"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Haklıyken, haksız...

.

◊ Orhan Kural iyi de, haklıyken haksız duruma düşmeyi çok iyi becerebiliyor...
◊ Ünlülerin peşinde koşarak her daim ünlü olmaya çalışıyor havası estiriyor...
◊ Kendi evini eğitime bağışlayınca, başkasından da aynı şeyi beklemenin hakkı olduğunu düşünüp yanılıyor...
◊ Sigara, alkol, uyuşturucu derken, okulların bile vergi verip vermediğini sorgulayacak kadar durumu abartıyor...
◊ Üniversite kapısındaki açıklamalarını cep telefonuyla kaydettirip ‘şov peşinde koşuyor’ imajını güçlendiriyor...
◊ Bir hoca olarak bu yollara tevessül etmemesi gerektiğini bilmiyor...
◊ Bu tür kişisel çıkışlarının dozunu artırdıkça söylediklerinin kıymeti azalıyor...

 

Vizeyi beklerken

Haziranda vize kalkacak mı hep birlikte merakla bekliyoruz...
Başbakan Davutoğlu bile, “Yürürlüğe gireceğini düşünüyorum” diyor...
Çünkü AB yan çizme noktasına geldi...
Biliyorsunuz ben başından beri bu anlaşmaya itiraz ettim, inanmadım, güvenmedim...
Olabileceğine ihtimal vermedim...
Hazirana kaldı şunun şurasında 40 gün...
Bu kadar sürede çözülemeyen vize meselesi 40 günde nasıl çözülecek de elimizi kolumuzu sallayarak Avrupa’ya gireceğiz aklı alan var mı?
Olmadığı için Başbakan bile, “Yürürlüğe gireceğini düşünüyorum” diyor...
İmzaları atılan bir anlaşma için ‘düşünüyorum’ yerine ‘olacak, yürürlüğe girecek’ demek gerekmiyor mu?
40 gün daha düşünelim bakalım...

 

 

İyi kalpli mafya...

İyi kalpli mafya mı olurmuş diyorsanız bu hafta vizyona girecek olan Babaların Babası’nda Menderes Samancılar’ı izleyin...
Hep işçi, kahya, memur gibi rollerde izlediğimiz Menderes Samancılar, ilk kez zengin birini canlandırıyor...
Mafyatik yöntemlerle kazandığı parasıyla son model arabalar alıyor, villalarda yaşıyor...
Ama uyuşturucu ve kadın ticaretine karşı olduğu için çok ‘vicdanlı bir mafya’ kendisi...
Mafyanın karanlık dünyasına esprili şekilde bakan bir komedi filmi Babaların Babası... Sezon yavaş yavaş biterken sinema salonlarında son kahkahaları atmak isteyenler için...

 

 

Beşiktaşlı olduğuniçin mi bana yüz vermiyorsun

Eşi Asena’dan boşanması, yaşadıkları çalkantılı evlilik derken Caner Erkin magazin basının en gözde futbolcusu oluverdi bir anda...
Boşandığından beri herkes onu birileriyle yakıştırıyor... Son isim Şükran Ovalı...
Dün basına yansıyan bu haber herkes gibi benim de dikkatimi çekti... İşin aslını öğrenmeye çalıştım, Ovalı’nın yakın çevresi net bir dille dedikoduyu yalanladı...
Ama sorup soruştururken başka bir dedikodudan haberdar oldum...
Magazin kulislerinde konuşulanlara göre Caner Erkin, neredeyse bir yıldır Şükran Ovalı’yı yakın takipteymiş...
Sosyal medyada takip edip birçok fotoğrafını like’lamakla kalmıyor, gittiği yerlerde de karşısına çıkıyormuş.
En şaşırtıcı kısmı şu...
Fenerbahçeli futbolcu, bu karşılaşmalardan birinde kendisine yüz vermeyen güzel oyuncunun yanına gidip “Bana Beşiktaşlı olduğun için mi yüz vermiyorsun?” diye takılmış...
Sonuç aynı, Şükran Ovalı bu espriye de kayıtsız kalmış.
Öte yandan dedikodunun, Caner Erkin’in Şükran Ovalı ile aynı apartmanda oturan bir kız arkadaşını ziyarete gitmesi nedeniyle çıktığı söyleniyor...
Sonuç...
Ne doğru ne değil bilemem ama görünen o ki Caner’i baş göz etmeden rahata ermeyecek bizim magazin basını...

Haklıyken, haksız...

 

Her şey benziyor artık...

Çağatay Ulusoy’un Colin’s reklamının Axe’tan, Levis’tan alındığı iddialarından sonra...
Şimdi de Kerem Bürsin-Serenay Sarıkaya’nın Mavi reklamının başka bir reklamdan esinlendiği iddiası var...
“Yaşasın” sloganıyla çıkan reklamın “Every Single Piece” şarkısının klibinden alındığı söyleniyor...

Haklıyken, haksız...

Klibi de, reklamı da izledim... Benzerlikler var mı? Var...
Bazı sahneler birebir örtüşüyor hatta...
Ama galiba bu benzerlik, alıntı, çalıntı iddialarında göz ardı etmemiz gereken bir şey var...
Her şey birbirine benziyor artık...
Çağrışımları, anlattıkları, çekim teknikleri, bakış açıları dünyanın dört bir yanında da üç aşağı beş yukarı aynı oluyor...
Sadece reklamlar için söylemiyorum bunu...
Sinema, TV, müzik, klipler hatta edebiyata kadar uzanan geniş bir yelpazede benzer durumlar var...

Haklıyken, haksız...

X