"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Muhafız: Netflix’in oryantalist bakışı

Oturdum izledim ve kafadan puanımı açıklıyorum; “Muhafız” benden 10 üzerinden 6 aldı. Aslında 5 de, Netflix’teki ilk Türk dizisi olduğu için kanaat notu kullanıp 6 diyorum...


Dizide İstanbul görüntüleri çok güzel, Ayasofya, Boğaz, Kapalıçarşı, şehrin tarihi dokusu çok güzel verilmiş. Bunu izleyen bir yabancının İstanbul’dan etkilenmemesi imkansız.
Çağatay Ulusoy’un oyunculuğu yerinde, Okan Yalabık 10 numara, al Okan’ı Netflix’in en baba dizisine koy yine böyle döktürür. Zaten 5 puanı da bundan dolayı aldı dizi benden.
Peki ya hikaye?
İşte “Muhafız”ın en zayıf yanı burası... İstanbul, tılsımlar, Osmanlı’ya uzanan detaylar, tarihi dokunun her yere serpiştirilmesiyle Batılı bir ressamın elinden çıkmış oryantalist bir tablo gibi “Muhafız”...
Gümbür gümbür akmayan senaryo, zayıf yan hikayelerle “Muhafız” bizim dizimiz olmasa açık söyleyeyim ikinci bölümde bırakırdım.
Dizinin ikinci sezonunun çekileceğini açıkladı Netflix. Merak ediyorum ilk sezona iyi diyenlerden kaçı izler acaba ikinci sezonu?
“Muhafız”la birlikte Netflix’te yeni başlayan “Dogs of Berlin” dizisini aynı anda izlemeye başladım.
O dizide de Alman milli takımının en iyi futbolcusu olan Türk bir oyuncunun öldürülmesiyle başlayan olaylar anlatılıyor.
Hem de Almanya-Türkiye maçından bir gün önce. O da ağır akan bir dizi, bayıldığımı söyleyemem ama en azından senaryo çok daha incelikli. 6-7 farklı hikayenin yolları kesişiyor dizide.
“Muhafız”la “Dogs of Berlin”i aynı anda izleyince senaryo açısından bizimkinin zayıf kaldığı daha çok ortaya çıkıyor.

Metroda panik yaşansa

Levent-Boğaziçi Üniversitesi metro hattında bir panik anı yaşansa büyük bir felaketle karşı karşıya kalırız.
Çünkü bu hattın duraklarında trene iniş çıkışlar için sadece tek bir merdiven kullanılıyor. Nispetiye durağında 3 kişinin yan yana zor yürüdüğü tek bir merdiven var.
Üstelik trene gidenler de gelenler de aynı merdiveni kullanmak zorunda.
Trenden inenler merdivenin önünde yığılıyor, bu arada trene gitmek isteyenler de merdivenden inmeye çalışıyor.
Tam bir kaos... Allah korusun, en ufak bir panik yaşansa millet birbirini ezecek bu merdivenlerde.
İşin kötüsü başka da bir çıkış yok. Bu hat yapılırken neden insanların giriş-çıkışı hesaplanmadı anlamak mümkün değil.

TRT 2 ile yeniden

TRT 2’nin yeniden yayın hayatına başlayacak olması bu haftanın en güzel haberlerinden biriydi.
1986’dan 2001’e kadar yaptığı kültür-sanat programlarıyla bizim kuşağın hafızasında çok kıymetli bir yeri vardır TRT 2’nin.
Ressam Bob’dan Sezen Cumhur Önal’a, İki Film Birden’den Akşama Doğru’ya, Rock Market’ten, Zaman İçinde Yolculuk’a kadar onlarca unutulmaz programla yıllarca kültür-sanat hayatımıza büyük katkı sağladı.
2001’de haber ağılıklı yayın yapmaya başladı, 2010’da da tamamen kapandı TRT 2.
Şimdi, 22 Şubat’ta yeniden kültür-sanat kanalı olarak yayın hayatına başlayacak.
TRT yönetimini bu kararından dolayı kutluyorum, umarım eskiden olduğu gibi yine geniş bir yelpazede kültür-sanat programları yaparlar.

Necat Dilan’la ilgili bir düzeltme

Geçen hafta Türker İnanoğlu röportajında sözü geçen Diyarbakırlı sinemacı Necat Dilan’la ilgili oğlu İbrahim Halil Dilan’dan bir açıklama aldım.
İbrahim Halil Dilan, röportajda babası Necat Dilan’la ilgili “Onu PKK yaraladı, o da sinemayı bırakıp Diyarbakır’dan ayrıldı” ifadesinin doğruyu yansıtmadığını belirttikten sonra şunu söyledi:
“Rahmetli babam ağır koah hastası olması, çocuklarının İstanbul’da bulunması ve doktorlarının isteğiyle 2007’de İstanbul’a taşınmış olup söz konusu yaralama beyanı hatalıdır.”
Allah rahmet eylesin diyerek Necat Dilan’la ilgili bu doğru bilgiyi aktarıyorum.

 

X