"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

İftarın magazini böyle yapılır

Önceki akşam Cumhurbaşkanı Erdoğan sanat ve spor dünyasına iftar yemeği verdi.

Artık kimse Erdoğan’ın davetlerine icabet eden sanatçıları tartışmıyor.
Ülkenin Cumhurbaşkanı davet etmiş, gitmeyen gitmez de, giden sanatçılara da hiçbir şey denemez.
Peki Erdoğan için güzel bir PR çalışması olacak böyle bir geceyi, yandaş basının çok güzel vermesi, geceyi detaylarıyla anlatması gerekmez mi?..
Vallahi onu bile yapamıyorlar.
Gazetecilikleri bu kadar...
Ben geceyle ilgili en güzel detayları nereden öğrendim biliyor musunuz; Hürriyet Magazin’den...
Dünkü ikinci sayfayı tamamen bu iftarın perde arkasına ayırmıştı Selim Akçin.
Diğer gazetelerde sadece fotoğraflar varken;
* İftarın gece yarılarına kadar sürdüğünü, Fatih Terim, Acun Ilıcalı ve Rıdvan Dilmen’in sahura da kaldığını...
* Mustafa Ceceli’nin ezanı kürdi makamında okuduğunu, Cumhurbaşkanı’nın “Bizi alıp nerelere götürdün öyle” dediğini...
* Acun’un geceyi “Güzel samimi bir akşamdı” şeklinde değerlendirdiğini...
* Erdoğan’ın Sibel Can’ın oğluna “Ülkemizin sizin gibi gençlere ihtiyacı var” dediğini...
* Zerrin Özer’in yemeğe tekerlekli sandalyeyle katıldığını...
Hepsini ve fazlasını Hürriyet Magazin’den öğrendim.
Erdoğan, bir tarafa dünkü Hürriyet’i, diğer tarafa yandaş medyanın tamamını koyup, “İftarın magazinini bile yapmaktan acizsiniz” diye fırça kaysa, vallahi haklı beyler...
İftarın magazinini dört dörtlük yaptığı için bizim ekibe kocaman bir alkış.


10 saatte Kos

Bizim turizmciler kusura bakmasın ama ben de bir Yunan adasını yazacağım; ilk kez gittiğim Kos’u...
* “En iyi tekne arkadaşının teknesidir” diyerek, Gökçin’in teknesiyle 20 dakikada geçtik Kos’a. Ama teknesi olan arkadaşınız olması gerekmiyor, 20 dakikada geçen feribotlar da var...
* Ha Bodrum’dan Datça’ya gitmişsiniz ha Kos’a... Kos da sanki bizim buralardan bir yer gibi. Herkes Türkçe konuşuyor. Sokaklar Türklerden geçilmiyor.
* Ama küçük bir farkı var; anında bir Batı yakası havası seziyorsunuz; Rahatlığıyla, sakinliğiyle, gerginlikten uzak sokaklarıyla…
* Caravelle Restoran’a gittik, lezzetli... Dört kişi 160 Euro ödedik hesaba. Adam başı 120 lira. Sudan ucuz değil ama bizim yakadan ucuz...
* Türkiye’den gelen yatlara hizmet veren, Türk sosyetesini Kos’taki eli ayağı olan acentenin sahibi Seda’yla tanıştım. Çılgın ve dünya tatlısı yarı Türk yarı Greek olmuş bir kadın. Türkiye’den kalburüstü tanımadığı, hizmet vermediği isim yok. Ama ser verip sır vermiyor. Bir-iki ilginç hikâye anlatsa da asla isimleri vermiyor. Yat sahibi Türk burjuvazisi; bu kadına güvenebilirsiniz, ne kadar uğraşsam da ağzından laf alamadım...
* Kos’un kuzeyinde bir termal su kaynağı var. Suyun içine girmek yürek ister, kaynama noktasında neredeyse... Belli ki buradan Datça’ya uzanan bir fay hattı kaynağı. Kükürt banyosu yapmak isteyen turistlerden geçilmiyor.
* 10 saat kalıp döndüm Kos’tan, en kolayından yurtdışına turistik bir seyahat işte...

İftarın magazini böyle yapılır

Yunanistan’ın battığının resmidir!

Yunanistan battı bitti deniyor da, 10 saatlik Kos gezisinde öyle bir hava hissetmedim ben.
Bankamatikler de çalışıyor, kredi kartı da geçiyor.
Belki ada havasının etkisiyle kriz kimsenin umurunda değil...
Buraya kadar gelmişken bir kriz fotoğrafı çekmeden olmaz dedim ve bu fotoğrafı çektim.
“Yunanistan’da taksiler benzin bulamayınca eşek taksiler devreye girdi” başlıklı bir asparagas haber patlatırım dedim.
İşin şakası bir yana Kos’taki termal küçük göle inen yer burası...
Dik bir yokuş olduğu için eşeğin sırtında inip çıkmak tek yön 5, gidiş-geliş 7,5 euro...
Yani fotoğrafın Yunanistan kriziyle herhangi bir ilgisi yoktur...


Rüya kadro: Meryem, Ozan, Belçim, Okan

Rüya kadronun buluştuğu bir film geliyor bu sezon: “Annemin Yarası”...
Rüya kadro dediğim; Meryem Uzerli, Ozan Güven, Belçim Bilgin ve Okan Yalabık...
Bu dörtlüye müthiş oyunculuğuyla Bora Akkaş eşlik ediyor...
Nereden mi biliyorum müthiş bir film geldiğini; iki gün boyunca Belgrad’da filmin setindeydim de ondan.
Sabahlara kadar çekimdeydim.
Sahneleri izledim... Kamera arkasına geçtim...
Kelebek’in bayram röportajları geleneksel hale geldi artık, işte o setten izlenimler, röportajlar da bayramda Kelebek’te olacak.
Bayram boyunca Kelebek’i kaçırmayın derim...

İftarın magazini böyle yapılır

X