"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Kadınlar beğenmedi, erkekler beğendi...

Eliz Sakuçoğlu’nun sevgilisi Beran Benan’la çektirdiği fotoğrafı sosyal medyada görünce; “Konsey tatil yapmaz arkadaşlar” diyerek bizim Magazin Konseyi’ne bir çağrıda bulundum...

“Nasıl buldunuz fotoğrafı” diye sordum...
Etrafımdaki kadınlar beğenmemişti bu kareyi, erkekler beğenmişti...
Bizim Magazin Konseyi’nde de durum farklı olmadı.
Onur Baştürk: Çok seksi, film karesi gibi bir poz...
Az sonra 9,5 Hafta’nın Türk versiyonunu çekeceklermiş gibi...
Ama üzerinde düşünülmüş, çeken kişi “Şöyle durun, Eliz sen şöyle atla sevgilinin üstüne” demiş kesinlikle...
Bu yüzden moda çekimi soğukluğunda, hafiften prodüksiyonlu bir samimiyet ve erotizm de içeriyor...
Melike Karakartal: Yorumlarda Eliz Sakuçoğlu’na çok yüklenmişler. Böyle bir fotoğraf paylaşınca çirkin tepkiler alacağını da az çok önceden tahmin etmiştir, dolayısıyla çok aldırdığını veya üzüldüğünü zannetmem...

Kadınlar beğenmedi, erkekler beğendi...

Öte yandan ben böyle “mutluyuz”, “çok aşığız”, “ikinci yarımı buldum” fotoğrafları gördüğüm zaman altında biraz “mesaj kaygısı” arıyorum açıkçası.
Ama fotoğrafı estetik bulduğumu söyleyemeyeceğim, ikisinin daha güzel fotoğraflarını görmüştüm.
Ömür Gedik: Bu poz kimbilir kaç fotoğraf arasından seçilmiştir...
Belli ki epey uğraşmışlar...
Ama bence duruşuyla, kıyafetiyle seksi değil hayli sakil duruyor.
Çok ergen ve saçma hareketler bunlar...
Hele ki Murat Boz’u kıskandırmaya bağlanacağı belliyken ne gerek vardı!
Amaç belli, sonuç belli...
Cengiz Semercioğlu: Nereden seçildiyse seçildi, kime mesaj verdiyse verdi, ne prodüksiyon yapıldıysa yapıldı...
Siz kendi beğenmediğiniz fotoğrafınızı paylaşıyor musunuz sosyal medyada?
Ben kareyi sevdim...
Erkeğin resmi, kadının spor kıyafetli olması da güzel...
İşten eve dönen sevgilinin boynuna atlar gibi...
Umarım herkesin boynuna atlayacağı böyle bir aşkı olur...

League of Legends’ta sadece Beşiktaş var

İki hafta önce İstanbul Volkswagen Arena’da League of Legends (LoL) adlı bilgisayar oyununun finali vardı...
Finalde Beşiktaş’ı 3-1 yenen Hakan Baş’ın takımı SuperMassive Kış Mevsim Şampiyonu oldu...
Karşılaşmayı 5 bin kişi salonda canlı takip etti, yüzbinlerce kişi internet üzerinden izledi, Digiturk canlı yayınladı...
Geçen yıl yazmıştım, Türkiye’de en hızlı ve en çok bilet satan organizasyon bu...

Kadınlar beğenmedi, erkekler beğendi...


Tam bir LoL çılgınlığı yaşanıyor...
Beşiktaş’ı tebrik ediyorum, çünkü üç büyükler içinde bu oyunu ilk fark edip takım kuran, e-spor’a yatırım yapan, hatta final oynayan ilk kulüp oldular...
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin hâlâ böyle bir takımı yok...
Oysa dünyada pek çok kulübün e-spor yatırımı var artık...

Nedir bu LoL?

◊ Buna e-spor deniyor; Türkiye’de kayıtlı 4 milyon sporcu, tüm dünyada ise 67 milyonu aşkın aktif LoL oyuncusu var...
◊ Oyun sektörünün büyüklüğü dünyada 100 milyar dolarla Hollywood’u çoktan geride bıraktı. Türkiye’de ise oyun sektörünün büyüklüğü 500 milyon doların üzerine çıktı.
◊ Türkiye’deki profesyonel e-spor’cular maç başına 1000 TL sabit maaş alıyorlar. Haftada iki maç oynayan sporcuların standart maaşlarının yanı sıra sponsor gelirleri de var, o yüzden gençlerin ilgisi büyük.
◊ Dünyada Riot Games organizasyonu olan League of Legends’ın e-spor müsabaka maçları Türkiye’de hafta sonları oynanıyor ve şu anda internet üzerinden lig boyunca canlı yayınlanıyor. Karşılaşmaları ortalama anlık 50 bin kişi takip ediyor.
◊ Türkiye’de LoL Şampiyonluk Ligi’nde şu anda 8 takım mücadele ediyor. Takımlarda 5 as oyuncu, 1 yedek oyuncu, bir de takım koçları bulunuyor.
◊ Maçlar en iyi kapalı arenalarda izleniyor. LoL’cular “Türkiye’de üzeri kapalı bir futbol sahası olsa, orayı da dolduracak durumdayız” diyorlar...
◊ Oyundaki karakterleri Cihan Ünal, Can Gürzap, Engin Alkan, Mazlum Kiper ve Murat Kosova gibi çok deneyimli isimler seslendiriyor.
◊ League of Legends’a ilgi gösteren ünlüler arasında Şahan Gökbakar, Arda Turan, Alex de Souza, Murat Dalkılıç, Eser Yenenler, İbrahim Büyükak, Oğuzhan Koç, Pelin Akil, Anıl İlter, Berkay, Bensu Soral, Emre Belözoğlu ve Can Bonomo var...
Not: Tüm bu bilgileri Riot Games Türkiye Direktörü Bora Koçyiğit’le geçen hafta yediğimiz yemekte öğrendim...

Yine, şov devam etmeli meselesi

“Annemi kaybettiğim gün sahneye çıktım” diyen ve bunu büyük marifetmiş gibi anlatan tiyatrocuları hep eleştirdim, eleştirmeye de devam edeceğim...
Meğer Metin Akpınar Usta da öyleymiş...
Konuk olduğu Hasan Bülent Kahraman’ın programında anlatmış, Hıncal Uluç’un yazısından öğrendik...
Metin Abi’nin yaşadığı daha da beter, “Bunun ötesi olmaz” dedirten cinsten...
Annesini ölüm döşeğinde bırakmış...
Yanağını okşamış, “Ben oyuna gidiyorum, dönene kadar ölme” diyerek...
Oyuna çıkmış, rahmetli Zeki Alasya’nın gözlerini nemli görünce “Öldü mü?” diye sormuş...
“Evet” demiş Zeki Alasya, sahnede oyuna devam etmişler...
Perde açılmalı, şov devam etmeli saçmalığını onlarca kez yazdım, eleştirdim...
İnsan kendine neden bu zulmü yapar?
En sevdiği yakınını ölüm döşeğinde neden bırakır, neden cenazesine gidemeyip sahneye çıkar?
Bu kadar mı önemli şu sahne denilen meret...
Yapmıyorum kardeşim, sahneye de çıkmıyorum, oyun da oynamıyorum, yasımı tutacağım diyen bir oyuncu yok mu?
Ve bu konu hep böyle kutsanarak anlatılmaya devam mı edilecek bize?

Kadınlar beğenmedi, erkekler beğendi...

Bu nasıl iş Moko?

Buradan kalktık, ta Paris’e gittik...
Şevval Sam’la Enrico Macias buluştu...
Birlikte stüdyoya girdiler, Ne Me Quitte Pas’yı Enrico Macias Fransızca, Şevval Sam Türkçe okudu...
Birlikte düet yaptılar...
Enrico Macias’ın oğlu şarkıyı düzenledi...
Hep birlikte şaraplar içtik, yemekler yedik, güldük, eğlendik... Sonra?
Şarkının telif haklarına sahip olan edisyon şirketi, Zeki Müren’in yıllar önce yazdığı Türkçe sözleri beğenmediği için izin vermemiş...
Dün piyasaya çıkan Zeki Müren şarkıları albümünde bu yüzden Enrico Macias-Şevval Sam düeti yer almadı...
Bu nasıl iş Moko (Murat Yıldırım)? İnsan tüm bunları yapmadan edisyon şirketine başvurup gerekli izinleri almaz mı? Hele tüm bunların üzerine “Enrico Macias’ın Şevval Sam’ın yorumunu beğenmediği” dedikodusunun çıkması, Şevval’a yapılmış büyük bir haksızlık...
Ben şahidiyim olayın...
Enrico Macias’ın Şevval’in sesini, yorumunu nasıl beğendiğine, birlikte çalışmayı teklif ettiğine ben bizzat tanık oldum... İşte bu akşam birlikte Zorlu’da sahneye çıkacak Şevval ve Enrico... Velhasıl çok güzel bir çalışma ve tüm emekler çöpe gitmiş oldu...

X