"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Katarlı Digiturk nasıl maç yayınlayacak?

İki yıldır TMSF’nin yönettiği Digiturk, Paris Saint-Germain futbol takımının da sahibi olan Nasser Al-Khelaifi’nin şirketi beIN Media Grup’a satıldı. Digiturk’ü de Katarlılar aldı...

Ancak ne kadara alındığını TMSF henüz açıklamıyor. Bayram sonrası açıklanması bekleniyor. Benim merak ettiğim, Katar sermayesinden sonra Digiturk’ün yayıncılığının nasıl olacağı... Canlı maç yayınlarında ekranı küçültüp reklam vermeye ya da
tribün görüntülerinin üzerine reklam bindirmeye devam mı edecekler, yoksa uluslararası standartlarda olduğu gibi reklamsız maç mı izletecekler bize? Ben 10 yılı aşkın bir zamandır sürdürdüğüm Lig TV aboneliğimi
geçen yıl iptal ettirdiğimi yazmıştım zaten. Tekrar abone olup olmayacağıma, hatta Digiturk’ü toptan söküp sökmeyeceğime Katarlı yöntemin tavrına göre karar vereceğim. Çünkü Digiturk’ün sorunu sadece Lig TV de değil, yüksek ücrete karşı
sıradan kanallar izletme problemi de var bu platformun...

ATAKÖY RANTI

Ataköy’de yolun üst tarafında bulunan siteler yıllarca mücadele ettiler, binalarına pankartlar astılar, eylemler yaptılar, davalar açtılar. Deniz tarafında bulunan bölümün imara açılmaması için. Geçmiş olsun...

Orada kocaman bir otel yükseliyor şimdi. Odalarının herhalde tamamı deniz manzaralıdır, oh ne güzel leb-i derya!.. Daha da kötüsü hemen yanında tarihi baruthanenin bulunduğu arazi de elden gitmiş. İkisi 80 metre yüksekliğinde, diğerleri 40 metre 7 blok inşaatı yapılacakmış buraya. Bakırköy, Ataköy... Benim çocukluğumun geçtiği yerlerdi oralar. Özal zamanında ilk AVM’miz Galeria kurulduktan sonra hızla değişmeye başladı her şey. Marina, oteller darken Ataköy sahili toptan elden çıktı. Yolun üst tarafında benim çocukluğumdan beri olan deniz manzaralı siteler boynu bükük kaldı. Gerçek Ataköylülerin elinden Ataköy çatır çatır alındı. Rant hırsı, betonlaşma, bitmeyen bir imarlaşma sahilin en güzel, en mutena semtini bitirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı döneminde bir ara dikey değil yatay yapılaşmadan bahsediyordu hep değil mi... Sanki bu gökdelenleri biz dikmişiz her yere gibi...

Bu evlilik neden yapıldı?

Ece Erken’in daha düğün günü istenmeyen gelin olduğu ortaya çıkmıştı. Kayınpederiyle tartışmaları yazılmıştı. Şimdi boşanma dilekçesinden öğreniyoruz ki... Aile tarafından baskı da varmış, şiddet de. Hamileyken bile dayak yediğini söylüyor. Benim anlamadığım nokta şu; daha ilk günden böyle olacağı belli bir evliliği neden yapar insan? Daha başından anlaşamayacağı belli olan birinden neden çocuk yapar insan?.. Bile bile yanlış yola niye girer insan? Sakın ha, aşktan gözü kör olmuştur demeyin bana...

Arda, Katalan milliyetçisi olur mu?

Barcelona kulübünün Katalonya bağımsızlığını en çok savunan kurumlardan biri olduğunu bilmeyen yok. Katalanca konuşurlar, Katalanca yayın yaparlar. “İspanya’dan her halimizle farklıyız biz” derler... İspanyolca bilen birinin Katalanca anlaması bile zordur, daha zor bir dildir. Şimdi hâl böyleyken, tam da kraliyetin şehrinden; Madrid’den Barcelona’ya geçti Arda. Orada ev tutacak, orada yaşayacak. Basın mensupları Katalanca sorular soracak ona, sokakta Katalanca’yla muhatap olacak. Sonunda bir Katalan milliyetçisi olacak mı, yoksa Madrid’de geçirdiği yılların etkisiyle İspanya’nın bütünlüğünü mü savunacak?.. Arda’ya yaşayacağı şehrin, oynayacağı kulübün kültürünü daha iyi anlaması için George Orwell’ın “Katalonya’ya Selam” kitabını okumasını tavsiye ederim.

X