"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Özkök, üniversitede de renkli pantolon giyermiş

Önceki gün yayınladığım 93 yaşındaki ‘Hocaların Hocası’ Nermin Abadan Unat söyleşisi, özellikle kadınlardan büyük ilgi gördü...

Kimlerin hocası mı Nermin Abadan Unat?
Mesela İlber Ortaylı’nın...
“Diğer tarihçiler gibi değil, ekrana yakışıyor İlber. Fotojenik bir özelliği var. Ağzı da laf yaptığı için ben beğeniyorum. Osmanlıcı olarak görülüyor ama aslında öyle değildir İlber. Osmanlı’ya çok hakim olduğu için öyle zannediliyor” diye değerlendiriyor öğrencisini...
Bir diğer öğrencisi de Ertuğrul Özkök:
“İkinci sınıfta siyaset sosyolojisi dersi veriyorum. Arkada bir öğrenci var. Sürekli sorular soruyor, alt üst ediyor her şeyi. Anarşi yaratıyor ama olumlu anlamda. Kim bu çocuk diye merak ettim. Baktım, kiremit rengi bir pantolon giymiş. Adını öğrendim, Ertuğrul.
Yani onun renkli pantolonlar giymesi yeni bir şey değil...
Ertuğrul’un müziğe olan düşkünlüğü hoşuma gidiyor. Kafası zengin bir çocuk. Boks antrenmanlarında kullanılan bir alet vardır hani. Vuruldukça yine dikleşir, eski halini alır.
Ertuğrul da öyle işte. Sürekli vuruyorlar ama o hep dik durmayı başarıyor...
Her konumda orijinal olmayı bilen biri...
Söyle Ertuğrul’a beni bulsun. Yıllardır aramıyor beni. Son yazdığı ‘Bir Beyaz Türk’ün Hafıza Defteri’ kitabını da imzalayıp göndersin bana.”

Özkök, üniversitede de renkli pantolon giyermiş

Sezen’e kim nasıl seslenir?

Ailedeki çocuklar; Sezoş...
Anne babası; Sesko...
Uğur Yücel; Sezua...
Bülent Ersoy; Sezai...
Şaka yapmıyorum, Bülent Ersoy “Sezai” diye seslenirmiş Sezen Aksu’ya.
Onu da tesadüfen öğrendim...
Geçen ay katıldığım bir televizyon programından sonra cep telefonuma “Vicdan üzerine söylediklerin güzeldi. Çok iyi konuştun, ağzına sağlık. Sezua” diye bir mesaj geldi.
Brecht’in Sezuan’ın İyi İnsanı değil herhalde, “Sezua da kim ola” diye yanıt yazınca, “Ayol ben, Sezen” diye aradı...
Meğer Uğur Yücel, Sezua dermiş ona ta Yeşil Kabare yıllarından beri...
“Daha komiği de var” deyip, Bülent Ersoy’un Sezai demesini anlattı.
“Dur ben bunu yazayım” dedim...
“Ya tebrik etmek için aradım, ondan bile haber çıkarıyorsun” diye itiraz etti.
“Boşver be Sezai, güzel haber, millet güler buna” dedim.
Seni seviyoruz Sezai!..

Köpekbalığının Chef Mezze’yle ne ilgisi var?

Erol Kaynar, 32’nci kez gittiği Maldivler dönüşünde Sortie’ye davet etti, dalış yaptığımı bildiği için “Gel bak ne izleteceğim sana” diyerek...
7-8 kişiyiz masada, nefis yemekler hazırlamış... Elleriyle hazırladığı tatlıyı da yedikten sonra 20 dakikalık görsel şova geçtik.
Maldivler’de son yaptığı dalışın DVD’sini izletti...
Kendi çektiği 5-6 saatlik görüntüleri montajlamış, National Geographic’in su altı belgeselleri tadında bir video hazırlamış.
Mürenler, dans eden dev vatozlar, zengin mercanlar, irili ufaklı onlarca balık...
Burun buruna geldiği köpekbalığını bile çekmiş...
Bir de sonuna doğayı koruyalım mesajı koymuş. Al, okullarda göster. Çocuklar amatör bir dalgıcın gözünden doğa sevgisini öğrensin...
Peki bu köpekbalığının Chef Mezze’yle ne ilgisi var?
Tek ilgisi şu:
Köpekbalığı belgeselini izlemek için bu sezon ilk kez gittiğim Sortie’nin yeni mekânlarını o gece gördüm.
Gazi ve Bilal Ateş kardeşlerin açtığı Chef Mezze de bunlardan biri.
Methini o kadar duydum ki, “En kısa sürede gelmeliyiz buraya” dedim.
Önceki akşam da gittik bir grup.
Meze olayında, balık olayında aşmışlar. Kendi yarattıkları onlarca meze var, kalamarlar için özel soslar var...
“İyi de Sortie bundan sonra iki-üç ay daha açık. Kışın nerede bulacağız bu lezzetleri?” diye sordum Bilal’e.
Kışlık mekân açmayı düşünüyorlarmış. “Mutlaka açmalısınız” dedim...
Çünkü Nusret’in et işinde yaptığını Chef Mezze’nin balık işinde yapmaması işten bile değil.
Chef Mezze’yi tavsiye ederim, çünkü mutfağı en iyi bilen adamlar bunlar.
Patronun mutfakta olduğu mekân kötü olabilir mi?

El insaf!

Geçen gün Sabah’ın ekonomi sayfasında çok çirkin bir haber vardı; “El insaf Şahenk” başlığıyla yayınlanan...
“Doğuş Grubu’nun patronu Ferit Şahenk’in sahibi olduğu Star TV, yaptığı ateşkese dahi uymayan, çocuk ve kadın dinlemeden 1500’den fazla Filistinliyi öldüren İsrail ile masaya oturdu” diyordu haber.
Star TV, Armoza Formats adlı televizyon formatı üreten İsrailli bir şirketten iki format almış, bunu eleştiriyor Sabah gazetesi.
Vallahi el insaf!
Bu haberi yazmak için, bir televizyon patronunun hangi ülkeden ne format alındığıyla ilgileneceğini sanacak kadar televizyonculuktan bihaber olmak lazım.
Sorun bakalım, atv’nin patronu kanalında yayınlanan her formatın menşeini biliyor mu?
Ayrıca İsrail formatlarını bütün Türk kanalları yıllardır alıp bize uyarlıyor...
Daha Acun aynı İsrail şirketinden “Rising Star” adlı formatı yeni aldı, eylülde yayınlayacak.
Ne var bunda?
“El insaf Acun” mu diyeceğiz?..
İsrail’in ürettiği her malı boykot ettik de bir tek televizyon formatları kaldı sanki...

YouTube fenomenleri

YouTube, bu yıl dünyada ilginç bir etkinliğe başladı.
Televizyonda, gazetede ya da müzik dünyasında değil, YouTube’da meşhur olmuş ünlüleri, hayranlarıyla bir araya getiriyor.
Büyük bir parti düzenliyor, ödüller veriyorlar.
Bu parti için Londra’ya geldim dün.
Henüz Türkiye’de yok ama dünyada Youtube’un yarattığı ve büyük şöhret olmuş fenomenler var.
Pop şarkıcıları gibi ilgi görüyor, hayranlarını peşlerinden sürüklüyorlar.
En büyük fenomenleri anlatacağım size yarın öbür gün...
Tabii bir de bu partiyi...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI