"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Sevgilisi kıskançlık krizine girdi!Mehmet Turgut’un 5 bin liralık montunu evsiz Musa’ya verdi

Fotoğrafta gördüğünüz Musa, bizim Cihangir’in en bilinen evsizlerinden biridir.

Eskişehir’de sinema okumasına rağmen hayatın oynadığı oyunlar sonrasında yıllardır Cihangir sokaklarında yaşıyor.
Geçen gün üzerinde pırıl pırıl çok şık bir deri mont gördüm. “Kim vermiş Musa’ya bu montu?” diye sorunca işin aslını öğrendim.
Fotoğrafçı Mehmet Turgut’un üzerinden çıkarmadığı, çok sevdiği montuymuş bu.
Nasıl olmuş da Musa’nın üzerine gitmiş peki?
Uzun süredir müzisyen Ada Sanlıman ve Mehmet Turgut fırtınalı bir aşk yaşıyor.
Kavga, tartışma, ayrılıp barışmayla dolu bu aşkın son noktası, şiddetli bir kıskançlık krizi olmuş.
Ciddi bir kavgadan sonra ayrılmış çift.
Ama ayrılmadan önce Ada Sanlıman çekip giderken, Mehmet’in çok sevdiği montunu da almış.
Götürmek için değil, Cihangir’de hepimizin tanıdığı evsiz Musa’ya vermek için...
Ada Sanlıman, montu “Al senin olsun” diyerek Musa’ya vermiş, Musa da nereden bilsin, almış sırtına geçirmiş pahalı ve şık deri montu.
Mehmet Turgut evde montunu arayıp durmuş ama bulamamış. Sonra Musa’nın sırtında görünce, evi terk eden sevgilisinin ona hediye ettiğini öğrenmiş.
Ne yapsın, geri isteyecek hali yok...
Musa da hiç oralı değil zaten, havalar binbeşyüz.
Cihangir’de oturan Mehmet Turgut şimdilerde her sokağa çıktığında Musa’nın üzerinde kendi deri montunu görüyor.
Montuna mı daha çok yanıyor, giden sevgiliye mi bilmiyorum.
Kadının intikamı böyledir işte...
Adama sokağa her çıktığında hem kendini hatırlatmayı bilir hem de can yakmayı...
Neyse bu fırtınalı aşkın kazananı Musa oldu.
Şehrin en tarz evsizi olarak Cihangir sokaklarında geziyor şimdi...

Sevgilisi kıskançlık krizine girdiMehmet Turgut’un 5 bin liralık montunu evsiz Musa’ya verdi

Otizm hastalık değildir Naz
Naz Elmas, Sermiyan Midyat’la birlikte otizmli bir çocukla annesinin hikayesini anlatan bir filmde oynadı.
“Tut Yüreğimden Anne” adlı film, 3 hafta önce vizyona girdi.
Önemli bir hikaye, önemli bir film.
Gel gör ki otizmli bir çocuğun hikayesinin anlatıldığı filmde oynayan Naz Elmas’ın otizm hakkında fikri yok.
Geçen gün bir röportajını izledim, muhabir otizmli çocukları kastederek “Setlerde onların da çalışacağı bir ortam var mı?” diye soruyor.
Naz Elmas aynen şu yanıtı veriyor:
“Otizm hastalığının ne demek olduğunu biliyor musunuz?
Otizm hastası bir çocukla sette çalışmanın imkansız olduğunu bugün de konuştuk.
Otizmin ne demek olduğunu biliyorsanız, otizmli bir çocuğun sette olmasının mümkün olmadığını da bilirsiniz.”
Soruyu soruyor ama galiba kendisi otizmin ne demek olduğunu bilmiyor.
Otizm bir hastalık değildir sevgili Naz.
Otizm hastalık değil, farklılıktır.
Otizmliler, akranlarından farklı olarak yaşamlarını idame ettirmeye çalışırlar.
O yüzden otizm dernekleri, otizmli çocukları olan aileler de asla otizmden bir hastalık olarak bahsetmez.
Bu nedenle her
2 Nisan’da da Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde bunun altı ısrarla çizilir.
Keşke böylesine önemli bir filmde oynamadan önce dersine daha iyi çalışsaydın.

Tünel niye kapalı?
Beşiktaş’ın her maç günü saat 16.00’da Bomonti-Dolmabahçe tüneli kapanıyor.
Maça saatler öncesinden çile çektiriliyor İstanbullulara...
Göztepe maçının olduğu cumartesi günü 15.45’te kapatmışlardı tüneli.
Beşiktaş maç yapacak diye neden binlerce insan mağdur oluyor?
Neden bu kadar erken kapatılıyor tünel?
Ve bir önceki Kağıthane tüneli çıkışına neden hâlâ “Dolmabahçe tüneli kapalıdır” ibaresi konmuyor?
Boğaz köprülerinde yıllar sürse de, yaza yaza ek şerit uygulamasını kaldırttık.
Bu yola da yaza yaza o uyarıları koydurtacağız sonunda.
Büyükşehir’e bir kez daha sesleniyorum; insanları aptal yerine koymayın, tüneli kapatıyorsunuz bari uyarı levhaları yerleştirin.

 

X