"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Uzaklaştırma kararını istismar edenlere nihayet dur dendi

Bu uzaklaştırma kararlarının yarattığı saçmalığı bir tek ben yazıp, bir tek ben itiraz ediyorum.

Kadına şiddeti önleme amacıyla yürürlüğe konulan uygulamanın istismar edildiğini bir tek ben bas bas bağırıyorum.
6284 sayılı “Ailenin korunması ve kadına şiddetin önlenmesi” kanununa göre mahkeme uzaklaştırma kararı için başvuran kişinin talebini hemen yürürlüğe koyuyor.
Bunun kağıt üzerinde çok da mantıklı bir gerekçesi var.
Kadın tehlikede olabilir, uzaklaştırma kararı verilen kişiyi araştırmakla zaman kaybedilir, bu arada istenmeyen saldırılar olabilir.
Bu yüzden uzaklaştırma kararı kim olursa olsun hemen yürürlüğe konmalı.
Güzel ama pratikte garip...
Adam, tartıştığı üst komşusu için mahkemeye koşup uzaklaştırma kararı aldırıyor. Sonuç? Adam oturduğu apartmana giremiyor. Apartmana girerse, alt kattaki komşusuna 50 metreden fazla yaklaşacağı için suç işleyecek çünkü.
Adam “Çoluğumun, çocuğumun yanına, evime giremiyorum” diyor, dinleyen yok.
Denemesi bedava...
Sokaktaki bakkal için “Bu adam bana saldırabilir” deyin, uzaklaştırma kararı cebinizde.
Adam size 50 metre yaklaşmış olacağı için dükkanını bile açamaz.
Magazin dünyasında da sürekli istismar ediliyor bu uygulama.
Sevmediği, tartıştığı kişi için uzaklaştırma kararı aldıran aldırana.
Yaza yaza sonunda dikkat çektik, neyse ki bu istismarı fark eden hakimler çıkmaya başladı.
Yeşim Salkım, sunucu Seda Akgül’den korunma talebinde bulundu.
Gerekçe ne?
Seda gördüğü yerde saldıracak mı Yeşim’e? Dövecek mi, eline sopayı alıp sokaklarda mı kovalayacak?
Bunu yapmayacağını Yeşim Salkım da çok biliyor ama yine de korunma talebine bulunuyor.
Çünkü televizyonda kendisi hakkında onur kırıcı, küçük düşürücü konuşuyormuş Seda Akgül...
Yeşim Salkım’ın derdi kadına şiddeti önlemek için çıkarılmış bir uygulamanın arkasına sığınarak, ekrandaki bir sunucuyu susturmak.
Yeşim Salkım da magazin yorumculuğu yapıyor, hakkında her konuştuğu kişi mahkemeye başvurup uzaklaştırma kararı aldırsın o zaman...
Neyse ki hakimlerimiz bu istismarı görmeye başladılar. Mahkeme Yeşim Salkım’ın bu talebini reddetti. Bu talebin ‘ailenin korunması ve kadına şiddetin önlenmesi’yle ilgili 6284 sayılı kanun kapsamında olmadığına karar verdi.
Elinize, aklınıza sağlık sayın hakim.
Her aklına esenin uzaklaştırma kararı aldıramayacağını herkese gösterdiniz.
Bu karar emsal teşkil etmeli.
Magazin dünyasının ünlüleri kafasına estiğinde uzaklaştırma kararı aldıramamalı.

Nefes deyip geçmeyin

Geçen gün nefes eğitmeni Cenk Devrim Ulusoy’la tanıştım.
Türkiye’de 40’ın üzerinde rekor kırmış bir serbest dalış sporcusu.
2 dünya şampiyonluğu, 1 Avrupa şampiyonluğu, 1 dünya ikinciliği ve çok sayıda Türkiye şampiyonluğu olan bir isim.
Normal bir insandan 2.5 kat fazla, 13.5 litrelik bir akciğer kapasitesine sahipmiş.
Bu özelliğiyle serbest dalışta kazandığı başarıların üzerine nefes eğitmenliğini eklemiş.
“Hiçbirimiz doğru nefes almayı bilmiyoruz” diyerek başladı anlatmaya bana nefes işini...
◊ Günde ortalama 24 bin defa nefes aldığımızı, doğru nefes aldığımız takdirde bunun 18 bine düşebileceğini...
◊ Çocuklara mutlaka nefes dersleri verilmesi gerektiğini...
◊ Üst üste 5-6 kez yapılacak seanslarla doğru nefes almanın öğrenilebileceğini...
◊ Doğru nefes almanın panik atak rahatsızlığına iyi geldiğini bir çırpıda anlattı bana.
Son yıllarda moda olan bu nefes derslerine o kadar mesafeliydim ki, Cenk Devrim Ulusoy yaptığımız yarım saatlik sohbette bakış açımı değiştirdi.
“5-6 seans ders alsam serbest dalış şampiyonu olurum” diye takıldım.
İşin şakası bir yana, bu nefes alma işinin hafife alınmayacak bir mesele olduğunu öğrendim.

Uzaklaştırma kararını istismar edenlere nihayet dur dendi

Nefes eğitimi üzerine “Tek Nefes” adlı bir kitap yazan Cenk Devrim Ulusoy, nefes seminerlerini Cihangir’deki atölyesinde sürdürüyor.

Polis sarhoş iki kadına nasıl davranmalı?

Oyuncu Feyza Civelek ve arkadaşı Elif, gece 03.30 civarı alkol muayenesi için polis kontrolüne takılıyorlar.
Daha sonra ortaya çıkan görüntülerden de genç kadınların her hallerinden alkollü oldukları belli.
Tartışma yok, direksiyon başına alkollü geçen genç kadın zaten suçlu.
Bir de bunun üzerine polis memurunun elini ısırdığı iddia ediliyor.
Görevli memura mukavemetten ikinci kez suçlular.
Peki polis memurları gecenin bir yarısı alkollü iki genç kadına karşı nasıl davranacaklarını biliyorlar mı?
Görüntülerde kadınlar yerlere düşüyor, itiliyor, kakılıyor.
Doğrudan polis memurlarıyla mı kavga ediyorlar çok anlaşılmıyor ama polisin görevi de bu itiş kakışa mahal vermemek zaten.
Ne kadar alkollü ve kontrolsüz olurlarsa olsunlar, iki genç kadının itiş kakışın ortasında kalmasına izin vermemeliydi polis memurları.
Çıkan arbedede Feyza Civelek’in bacağı incinirken, arkadaşı Elif’in kolu çatlamış. Daha sonra da alçıya alınmış.
Demek ki ciddi bir darp söz konusu.
Bir alkol muayenesinde olacak işler mi bunlar?
İki kadın yüzde 100 suçlu olsa da polis memurlarının gecenin bir yarısı yalnız iki kadına karşı nasıl davranması gerektiğini de tartışmalıyız...

 

X