"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Suriye füzesi Fikret Şeneş albümünü vurdu

Üç gün önce İsrail saldırısına karşı Suriye tarafından koruma amaçlı fırlatılan füze hedefi ıskalayıp 300 kilometre ileride KKTC’de Lefkoşa yakınlarına düştü...


Allah’tan can ve mal kaybı olmadı...
Ama o füze, Fikret Şeneş’e saygı albümünü vurdu...
Nasıl mı demeyin hemen anlatayım...
Sıla’dan Sezen Aksu’ya kadar pek çok ünlünün yer aldığı Fikret Şeneş’in albümü önümüzdeki hafta çıkacaktı...
Mastering’i KKTC’de yapılıyordu albümün.
İşte KKTC’ye düşen Suriye füzesi bu albümün çıkışını erteledi.
Kıbrıs’a düşen füze sırasında stüdyoda albümün son hazırlıkları yapılıyordu.
Füze ilk düştüğünde olayın ne olduğu anlaşılmadığından hava saldırısı zannedilerek tedbir amaçlı elektrikler kesildi...
O kesinti sırasında UPS devre dışı kaldı ve çalışmakta olan DAD marka konvertörde arıza meydana geldi.
Acilen yedek konvertör Rum tarafına yollanmış ve fabrikada modifasyonu yapılıyormuş...
Dolayısıyla albümün tüm master’larının teslim edilmesi bir hafta ertelendi... Bu da albümün 15 gün gecikmeyle piyasaya çıkmasına neden olacak...

Bir İstanbul klasiği

Önceki akşam Her Yerde Sen dizisinin yapımcısı Ömer Özgüner’in doğum günü sebebiyle Sortie sezonunu açtık...
Bir yandan da dizinin reyting başarısını kutladık.
Hem turistler hem İstanbullular için şehrin klasik yerlerinden biri artık Sortie...
İster akşam üzeri otur güzel bir yemek eşliğinde Boğaz’da güneşi batır, ister geç saatte Boğaz serinliğinde kulübe takıl...
Ben hep ilkini tercih ediyorum...
Sortie’ye her gittiğimde de bu kadar güzel şehirde yaşadığımız için şükrediyorum...
Geçen akşam biraz geç oturduk akşam yemeğine ama yine Boğaz’ın kokusunu çekince “Ne güzelsin İstanbul” dedim...
Geçen yaz şehir dışında olduğum için çok keyfini çıkaramamıştım.
Bu yaz televizyon programı kesintisiz sürüyor, yaz boyu Sortie’de Boğaz’ın keyfini süreceğim demektir bu...

Midyeci trafiği

İstanbul’un ünlü midyecisi Beşiktaş’tan hemen Ortaköy yoluna girişte bulunan Çırağan Caddesi üzerindeki Midyeci Ahmet’tir...
Ben hiç gidip yemedim ama ününü bilirim...
Midye meraklısı herkesin gidip tadına baktığı, ünlülerin de adımını attığı yerdir...
Ve ne zaman önünden geçsem kapının önü tıklım tıklımdır.
Kalabalık kaldırımdan caddeye taşar durumdadır.
Hele akşam saatiyle beraber Bahçeşehir Üniversitesi’nden çıkan öğrenciler, yolu Beşiktaş’a düşenler hatırı sayılır bir kalabalık oluşturur Midyeci Ahmet’in önünde...
Buraya kadar bir sıkıntı yok, İstanbul’un sokak lezzetleri açısından güzel de bir durum...
Ama gelin görün ki bu midye sevdası Çırağan Caddesi’ndeki gidiş-geliş trafiği felç ediyor...
Kaldırımdan caddeye taşan müşteriler bir yana, bir de dükkanın önünde mide almak için park eden araçlar var...
Bir de arada sosyal medya için çekimler yapılıyor, kameralar çalışıyor ki tam bir keşmekeş...
İşte bu midye sevdası Beşiktaş-Ortaköy trafiğinin en büyük sorunu.
Elbette nevi şahsına münhasır bu güzel dükkan böyle güzel iş yapmaya devam etsin, sağlıklı, lezzetli midyeler sunmayı sürdürsün...
Ama şu trafik rezaletine de bir çözüm bulunsun...
Orada müşteriler yola taşmasın diye kaldırım mı genişletilecek, Midyeci Ahmet’in personeli dükkan önüne araç park ettirmeyecek mi neyse ne artık...
Kimse kimsenin midye sevdası yüzünden saatlerce Beşiktaş-Ortaköy trafiğine takılmak zorunda değil...
Geçen akşam 21.00’de Sortie’ye gittim, 24.00’te döndüm, giderken de dönerken de midyeci trafiği tüm şiddetiyle devam ediyordu...

Küçük İskender...

Bir ortak arkadaşımız tanıştırmıştı yıllar önce Küçük İskender’le bizi.
80’lerin sonuydu...
Henüz “Erotika” bile çıkmamış.
Küçük İskender’in büyük şair olma yolunda daha ilk adımlarını atığı yıllardı.
Oturmuşluğumuz, konuşmuşluğumuz, bir kadeh parlatmışlığımız vardı...
Sonraki yıllarda o büyük şair olma yolunda dörtnala ilerlerken Veli Bar’da şiir gecelerine, sohbetlerine giderdik.
90’ların sonuna doğru aramıza mesafeler girdi. Türkçeyi en zengin kelimelerle kullanan şairlerdendi.
Kimseye müdanası yoktu.
Tıpkı şu şiirinde dediği gibi:
“Ulan İstanbul! Bu bana reva mıdır?
Ulan o denli sevmişim, müstahak mıdır?
Si..ip gidiyorum başınızın çaresine bakın.
Arabesk dinleyeceğim işte!
Rakı içeceğim, intihar edeceğim... Kıçınıza kına yakın!”

X