"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Teşekkürler Aydın Bey

27 yıllık meslek hayatımda medyada çok bel altı vurmaya, çok puslu havaya şahit oldum ama bu kadar alçakça, bu kadar pespaye bir döneme hiç rastlamadım...

Hükümet eliyle kurdurulan gazeteler, iktidar organizasyonuyla kurulan havuz medyaları Türk basın tarihine kara leke olarak geçti, geçiyor...
Hepsini yazacağız arkadaşlar bunların...
Hepsini, tek tek...
Türk basın tarihinin bu karanlık dönemi unutulmasın diye isim isim, kalem kalem hatırlatacağız...
Yaptıklarınızla utanç tablosu olarak geçeceksiniz tarihe...
Ne mutlu bana ve bu grupta çalışan arkadaşlarıma ki, meslek hayatımızda böyle bir sınavdan geçmedik...
Saraya, cemaate, partiye, oraya buraya angaje gazetecilik yapmadık...
Ey siz havuz medyasını yönetenler...
Siz bu sınava girdiniz ve hepiniz sınıfta kaldınız...
27 yıllık meslek hayatımın 20 yıla yakın zamanı bu grupta, Hürriyet’te geçti...
Dergi grubunda çalıştım, ekler çıkardım, televizyon yazarlığı yaptım, gazete hazırladım, yıllarca köşe yazdım...
Ve fark ettim ki 20 yıllık patronum Aydın Doğan hakkında tek bir satır yazmamışım...
Bir kez bile teşekkür etmemişim...
Bizden sadece gazetecilik yapmamızı istediği için, bu mesleğin arkasında her zaman dimdik durduğu için...
Hele son 13 yıldır bütün baskılara, gözdağlarına, düzmece raporlarla hazırlanan ağır vergi cezalarına, maddi manevi baskı altında kalmasına rağmen, gazetecilik onurumuzu koruduğu için...
Sadece bir çalışanı olarak ben değil, bu mesleğe gönül veren, erdemli gazetecilerin tamamının bir teşekkür borcu var Aydın Doğan’a...
2000’li yıllarda bu ülkede gazeteciliği yaşatan tek patron olduğu için...
Tarih bunu böyle yazacak...
Sizin her gün küfreden manşetleriniz, fotomontajlı fotoğraflarınız değil, Aydın Doğan’ın duruşu hatırlanacak...
Her gün patron talimatıyla gazetecilik yapanların çok şaşıracağı bir şey söyleyeyim...
20 yıl boyunca bir patron, çalışanından bir şey istemez mi?
Şunu yapmayın, bunu koymayın, şunu şöyle görün, şu haberi büyütün, şunu şöyle yazın gibi tek bir istekte bulunmaz mı?
Vallahi de bulunmadı...
Binlerce sayfa gazete yaptım, on binlerce haber koydum, binlerce köşe yazısı yazdım ben bu gazetede...
Bir gün de telefon açıp, haber gönderip bir şey istemedi...
Ve sonra kendi kendime dedim ki neden ben tüm bunlar için, mesleğim adına patronuma teşekkür etmiyorum...
Onlar her gün Aydın Doğan’a küfrederken, ben niye elimi korkak alıştırıyorum...
Aman patron yalakası demesinler diye mi...
Aman yanlış anlaşılırım diye mi...
Kim ne derse desin, işte hepinizin önünde kocaman bir teşekkür ediyorum Aydın Doğan’a...
Tüm baskılara, karalama kampanyalarına, hakaretlere karşı yılmayıp Türkiye’de bize gazetecilik, sadece gazetecilik yapma imkânı sunduğu için...
Ve bundan sonra her fırsatta da teşekkür etmeye devam edeceğim...

X