"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Kim bu tacizci okul servisi şoförü?

Tüm okul yönetimlerine, Valilik’e Emniyet’e ihbar ediyorum...

34 LD 4454 plakalı bu okul taşıtı hangi okulun öğrencilerini taşıyorsa lütfen önlem alın.
Olay dün sabah Kağıthane’nin hemen üzerindeki sitelerin olduğu bölgede, Star TV’nin kadın yapımcılarından birinin başına geldi.
Sabah saatinde evden çıkıyor, taksi yok yollarda biraz ileriye doğru yürüyor.
34 LD 4454 plakalı bu okul taşıtı yanaşıyor yanına...
Şoförü pencereyi açıp, “Bu ne güzellik böyle” diye laf atmaya başlıyor...
Kadın oralı olmadan yürüyor, “Bu saatte taksi bulamazsın hadi gel” diye tacizlerini sürdürüyor densiz şoför...
Kadın hızlanıyor, arsız hâlâ yanında.
İleriye gidiyor bir ara, sonra aracı durdurup beklemeye başlıyor, laf atmaya, taciz etmeye devam ediyor.
Taksi olsa binip gidecek, taksi de yok ortalarda, durup beklemeye başlıyor yolda...
Adam durduğu araçtan iniyor, “Hadi bekliyorum gelsene” diye seslenmeye devam ediyor.
Kadın televizyoncu, “Şerefsiz, Allah belanı versin” falan diyerek bağırıp ters yöne yürüyüp bir taksi bulup uzaklaşıyor.
5 yaşında çocuğu da var kadının, dün sabah bunu anlattı bana, “Çocuklarımızı emanet ettiğimiz servis şoförlerine bakar mısın” diyerek...
Aracın plakasının fotoğrafını çekmiş, kanala gidince aracın üzerindeki 054448094XX numaraları telefonu aramış.
“Muhtemelen kendisi çıktı telefona” diyor...
“Sabah beni taciz eden sen misin” diyerek ağzına geleni söylemiş, “O araçla bir daha okul servisi yapamayacaksın, her yere şikayet edeceğim seni” diyerek bağırmış.
“Bu aracın tek şoförü var” demiş telefonu açan zaten.
Okullar kapalı, dün sabah muhtemelen öğrenci bırakmıyordu ama dana gibi okul taşıtı yazıyor minibüsün üzerinde.
Belli ki okullar açıldığında birilerimizin çocukları binecek bu tacizci şoförün aracına...
Yolda yürüyen kadını dakikalarca taciz eden birine çocuklarımızı nasıl emanet edelim?
Aracın üzerine yazdırdığı, “Bir gün oturup çay içelim seninle. Çaylar benden olur, manzara senden” yazısından belli zaten niyeti...
Okul servisi mi yapıyorsun, çapkınlık turu mu...

Kim bu tacizci okul servisi şoförü


Sana da öküzler her gün laf atsa...

Milliyet’te Mehmet Tezkan, İstanbul Belediyesi bir öncülük yapsa...

Otobüslerde telefonla konuşmayı yasaklasa diyor... Uçaklarda telefonla konuşmanın serbest bırakıldığı bir dönemde olacak şey mi?
Belli yanında yol boyu yemek tarifi veren kadından yılmış, böyle bir çözüm öneriyor...
Ama bu işin tek bir çözümü var Mehmet Tezkan. Hemen sen de bir kulaklık alıp takıyorsun, yol boyu kimseyi duymadan müziğini dinliyorsun...
Ayrıca genç kızların sokaklarda, otobüslerde kulaklıkla telefonda olmasının ya da müzik dinlemesinin çok geçerli bir sebebi var: Maganda tacizlerinden kaçmak, öküzlerin attıkları lafları duymamak...

Ormanlık alan görmediniz galiba...

Dün bazı gazetelerde vardı...
Beyazıt Öztürk şehrin trafiğinden ve kaosundan kaçıp ormanlarla çevrili bir yerde ev almış.
Şehrin karmaşasından uzakta kafa dinleyecekmiş.
“Bebek’ten ormana kaçtı” dedikleri yer neresi biliyor musunuz?
Kağıthane’deki Vadistanbul evleri.
Galatasaray Stadı’nın hemen altı... TEM otoyolunun yanı...
Şehirden kaçtı dedikleri yer orası.
Şimdi bu haberi yapan arkadaşlara bir hafta boyunca Ayazağa-Kağıthane yolunu akşam trafiğinde kullandırtmak lazım.
Görsünler bakalım şehrin trafiğinden ve kaosundan uzak mı bahsettikleri yer.
Bu arkadaşlar ya İstanbul’u bilmiyor ya örtülü reklam yapıyor.
Ayrıca Beyazıt bu kadar şehirden kaçmak istese, Mahsun’un Ajda’nın, bir dönem Gülben’in oturduğu Bahçeköy’deki müthiş villasını satmazdı.
Bakın orası gerçekten ormanlarla çevriliydi.
Oradan da, “Bu evde tek başıma kafayı yemek üzereyim” diyerek, arkasına bakmadan Bebek’e kaçmıştı Beyazıt...

 

Nusret’e iyi ekip...

Sezar’ın hakkı Sezar’a son yıllarda yeme içme sektöründe en büyük başarıyı Nusret yakaladı.
Sadece Türkiye’de değil, ülke dışında da açtığı restoranlarla konuşuluyor.
Tuzlama hareketiyle dünyada fenomen oldu.
New York’ta çektiği son videolarını izledim, yol işçileri, sokak müzisyenleri bile Nusret’i gördükleri anda tuzlama hareketi yapmaya başlıyor.
THY ve pek çok uluslararası organizasyonun catering işlerini yapan Do&Co’dan ayrılan 30 aşçıyı hemen işe almış.
Türkiye ve dünyadaki restoranlarına yerleştirip, kaliteyi yükseltmek için.
Çok doğru bir hamle çünkü şimdilerde Amerika’ya açılmaya hazırlanıyor.
Bunun tanıtımı için Narcos’ta bile rol aldı...
Do&Co’nun Viyana’daki merkezini gezmiştim, aşçıların, ekibin nasıl titiz çalıştığını biliyorum. Bu ekip Nusret’in gücüne güç katacaktır.
Üç tane alkış emojisi gönderiyorum ona...

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

 

X