakın dileme...
Ne zaman ki bu ülkede fikrinden, zikrinden, ırkından, cinsinden, dilinden, dininden dolayı insanlara beddua etmemeyi öğreneceğiz o zaman bahar gelecek...


Kapalıyız!

Sadece Tarkan konseri değil, etkinlikler, organizasyonlar, kutlamaların peş peşe iptal edildiği haberleri gelmeye başladı dünden itibaren...
Sadri Alışık Tiyatrosu’nun 20’nci yılı kutlamaları iptal edilmiş...
Demet Akalın da konserini iptal etmiş, “Artık müzik sussun” diyerek...
“20-30 şehidin olduğu söylenen bir günde o kadar da değil, o kadar da aç değiliz yani. Artık müzik sussun” demiş...
Esnafın camında “Cenazemiz nedeniyle kapalıyız” yazısı olur ya, bu ülkenin üzerine kocaman asmak gerekiyor: “Şehitlerimiz nedeniyle kapalıyız...”


Kapının önü...

2015 Türkiye’sinde hâlâ taşlı sopalı gruplarla gazete basmak, camları taşlamak, binaya girmeye çalışmak gibi vandal eylemler varsa...
Buna karşı hep birlikte sesimizi yükseltmezsek yarın çok geç olabilir...
3-5 yıl arayı saymazsak 90’lı yılların başından beri bu gazetedeyim, Hürriyet’e yönelik protestolara, gazete önünde eylemlere, hatta kurşunlamalara bile tanık oldum...
Ama ben ilk kez, bir milletvekilinin gazete önüne gelip tehditler savurduğuna...
“1 Kasım’da seçim sonuçları ne olursa olsun seni başkan yaptıracağız” diyerek milli iradeyi bugünden yok saydığına...
Hürriyet’e yönelik taşlı sopalı saldırının öncülüğünü yaptığına tanık oluyorum...
Ben 20 yılına bizzat şahidim bu gazetenin...
Hürriyet 67 yaşında...
67 yıldır da doğru bildiği yolda devam ediyor...
Hâlâ taşlı-sopalı saldırılar nedeniyle gazetenin yolundan sapacağını sanan varsa Hürriyet’i hiç tanımamış demektir...
Ama kapıya dayanan ve “1 Kasım’da yok olacaklar” diyen bu vandalizm, Türk basını üzerinde nasıl baskı olduğunun korkunç bir göstergesi...

X