"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Meseleyi anlamayanlar

Ben yazmaktan yoruldum, anlatmaktan dilimde tüy bitti ama ısrarla meseleyi anlamayanlar bitmedi, bitmiyor...

Bu yıl, bir iki isim Pantene Altın Kelebek adaylığından çekilmek istediklerini açıkladı...

Listede aday gösterilen bütün isimler, TV kanallarının, müzik şirketlerinin kurumsal iletişim ofisleriyle bağlantıya geçilerek belirlendi.

Yani bir şekilde onay alınarak yapıldı.

Buna rağmen çekilmek isteyenler oldu, keşke yapmasalardı ama kendi görüşleridir.

Ancak bunun üzerinden Türkiye’nin en köklü, prestijli yarışmasını karalamaya çalışanlara da ‘dur’ demek en doğal hakkımızdır.

Kelebek’in bu yıl 46. senesi.

46 senedir halkın oylarıyla belirleniyor.

Süreç şöyle işliyor.

İki tur oylamayla sonuçlar belli oluyor.

İlk turda, eğer bu yılı ele alarak konuşursak, Kasım 2018’den Eylül 2019’a kadar olan bütün yapımlar, oyuncular, şarkıcılar, diziler, yarışmalar, sunucular, çocuk oyuncular, haber programları oylamaya sunuluyor.

Bu oylama sonucunda en çok oyu alan ilk 10’daki ‘işler’, ikinci turda tekrar oylamaya katılıyor.

Bakın burada ilk turda oy verenlerin rakamını açıklayayım:
10 milyon 920 kişi.

Bu inanılmaz bir rakam.

Geçen yıl ilk turdaki oy sayımız 9 milyon 500’dü.

Yani halkın teveccühü her yıl artarak devam ediyor.

İkinci turda ise işimiz daha da zor.

Ünlülerin de dahil olduğu yaklaşık 10 kişilik jüri de oylamaya dahil oluyor çünkü.

Rakamlar değerli sanatçıların da dahil olduğu jürinin önüne geliyor.

Bu aşamada halkın oy oranı yüzde 70, jürinin oy oranı
yüzde 30.

Şimdi söyleyin, böyle bir organizasyonun hangi aşamasında sonuçlar önceden belli olabilir.

Tam da burada Pantene ile yürüttüğümüz işbirliğinden bahsetmekte fayda var.

Pantene bu ödül töreninde 5 senedir bizim iş ortağımız.

İşte bu işbirliği sayesinde son yıllardaki ödül törenlerinin ne kadar görkemli olduğu ortada...

Dünya yıldızlarının bile geldiği, sahnesiyle, şovuyla, kırmızı halısıyla Türkiye’nin en pırıltılı ödül törenine dönüştü Pantene Altın Kelebek...

46 yıldır yapılan bir ödül törenini baltalamanın, yok etmeye çalışmanın ne anlamı var...

Bir kere daha altını çizeyim, Pantene’in bu görkemli gecenin organizasyonu ve kusursuz bir kırmızı halı deneyimi dışındaki süreçle en ufak bir ilgisi yok.

Adayların belirlenmesinde, kategorilerin eklenip çıkarılmasında, jürinin seçilmesinde, iki turlu yapılan halk oylamasında, jürinin verdiği oyda, birincilerin belirlenmesinde Pantene’in en ufak bir dahli yok...

Bırakın dahli kimin ne kadar oy aldığı bilgisi dahi paylaşılmıyor.

Jüride Pantene’den bugüne kadar tek bir kişi bile olmadı.

Bakın bir kez daha yineleyelim, bir halk oylaması. Halkın seçimi.

‘Dışarıdan’ gelen ünlü jüri üyelerimiz de oylamanın nasıl şeffaf olduğunun en iyi tanıkları...

Sosyal medyanın adaleti

5 yaşındaki Ürdünlü çocuğu acımasızca tokatlayıp annesini tartaklayan eli kırılasıca adam sosyal medyada tepkiler yükselince;

Gözaltına alınıyor ve serbest bırakılıyor...

Sosyal medyada tepkiler sürünce;

Yeniden gözaltına alınıp ev hapsi veriliyor...

Sosyal medyada tepkiler bitmeyince;

Tutuklanarak cezaevine gönderiliyor...

Bu işte bir yanlışlık yok mu arkadaşlar?

Son yıllarda adalet, sosyal medyadaki tepkilere göre işlemeye başladı.

Tepki çoksa Cumhuriyet Başsavcılığı cezaya itiraz ediyor, iş tutuklamaya karar varıyor...

Tepki azsa en fazla bir ev hapsi çıkıyor...

Sayın savcılarımız, sayın hakimlerimiz lütfen adaleti sosyal medyanın bu kadar güdümüne sokmayınız...

Ya ilk verdiğiniz kararın arkasında durunuz ya da ilk cezayı toplum vicdanını rahatlatacak şekilde veriniz...

İkincisini tercih ederseniz bu tatsız durumlar hiç ortaya çıkmayacak zaten...

Biz kızımla çok muzırız!

Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler adlı kitabı daha önce iki kez yazmıştım...

Mutlaka çocuklarınıza, özellikle de kızlarınıza alın, okusun diye...

Dünyanın her tarafından büyük başarılar elde etmiş kadınların hikayesini çok iyi anlatıyor...

Biz kızımla uyumadan önce her akşam mutlaka bir-iki kadının müthiş başarı hikayesini okuyoruz diye...

Geçen hafta Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’nun kitabı muzır ilan ettiğini duyunca ağzım açık kaldı...

Önce inanamadım ama doğru...

Kurulun gerekçesi ne acaba, kitapta benim atladığım bir şey mi var diye merak ettim...

Yeterli gerekçe göstermeden almış kurul bu kararı...

Yani tam bir ben yaptım oldu kafası...

Hayır arkadaşlar kitabın neredeyse tamamını okumuş biri olarak, bu kitabın muzırlıkla falan ilgisi yok.

Tam aksine kız çocuklarına kendi ayakları üzerinde durmasını, tüm zorluklara rağmen neler başarabileceklerini, tarihte bunu başarmış kadınların hikayelerinden yola çıkarak öğretiyor.

Muzır Kurulu’nda yer alan arkadaşlara soruyorum; Kızların bunu öğrenmesinin nesi muzır olabilir arkadaşlar...

Unutmayın bir erkeği eğitirseniz bir adamı eğitirsiniz... Bir kadını eğitirseniz tüm toplumu eğitirsiniz...

Çünkü bugünün küçük kızları yarının anneleri olacak ve bu toplumun geleceğini yetiştirecekler...

Asilikten bu kadar korkmayın... Ha bu arada söyleyeyim, siz muzır ilan ettikten sonra kitabı yeniden raftan indirdik, kızımla muzırlık yapmaya devam ediyoruz...

Bu hangi Mucize?

Bu hafta sonu 7. Koğuştaki Mucize adlı film vizyona giriyor. 7 yaşındaki kızıyla aynı zeka yaşına sahip bir babanın adalet anlayışını anlatıyor film.

Fragmanı etkileyiciydi, açıkçası Aras Bulut İynemli’nin performansını çok merak ediyorum.

Buraya kadar her şey tamam da filmin afişini ilk gördüğümde kafam karıştı benim.

“7. Koğuştaki” yazısı küçük, “Mucize” büyük olarak yazılmış afişlerde...

Mucize kimin filminin adı peki?

Mahsun Kırmızıgül’ün 6 Aralık’ta vizyona girecek filminin...

7. Koğuştaki Mucize’yi gördüğümde inanın Mahsun, vizyon tarihini öne çekti sandım...

Ama öyle bir şey yok... İkisi de ayrı Mucize...

Kafa karışıklığını bilerek mi yaratmak istediler bilemiyorum ama 7. Koğuş’çuların bir karışıklık yarattığı kesin...

Tebrikler Varol...

Yıllarca Türk animasyonları yapılmalı diye yazılar yazan biri olarak sevgili dostum Varol Yaşaroğlu’nun Kral Şakir’le yakaladığı başarıyla gurur duydum...

Kral Şakir ilk 3 günde 504.303 seyirciyle açılış yaptı...

Türkiye’de yerli ve yabancı animasyonlar içinde tüm zamanların en iyi açılışını yapan çizgi film olmuş bu...

Türk animasyon çizerleri duvarları yıktılar artık, TRT Çocuk’ta da çok güzel işler yayınlandığını her zaman söylüyorum.

Kral Şakir: Korsanlar Kralı ise bu işin zirvesi oldu.

Geçen yıl vizyona giren ilk Kral Şakir’i 347 bin kişi izlemişti.

İkinci film daha ilk 3 günde 500 bin barajını aştı.

Tebrikler... Tebrikler...

Bir çizgi filmin bu gişe rakamlarına ulaşması diğer yapımcıları, yaratıcıları da cesaretlendirecektir.

 

 

 

 

 

X