"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

İrfan mı haklı İsmail mi?

Kanal D’nin sabah haberlerini sunan İrfan Değirmenci’yle, Fox’un sabah haberlerini sunan İsmail Küçükkaya, Twitter’da “kim birinci” tartışmasına girdiler...

İsmail Küçükkaya, “Bütün kategorilerde tam 14 haftadır açık ara, tartışmasız reyting birincisiyiz” diyerek tartışmayı başlattı.
İrfan Değirmenci de “Sevgili Küçükkaya, taklitler aslını yaşatır bilirsin. Sayılarla yalan söylemek sanattır, onu da bilirsin” diye yanıt verdi.
Tartışma uzayıp gitti...
Sabahın köründe kendimi dışarı attığım için ikisinin de haber bültenini izleyemiyorum ama reyting raporlarına bakarak bu tartışmada kimin haklı olduğunu söyleyebilirim.

Yeni bir tartışma değil bu

Bugün konuştuğumuz isimler yeni olsa da Türk televizyonculuğunda bu tartışma çok eskidir.
Yıllarca Reha Muhtar’la Ali Kırca, rahmetli Mehmet Ali Birand’la Uğur Dündar bunu tartıştılar...
Ekranda reyting almanın iki “kolay” yolu vardır.
1- Karşında yayınlanan rakibinle aynı anda yayına başlarsın (bunun daha garantilisi 5-6 dakika önce başlamaktır) ve rakibinden daha sonra yayından çıkarsın. Bu sana rakibin yayında yokken daha fazla reyting toplama fırsatı verir...
2- Yayınının içindeki reklam kuşaklarını atarsın... Bu sana seyirciyi kaçırmadan kesintisiz yayın yapma ve rakibin reklamdayken reytingi toplama fırsatı verir.
Şimdi gelin hangisi bu kolay yola sapıyor bir bakalım.

45 dakika fazla...

İsmail Küçükkaya da, İrfan Değirmenci de 06.45’te yayına başlıyor. En fazla 1 ya da 2 dakika öne çekiyorlar girişlerini ki bu o kadar önemli değil...
“Fair” bir rekabet başlıyor önce...
Peki sonrası?
İrfan 09.15’de yayını bitiriyor; İsmail 10.00’da...
Yani bir program süresi kadar, 45 dakika tek başına, rakipsiz koşuyor ekranda İsmail...
Bu sürede de reytingleri topluyor.
Bu neye benziyor biliyor musunuz: Düdük çalmış ve boks maçı 09.15’te bitmiş, İrfan köşesine çekilmiş, İsmail 45 dakika daha yumruk atıyor.
Sonra da “Ben maçı kazandım” diyor...
Kusura bakma İsmail, işte bu yaptığın hiç “fair” değil...
İrfan’ın “elmalarla armutlar toplanmaz” diyerek söylemeye çalıştığı tam da bu...
06.45’te başlayıp 09.15’te biten bir programla...
06.45’te başlayıp 10.00’da biten bir program, aynı tarz olsa da kıyaslanmaz televizyonculukta...

Reyting kadar kârlılık da önemli

Gelelim reklam kuşaklarına... Diziler ilk bölümlerinin içine çoğunlukla reklam kuşakları almazlar.
Seyirciyi hiç kaçırmamak ve dizinin ilk bölümünü rakipleri karşısında daha avantajlı hale getirmek için...
Kanal büyük zarar eder ama sonraki haftaları garantiye amak için bir bölüm buna katlanır.
İrfan’la İsmail’in rekabetinde de reklam kuşaklarına bakmak gerekiyor.
Hangisi reklam kuşağını kaldırıyor, hangisi reklam kuşaklarıyla oynayamıyor.
Kanal D’nin reklam kuşaklarını oynatmayacağını biliyorum.
Bir de yayıncılıkta reyting kadar kârlılık da önemlidir.
İrfan’ın programının İsmail’in programından daha kârlı olduğuna iddiaya girerim...

Centilmenlik lazım

İsmail’in daha uzun süre etkisiyle reytinglerde İrfan’dan daha iyi olduğu doğrudur.
Ama televizyonculuk “trikleriyle” elde edilen bu galibiyeti büyük bir başarı olarak sunmak doğru değildir.
Kaldı ki İsmail’in de yayıncılık yaptığı sabah kuşağında güçlü habercilik yapılması, İrfan Değirmenci’nin Fox’taki başarısıyla oldu.
Tabii en büyük pay sabah kuşağında İrfan’ı da, Fatih Portakal’ı da, İsmail’i de keşfeden Fox’un Haber Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ündür...
İsmail’i de İrfan’ı da gerçek hayatta centilmen olarak tanıyorum...
Haberciler olarak misyonları reyting kavgası yapmak değil, büyük kanalların sabah kuşağında yeniden doğan sabah haberciliğinin çıtasını birlikte yükseltmek olmalı...

HAYRİ İNÖNÜ, NİŞANTAŞI’NA BU KARANLIK YAKIŞIYOR MU?

Tamam Şişli Belediyesi’nde Başkan Hayri İnönü’nün gündemini şu aralar Sarıgül işgal ediyor, tamam kafası rahat değil ama...
Nişantaşı’na da bu karanlık yakışıyor mu?
Mustafa Sarıgül döneminde yıllarca İstanbul’un yılbaşı eğlence merkeziydi Nişantaşı ve Abdi İpekçi...
Haftalar öncesinden süslenir, yılbaşı gecesi şehrin en büyük sokak partisi orada yapılırdı.
Önceki akşam geçtim Abdi İpekçi’den, karanlıklar içindeydi.
Bu yılın büyük yılbaşı partisinin Beşiktaş Belediyesi tarafından Nispetiye Caddesi’nde, Akmerkez odaklı yapılacağını yazmıştım daha önce...
Ancak Nişantaşı’na da bu karanlık yakışmıyor Sayın Başkan...
Yılbaşı gecesi parti yapmayacaksanız bile hiç değilse şimdiden biraz ışıklandırın Nişantaşı’nı...

X