"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Laptop tüm uçuşlarda neden yasaklanmıyor?

Madem uçaklardaki laptop yasağı meselesi ciddi...

 Madem Amerika, Türkiye ve 8 Müslüman ülkeden sonra Avrupa’dan yapılacak tüm uçuşlara da laptop yasağı getiriyor...
Neden dünyadaki bütün uçuşlara iç hatlar, dış hatlar dahil olmak üzere laptop yasağı konmuyor?
Avrupa ve Türkiye’den Amerika’ya uçarken laptop’a bomba yerleştirme ihtimali olan terörist, Roma’dan Paris’e uçarken neden yapmasın bunu?
Ya da Berlin’den Münih’e, Ankara’dan İzmir’e uçarken?
Yasak Avrupa’yı da kapsadığına göre, demek ki laptop meselesinin bizim inandığımız gibi THY’nin dünyadaki yükselişini kesmenin, üçüncü havalimanı öncesinde Türkiye’yi baltalamanın ötesinde bir ciddiyeti varmış...
Öyleyse dünyadaki tüm uçuşlarda yasaklanması gerekmiyor mu bunun?
Belki de yakında laptop’lu terör saldırısıyla bir uçak düşürülecek ve hepimiz Trump’ın öngörüsünü alkışlarken yasak dünyaya yayılacaktır...

Yürüyen merdiven

Bu AVM’lerin, metroların yürüyen merdivenlerinden çekindiğim kadar başka bir şeyden çekinmiyorum.
İnsan iki küçük çocukla binince daha da tedirgin oluyor.
Bacağı mı sıkışacak, elini mi kaptıracak diye...
Dün Hürriyet’te, eylül ayında AVM’nin yürüyen merdivenine elini kaptıran çocuğun davasının haberi vardı. Otomatik olarak durmamış merdiven, çocuk iki ameliyat geçirmek zorunda kalmış, davası sürüyor.
Dün metroda 9 yaşındaki çocuğun ayağı sıkıştı merdivene, itfaiye uzun uzun uğraştı kurtarmak için.
Bakımları mı yapılmıyor, önlem mi alınmıyor, biz mi dikkat etmiyoruz bilmiyorum ama bu yürüyen merdivenler ciddi bir meselemiz haline geldi.

Sen de bunu
yaparsan Cengiz...

Geçen gün “Haluk Bilginer de bunu yaparsa” diye yazdığım yazıdan sonra bu kez de kendimi eleştireceğim...
Akbank’ın Gönüllüler reklam filminde Haluk Bilginer’in ‘raakım’ diye söylediği kelimenin doğru telaffuzunun ‘rakım’ olduğunu yazmıştım.
Kimseye danışmadan, sormadan, işin uzmanlarından fikir almadan...
Çünkü kendimden emindim!
Yükseklik anlamındaki kelimenin ‘rakım’ diye okunduğundan şüphem yoktu.
Meğer değilmiş.
Doğrusu Haluk Bilginer’in reklamda okuduğu şekilde, a harfini uzatarak ‘raakım’ diye okumakmış.
İşin uzmanlarına sordum, tiyatroculara danıştım, Haluk Bilginer’in haklı, benim haksız olduğumu söylediler.
Böylece bir kelimenin doğru okunuşunu usta oyuncudan öğrenmiş olduk.
Hazır ‘raakım’ kelimesi vesile oldu, Akbank’ın bu reklamıyla ilgili de bir şey söyleyeyim.
“Bir ülke sadece ekonomisiyle değil kültürüyle, sanatıyla, eğitimiyle zenginleşir” diyor Akbank bu reklamda.
Altına imzamı atıyorum.
Bu alanlarda sayısız projeye imza attıkları için de kendilerini kutluyorum.
Raakım tartışmasında arada kaynamasın...

Ertuğrul Özkök bu tokada ne diyecek?

Öfke kontrolü olmayan, tribünlerde holigan gibi ona buna saldıran, rakip yöneticilerle küfürleşen, seyirciyi azarlayan, rakip takımın başkanını tokatlayan biri Türkiye’nin en büyük kulüplerinden birinin başkanı, yöneticisi olabilir mi?
Böyle biri, kulübünüze başkan diye önerilse kabul eder misiniz?
Öyleyse başkanınızın bunları yapmasını nasıl kabul ediyorsunuz?
En başta Fenerbahçelilerin Aziz Yıldırım’ın yaptığı bu çirkinliğe, kabadayılığa, zorbalığa itiraz etmesi gerekiyor...
Dağ başı mı burası?
Ne demek rakip takımın başkanını tokatlamak?
Sebebi ne olursa olsun, istersen yerden göğe kadar haklı ol, bir spor müsabakasında rakip takımın başkanını to-kat-la-ya-maz-sın.
Hele bunu “Gereğini yaptım, yine yaparım” diye pişkince hiç savunamazsın.
Şekerin varsa bu işi yapmayacaksın. Bu işe önce Fenerbahçeliler en büyük tepkiyi göstermeli. Sonra da kulüpler, federasyonlar, tüm başkanlar...
En ağır şekilde de cezalandırılmalı.
Hayır, Ertuğrul Özkök her maçı yan yana izlediği Aziz Yıldırım’ın bu tokadını savunur mu acaba diye korkmuyor değilim...

Kaybedenler kulübü

1- Eser Yenenler: Üç adamın ‘sevimli’ çocuğuydu... Zaten komikliği tartışılır durumdaydı, şimdi sevimliliği de gitti.
İlişkisi olan arkadaşına yardım ve yataklık etmek suçundan tüm kadınların gözünde karizmayı fena çizdirdi...

2- Murat Boz: Aslı Enver’le ilişkisinin bittiğini deklare ettikten sonra bu haltı yemeye kalksa yine anlaşılır bir durum olacaktı...
Şimdi romantik âşık halleri de gitti. Aslı Enver’den sonra Candan kardeşleri tercih ederek tüm kadınların gözünde karizmayı fena çizdirdi...

X