"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Dünyanın sonunu erkekler getirecek

Yavru kedilerin üzerine basarak öldüren caninin kadın çıkması ya da çöp kutusunda ölü bebek bulunması kadınların kötücül olduğunu göstermez...

Peki erkekler için aynı şeyi söyleyebilmek mümkün mü?
Ben dünya üzerinde bu kadar korkunç şey olduktan sonra kararımı verdim, bu erkek milleti ya evrimini tamamlayamamış ya genlerinde arıza olan ya da beyninde problem bulunan bir canlı türü...
Yoksa bu kadar kötülüğü bıkmadan usanmadan yapabilmesi mümkün değil... Şimdi diyeceksiniz ki, genelleme yapma bütün erkekler kötü değil. Elbette yeryüzündeki bütün erkekler kötü değil...
Ama kötülüklerin neredeyse tamamında erkeklerin imzası var...
Kafa kesen, erkekler... Tecavüz eden, erkekler... Çoluk çocuk demeden masum insanları katleden, erkekler...
Evdeki karısını döven, erkekler...
Ayrıldığı karısını öldüren, erkekler... Aldatan, ihanet eden, terk eden, erkekler...
Hayvanları katleden, doğayı mahveden, erkekler...
Vallahi ben kadın olsam herhalde bu kadar kötülüğü yapan erkek milletinden nefret eder hem cinslerime yönelirdim...
Ben kadınların hayranıyım... Sadece fiziksel yönden değil, beyinlerine ve dünyaya bakış açılarına hayranım...
Aralarında tek tük cani, sapık, katil çıksa da kötücül bir cins değiller.
Erkek ise savaşan, öldüren, saldıran genlerini milyonlarca yıldır yok edemedi...
Bu yüzden yeryüzündeki kötülüklerin yüzde 90’ı erkekler yüzünden...
Ama bu erkeklerin tamamını hayata getirip, büyüten de kadınlar...

Pando’nun kaymağı

Beşiktaş Çarşı’daki Pando’nun kaymağını sevmem... Kahvaltısı da çok matah değildir... En son ne zaman gittin derseniz söyleyeyim; 7-8 ay önce...
Üniversite yıllarımdan beri her gitiğimde yaşadığım hayal kırıklığıyla ayrıldım sonuncusunda da... Dünyada 120 yıllık restoranların illa ki kendine has bir meziyeti ve geleneği vardır...
Bizim kaymakçı Pando Baba’nın tek güzel yanı ise kendisiydi...
Ancak bunların hiçbiri 120 yıllık bir mekanın yerinden tahliye olmasına haklı göstermez...
Bir şehri şehir yapan asırlara dayanan mekanları ve tarihidir...
Restoranlar, pastaneler, kafeler, kitapçılar o şehrin kültürünün ayrılmaz parçasıdır...
Kaymakçı Pando da bu şehrin 120 yıllık hafızasıdır... İkinci üçüncü kuşaklar tarafından daha iyi işletilse bugün bu sorunu konuşmuyor olacaktık.
Ama şimdi tek temennimiz bu pazar yerinden tahliye olmaması ve kepenk kapatmaması...

Ücretsiz wi-fi’ı kazandık!

Oteller neden wi-fi bağlantısından günlük ücret alır...
Bunun iki nedeni var:
1- Cep telefonları çıkana kadar otellerin en büyük ekstra gelir kaynağı oda telefonlarıydı... Şimdi artık kimse oda telefonunu kullanmıyor. Otelller de buradan kaybettikleri geliri wi-fi bağlantısından çıkarmak istedi...
2- Odadaki televizyondan sunulan paralı sinema ve yetişkin kanalları otellerin diğer ekstra gelir kaynağıydı. Tabletler ve telefonlardan sonra kimse paralı film de almamaya başladı otel odasından... Bu yüzden de wireless hizmetini paralı, üstelik de fazlasıyla pahalı yaptı oteller.
10 yılı aşkın bir zamandır bu durumla ilgili kaç yazı yazdım, wi-fi ücretsiz olmalı, ey oteller bizi kazıklamayın dedim...
Neyse ki oteller akıllandı artık. Ya fiyata dahil ettiler ya da müşteri baskısı boyun eğdirdi onlara.
Şimdi bakıyorum Avrupa’da da oteller, bırakın ücretsizi en hızlı bağlantı bizde diye müşterilerini memnun etmeye çalışıyor.
Bizim oteller Avrupa ve Amerika’dan çok daha önce ücretsiz wi-fi vermeye başlamıştı zaten...
Bugün son durum şöyle:
Amerika’daki otellerin yüzde 94’ü...
Avrupa’dakilerin yüzde 90’ı...
Asya’dakilerin yüzde 88’i ücretsiz bağlantı sağlıyor...
Türkiye, bu konuda altıncı sırada.
Otellerinin yüzde 99’u ücretsiz bağlantı sunan Romanya, Avrupa’da birinci...
Polonya, Slovakya, Karadağ ve Çek Cumhuriyeti ilk beş sırayı paylaşıyor.
Altıncı sıradaki Türkiye’de otellerin yüzde 96’sı ücretsiz wi-fi hizmeti sunuyor.
İspanya, İtalya, Portekiz,
Danimarka ilk 10’da yer alan ülkeler.
10 yıl önce durum tam tersiydi, otellerin yüzde 90’ında internet paralıydı.
Savaşı kazandık! Ama yetmez...
İnternet erişimi günümüzde haber alma özgürlüğü demek, bu yüzden wi-fi sadece otellerde değil, her yerde, her mekanda ücretsiz olmalı.

İzah edeyim!

Sabah’ın yazarları ve okur temsilcisi galiba okuduğunu anlamıyorlar, sonra da beni eleştiriyorlar...
Özetleyeyim:
? Ben Ahmet Hakan’ın fotoğraflarını neden basıyorsunuz demedim... (Ahmet’in avukatı değilim)
? Gazeteci gazeteciyi haber yapmasın gibi bir şeyi savunmadım... (Ayşe Özyılmazel’i kaç kez haber yaptık)
? Ünlü gazetecilerin haber olmayacağı iddiasında bulunmadım... (Bence haber olurlar çünkü) Peki ne yaptım?.. Sadece 20 yıl önce başımdan geçen bir olayı anlatarak geçmişin medyasıyla günümüz medyasını karşılaştırdım...
Sabah’ı eleştiren bir yazı değil, medyaya bakan bir yazıydı o...
Sadece fotoğraf çektim...
Sen ister o fotoğrafı çerçeveletip duvarına as... İster Ahmet’in fotoğraflarından albüm yap... Orası beni ilgilendirmez...

X