Hobeika dikti Cansu giydi...

Ünlü Lübnanlı modacı Georges Hobeika’nın Paris’teki özel defilesine Cansu Dere’yi davet ettiğini yazmıştım pazar günü...

Haberin Devamı

Bu davetin bir nedeni daha varmış...
Geçen yıl Cansu Dere’nin L’oreal Paris’in güzellik elçisi olarak gittiği Cannes’da kırmızı halıda giydiği tulum elbisesi meğer Hobeika imzalıymış...
Hobeika bu Cannes fotoğraflarını görüp elbisenin Cansu’ya çok yakıştığını düşünmüş ve son defilesine de bu yüzden davet etmiş...
Pazartesi günü Paris’te yapılan defileye katıldı Cansu...
Ünlü modacı Hobeika, Cansu’nun çok güzel ve etkileyici olduğunu söyledi...
Haksız sayılmaz...
Çünkü Hobeika’nın tasarımları çok yakışıyor Cansu Dere’ye...
Bakın Paris’teki davette giydiği üstü transparan bu siyah elbise de Hobeika’nın haute couture koleksiyonundan...
Haksızsam söyleyin...

Geleneksel aile ayarı!

Televizyonunuzun ayarlarıyla oynamayın çünkü artık geleneksel aile ayarımız var...
Neyi nasıl izleyeceğimizi, neyi ne kadar görmemiz gerektiğini birtakım abiler bizim adımıza belirleyecekler...
Verecekler ayarı bize...
Verecekler ayarı...
Biz de televizyonu ona göre izleyeceğiz...
Sanki bugüne kadar durum çok farklıydı da bir de geleneksel aile ayarı çıkardılar başımıza...
Zaten onu bunu buzlatıyor RTÜK...
Sevişmeyi falan geçtik öpüşmeye bile karışmaya başladılar...
Şimdi böyle muğlak bir tanımlamayla neler yaparlar kim bilir...
Dizinin yok şurası geleneksel aile yapısına ters...
Programın burası geleneksel aile yapımıza uymaz...
Türk ailesine bu gitmez...
Bu gider...
Neye göre, kime göre...
Geçenlerde yaptığım röportajda ilk olarak Taylan Biraderler dikkat çekmişlerdi; “Sürelerin uzunluğu, çalışma şartları falan değil dizilerin en büyük problemi sansür” diyerek...
“Mesela Behzat Ç.’yi bir daha kimse çekmeye cesaret edemez artık” diyerek...
Çok haklılar...
Geçenlerde Kadir İnanır da dizilerde sansür olduğunu söyledi...
Şimdi geleneksel aile ayarıyla bu iklim daha da ağırlaşacak...
Bırakın Behzat Ç.’yi, belki bir yasak aşkın hikayesi bile anlatılamayacak...
Yasak aşk da geleneksel aile yapımıza fena halde terstir sonuç itibarıyla...

Haberin Devamı

Nedeni bilinen otobüs kazaları

Önceki sabah Dolmabahçe’den Beşiktaş’a doğru gidiyorum otomobille...
Önümde bir halk otobüsü, belediye otobüsünü sollamaya çalışıyor...
O yolu bilenler bilir...
İki şerit gidiş iki şerit geliş, iki tarafı ağaçlıklı, kıvrımlı bir yoldur...
Tam virajı dönerken iyice gaza yüklendi halk otobüsü, şöyle bir devrilecekmiş gibi yan yattı ve belediye otobüsünü sollayıp geçti...
Plakasını aldım: 34 AG 8865...
23D hattında çalışan bir halk otobüsü...
Hemen “Alo 153 Beyaz Masa” hattını aradım, şikayet ettim...
Dolmabahçe yolunda kaç defa kaza oldu, daha geçen yaz belediye otobüsü karşıdan gelen araca çarpıp iki turistin ölümüne sebep oldu...
İşte dün sabah Boğaziçi Köprüsü bağlantı yolunda özel halk otobüsü kontrolden çıkıp bariyerlere bindirdi...
“Bilinmeyen bir nedenle kontrolden çıktı” deniyor haberlerde...
Biliniyor efendim, biliniyor...
Deli gibi hızlı gittikleri, hiçbir kuralı takmadıkları, Dolmabahçe yolunda bile sollama yaptıkları için...
Bakalım 153 Beyaz Masa’nın da işe yarayıp yaramadığını göreceğiz...

Haberin Devamı

En komik karakteri yanlış yazmışım...

Önceki gün Dedemin Fişi’nin en komik 10 karakterini yazmış ve birinci sıraya filmdeki Hicri’nin eşi Üzerlik’i koymuştum...
“Kocasına ‘Hicri, Hicri’ diye seslenmesi bile yeter, çok komik ve rüyalarınıza girebilecek kadar sinir bozucu” diyerek...
Ama bir karışıklığa imza atarak bu rolü oynayan oyuncunun adını Zeynep Kankonde olarak yazmışım...
Oysa doğru isim Özlem Tokaslan olacaktı...
Zeynep Kankonde filmde başka bir rolde, Özlem Tokaslan ise Üzerlik’i oynuyor...
Ve çok da başarılı bir performans sergiliyor...
Bir kez daha Dedemin Fişi’nin en komiği olduğunu söyleyeyim...

Sömestr yazıları Haydi yüzmeye...

Kardan kıştan korkmayın, hava soğuk çocuklar üşür demeyin...
Sömestr tatilinde yapılacak en güzel şeylerden biri de çocuklara yüzme öğretmek...
Bebekler ve çocuklar için yüzme dersleri veren bir yüzme okulu var Etiler’de...
Biz kızımla geçen kış gitmeye başladık, bu kış da devam ediyoruz...
Eski yapımcı, Endemol’ün eski genel müdürü Ansı Elagöz’ün iki kızı için kurduğu ve bir anda ilgi gören bir okul oldu burası...
1991’de kurulan ve tüm dünyada 40’tan fazla merkezde bulunan Aqua Tots’un bir şubesi burası...
Deneyimli öğretmen yüzücüler, 6 aylık bebeklerden 7-8 yaşındaki çocuklara kadar yüzmeyi öğretiyor...
Geçen yaz Bodrum’da kolluksuz denize atlayıp, 1,5 metrelik havuzun dibine dalıyordu bizim kız...
İşe yaradığını garanti ederim yani...
Üç tarafı denizle çevrili bir ülkede yüzme bilmeyen çocuk mu olurmuş...

Yazarın Tüm Yazıları