"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Yer: Maça Kızı Ve kadın elindeki kadehi erkeğin kafasına geçirir

Meğer kafada kadeh kırma sadece filmlerde gördüğümüz bir sahne değilmiş, gerçek hayatta da oluyormuş, bizzat şahit oldum...

Hem de yazın en popüler mekanlarından birinde Bodrum’daki Maça Kızı’nda...
Cuma akşam üzeri 19.00 civarı, tam happy hour zamanı gözümün önünde gerçekleşti olay...
Barda denize sırtları dönük oturan bir çift, (biz de hemen yanındayız çünkü) hafiften tartışmaya başladı, gerginlikleri belli oluyordu...
Sonra kadın ayağa kalktı ve bir anda elindeki rose dolu balon şarap kadehini son derece normal bir şey yapıyormuş gibi erkeğin kafasından aşağı boca etti...
Ne oluyor demeye kalmadan, kadın hızını alamadı ve o koca balon kadehi tam şarabı döktüğü yere, erkeğin kafasının üzerine yerleştirdi...
Şaka yapmıyorum.
Film sahnesi gibi ama gerçek...
Kadeh adamın kafada tuzla buz oldu, kadının eli falan kesilmedi, bir iki adım uzaklaştı adamdan...
Şimdi herif bardan fırlayıp kadını yumruklayacak, denize atacak diye hepimiz aportta bekliyoruz...
Saldırırsa ayıralım diye...
Hayır...
Adam hiç kıpırdamadan durmaya devam ediyor bar taburesinin üzerinde...
Kadın şarabı dökerken de, kafasında kadehi kırarken de en ufak bir tepki göstermedi...
Ne ağzını açtı ne eliyle kafasını falan kontrol etti...
Öyle duruyor, heykel gibi kıpırdamadan...
Kadın uzaklaştı, çıktı gitti mekandan...
Hepimiz adamı kesiyoruz şimdi çaktırmadan, kafaya yediği kadehin etkisiyle travma mı geçirdi acaba diye...
3-4 dakika geçtikten sonra bardaki garson sordu, “İyi misiniz, bir şey ister misiniz” diye...
“Yok, teşekkür ederim” dedi adam...
Öyle kıpırdamdan barda oturmaya devam etti...
Saçlarından rose şarap damlamaya devam ediyordu...


Erkeğin suçu büyük olmalı

Herkesin ortasında kafasından aşağı şarap dökülen ve kadeh kırılan bir erkek nasıl olur da hiç tepki vermeden durur?
Bu şaşırtıcı sahneden sonra Maça Kızı’nda kulaktan kulağa bir anda olayın dedikodusu yapılmaya başlandı tabii...
Kadınlar ve erkekler farklı görüşteydi:
Kadınlar şöyle dedi:
* Adamın o kadar büyük suçu var ki kesin aldattı, hatta kadının en yakın arkadaşıyla falan beraber oldu ki kafasında kadeh kırılmasına rağmen hiç sesini çıkarmadan oturdu...
Erkekler ise çok farklı görüşteydi:
* Ulan millete rezil olduk, herkesin ortasında kafamızda kadeh kırıldı ama sus sesini çıkarma... Tamam suçluyuz ama en azından bu olaydan/kadından bu kadar hasarla kurtulmuş olduk...
Sonra ben yanımdaki arkadaşlarıma dönüp dedim ki...
Ne yaparsanız yapın kadınların gururuyla oynamayın, oynarsanız kafanızda kadeh de kırılır, şarap da dökülür...
Belli ki Maça Kızı’ndaki o erkek de leoparın kuyruğunu tutmuştu, tutmakla kalmamış bırakmıştı da...


Manhattan’ın emlak kralı

Kafada kadeh kırma sahnesine tanık olduğumuz cuma akşam üzeri Maça Kızı’na ‘happy hour’ için gitmedim elbette...
New York’un en önemli emlak yatırımcılarından biri olan Joseph Moinian’la tanışmaya gittim...
Tahran doğumlu bir işadamı...
Humeyni döneminde 17 yaşındayken Amerika’ya göç ediyor ve babası gibi emlak işlerine giriyor...
Biz Amerika’dan sadece Donald Trump’ı biliyoruz ama Manhattan adasının en önemli gayrimenkul yatırımcılarından biri Joseph Moinian...
Moinian Group’un sahibi ve bugüne kadar Manhattan’a otellerden, konutlara kadar pek çok bina dikmiş bir isim...
Ailesi ve arkadaşalrıyla müthiş bir yatla gelmiş Bodrum’a...
İlk olarak 25 yıl önce gelmiş, “Her yıl en az 2-3 kez geliyorum” diye anlattı...
“Türkiye’yi çok seviyorum ve ailemle hep geliyorum” dedi...
“Bu kadar çok seviyorsan ve bizde de inşaat yatırımları bu kadar çokken Türkiye’de yatırım yapmayı düşünüyor musun” dedim...
Kesin bir dille “Hayır” dedi...
Nedenini de siyaset ve hükümet politikalarına bağladı...
Biz tam bunları konuşurken Maça Kızı’nda kafada kadeh kırma olayı yaşandı, Joseph’in yanındaki erkek arkadaşlarına dönüp dedim ki, “Aman Türk kızlarına dikkat edin, sonra kafanızda kadeh kırmasınlar...”


Bizim rakıcıların reklam bütçesi yurt dışına kaydı

Son 15 günde iki kez Kos’a geçtim, her yerde, her restoranda bizim rakı markalarının reklamı var...
Oralara sponsor olmuşlar...
Oralara reklam veriyorlar...
Türkiye’de reklam mecraları neredeyse tamamen yok olduktan sonra bütçelerini yurt dışına aktarmaya başladı rakı firmaları...
Oralarda etkinlikler düzenliyorlar, oralarda tanıtım yapıyorlar, buradan konuklarını orada yapılan etkinliklere götürüyorlar...
Böyle Yunan adaları gibi Türkler’in sık gittiği yerlere de reklam ve sponsorluk yağdırıyorlar...
Yakın geçmişe kadar Türkiye’de harcadıkları paraları, yurt dışında harcıyorlar artık...
Tamam alkollü içecekler özendirici olmasın...
Reklamları her yerde yapmasınlar...
Tamam da, biz vur deyince öldürdük...
Onlara hiçbir alan bırakmadık, kendi şirket araçlarında bile isimlerini yazamaz, kendi adlarına internet siteleri açamaz hale geldiler...
Alkollü içecek üreticilerinin en azından kendi mecralarında, internette, sponsorlukta nefes alacak alanları olmalı...

X