"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

En ucuz köprü mü?

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İzmit Osman Gazi Köprüsü fiyatıyla ilgili bir güzellik yapabileceğini açıkladı...

35 dolar olarak açıklanan, KDV’siyle 41.3 dolara çıkan, dünkü kurla 116 lira olan Körfez geçiş ücretine vatandaş isyan etmişti çünkü...
Şimdilik Bakan’ın iki dudağı arasındayız, bize ne kadar “güzellik” yapacağını bekliyoruz...
Bakan Yıldırım ayrıca köprü geçiş ücretini “emsallerine göre dünyanın en ucuzu” ilan etti...
Bir-iki örnek vereyim:
Norveç’te 18 dolar...
San Francisco Golden Gate, 7.5 dolar...
İngiltere Humber Bridge 2.1 dolar, Severn Bridge 10 dolar...
Hong Kong’ta 3.8 dolar...
Güney Kore’de, Çin’de ücretsiz...
Yunanistan’daki Rion-Antirion Köprüsü 15 dolar...
Fransa’da 7 dolar...
Bizim 41 dolara en yakın ücret; Kanada’daki 43 dolarlık Confederation Bridge ve Danimarka’daki 45 dolarlık Oresund Bridge (ki bu dünyanın en pahalı köprüsü olarak anılıyor)...
Yani Bakan’ın dediği gibi dünyanın en ucuzu falan değil en pahalılarından biri İzmit Körfez
Köprüsü...
Binali Bey’den, güzellik yaparken bu rakamlara bakmasını talep ediyoruz...

İzmir 3 saate düştü!

Yok mu artıran? Daha doğrusu azaltan...

Körfez geçişiyle İstanbul-İzmir arası 4 saate, 3,5 saate inecek derken süre Bakan Binali Yıldırım’ın dünkü açıklamasıyla 3 saate düştü...
Milliyet’te Serpil Çevikcan’a verdiği röportajda Yıldırım, fiyatta güzellik yapacağını söyledi ama;
“Pahalı bulan Körfez’i dolaşsın, gemiyle geçsin... Köprü sayesinde İstanbul’dan İzmir’e 3 saatte gideceksiniz” demeyi de ihmal etmedi...
Böylece İstanbul-İzmir arası resmi açıklamalarda 3 saate düşmüş oldu...
Otobanlar bitene kadar 2,5 saate, 2 saate düşer mi acaba?
Bu gidişle ışık hızıyla seyahat etmeyi icat edeceğiz galiba...

Def’aten...

Kiralık Aşk’ta kadın oyuncunun “defaten” kelimesini “tekrar tekrar” anlamında kullandığını ve bunun yanlış olduğunu yazdım...
Defaten’in; “Beklenmedik bir anda... Bir defada... Aniden” anlamına geldiğini söyledim...
Çok sevdiğim Erman Abi aradı (Doğuş Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erman Yerdelen)...
“Defaten senin yazdığın gibi değil apostroflu def’aten diye yazılır... Ayrıca ‘tekrar tekrar’ anlamına da gelir” dedi...
Kaynak olarak da İlhan Ayverdi’nin Misalli Büyük Türkçe Sözlük’ünü gösterdi...
“Elinin altında olmalı bu sözlük” dedi...
Konuşmamızdan 2 saat sonra kapı çaldı; bir özel kurye, elinde üç ciltlik “Misalli Büyük Türkçe Sözlük”le karşımda...
Erman Abi hemen yayınevinden buldurup aldırmış benim için...
Açtım baktım;
“Def’aten ba’de uhra: Tekrar tekrar, birçok defa” yazıyor...
Bendeki Ali Püsküllüoğlu’nun Türkçe Sözlük’ünde ve TDK’nın sitesinde ise bu yönde bir açıklama bulamadım...
Erman Abi’ye saygılarımı sunarak sözlüğü elimin altında bir yere koydum...
(İlhan Ayverdi, Misalli Büyük Türkçe Sözlük, Kubbealtı Yayınları, 3660 sayfa)

Akvaryum’a yüzde 30 zam ne demek?

Tamam serbest piyasa ekonomisi var...
Tamam herkes malına istediği fiyatı koyar ama bu işin bir de el insaf noktası var arkadaşlar...
İstanbul Akvaryum’a yapılan zam da el insaf dedirten cinsten...
Önceki gün bizimkiler Akvaryum’a gitti, her yıl birkaç kez gittiğimiz bir yer burası...
Giriş fiyatı yetişkin 46 liradan 59 liraya...
Öğrenci 32 liradan 39 liraya yükseltilmiş...
Yetişkin bilet fiyatına yüzde 30’a yakın, öğrenci ücretine yüzde 20’den fazla zam yapılmış...
Ülkede enflasyon oranı belli... Neye yüzde 30 zam geliyor da, çocukların aileleriyle eğleneceği bir yere yüzde 30 zam yapılıyor?
İki çocuklu bir aile gitse sadece bilet fiyatı 196 lira...
Otoparkı, yediği, içtiği 500 lira... Tatile mi çıkıyoruz?
Hadi yenilik yaparsınız, farklı canlılar getirirsiniz, tüketiciye ekstra bir hizmet sunarsınız yine anlarım yüzde 30 zammı...
Ama eskisinden daha kötü durumda Akvaryum...
Pek çok bölüm yenileme gerekçesiyle kapatılmış, camlar çizik içinde, içerideki balıklar görünmeyecek neredeyse, canlı sayısı daha da azalmış...
Kısa sürede eskidi Akvaryum...
Hediyelik eşya satılan dükkanda bile ürünlerin kalitesi düşmüş; peluş oyuncuklar yumuşak olması gerekirken plastik gibi...
Belli ki daha ucuz bir yerde yaptırılıyor artık...
Tüm bunların üzerine bir de yüzde 30 zam...
Kaliteyi düşürüp üzerine zam yapmak bize has bir durumdur; tüketicinin alnında nasıl olsa yazan bir şey var...

X