"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Deniz Seki davası hukuksuzluğun âlâsı

Deniz Seki’yle cezaevinde yaptığım röportajdan sonra iki farklı tepki aldım: Geniş bir grup;

Deniz’in haksız yere hâlâ cezaevinde olduğuna inanıyor. Cezasını fazlasıyla çektiğini, işlemediği bir suçtan hapis yattığını düşünüyor...
Diğer bir grup;
“Ünlü diye ona ayrıcalık mı yapılacak, cezası neyse o da çekecek” diyor...
İkinci grubun anlamadığı şu;
Kimse bugüne kadar Deniz Seki’ye ayrıcalık yapılsın istemedi. Elbette cezası varsa çekecek. Ama aldığı ceza doğru değil.
Bu süreçte Deniz Seki’nin avukatı Naim Karakaya’yla, kardeşleri Serdar ve Serkan’la konuştuğum, dava dosyasına baktığım için çok daha net gördüm:
Bu davanın pek çok sakat yanı var...
Delillerin toplanmasından, hukuka aykırı telefon dinlemelerinin delil sayılmasına kadar...
Bugün kaldırılmış olan, kararları yok hükmünde görülen özel yetkili mahkemelerin hüküm kararı vermiş olmasına kadar...
Özel yetkili mahkemelerin baktığı Ergenekon, Balyoz, şike davalarında yeniden yargılanma yolu açılırken...
Özel yetkili mahkemeler tarafından hüküm verilen Deniz Seki’ye bu yol açılmadı.
Bu ülkede askerler, gazeteciler, milletvekilleri, bilim insanları nasıl yıllarca haksız yere hapis yattılarsa...
Deniz Seki de öyle haksız yere hapis yatıyor hâlâ.
Yeniden yargılanmak istedi, Anayasa Mahkemesi bu isteğini de kabul etmedi.
Gerçekten bu kadar büyük ne suç işledi bu kadın da hâlâ cezaevinde?
“Uyuşturucu kullanmak suç değil mi?” diyorlar.
Değil. Uyuşturucu kullanmanın böyle bir cezası yok bu ülkede.
Ticaretini yapmak suç. Ama Deniz’in ticaretini yaptığına dair deliller de doğru değil.
Şimdi iç hukuk yolları tükendi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidecek Deniz Seki. Çok yüksek bir olasılıkla da Türkiye’yi mahkûm ettirecek.
Deniz Seki davası, hukuksuzluğun âlâsı olarak tarihe geçecek...


Deniz Seki’nin iki kardeşi ilk kez konuştu

Deniz Seki’yle cezaevinde konuştuktan sonra ailesiyle de bir araya gelmek istedim.
Serdar Seki ve Serkan Seki bugüne kadar hiç konuşmamıştı, onların da fikrini almak istedim.
Sağ olsunlar kırmadılar, oturduk konuştuk.
Serkan Seki, geçen hafta “Günahsız Şeytanlar” diye isyanını haykırarak yaptığı şarkıya klip çekti.
Ablaları Deniz Seki’nin hâlâ cezaevinde olmasıyla ilgili de şunları söylediler:
Serdar Seki: İşlemediği
bir suçtan cezaevinde
7 senedir hayatımızın her günü bu davayla geçiyor.
16 Kasım’dan beri de ne gece uykumuz kaldı ne gündüz yaşamımız.
Yüzümüz hiç gülmüyor.
Sevincimiz de yarım, hayallerimiz de...
Hangi hukuk adamına sorduysak hepsi bu işin içinde bir iş olduğunu söylüyor. Ben de buna katılıyorum...
Ablam günah keçisi ilan edildi.
İşlemediği bir suçtan dolayı şu an cezaevinde olması tamamen haksızlık.
İlahi adaletin bir gün tecelli edeceğine inanarak mücadelemize devam edeceğiz.
Biz ailesi olarak onun suçsuz olduğunu biliyoruz ve sonuna kadar arkasındayız.
Serkan Seki: Günahsız Şeytanlar
Sürecin başladığı günden beri elimden geldiği kadar her yerde bu davanın ne olup ne olmadığını anlatmaya çalıştım.
Hukuki terimler havalarda uçuştu, hiç kimse bir şey anlamadı.
Ne olmuş, ne olmamış, nasıl? Bilgili, bilgisiz herkes konuştu hiçbir şey bilmeden...
Hukuk sistemi bizlerin de tam olarak konuşmasına müsaade etmedi zaman zaman.
“Devam etmekte olan davayı etkilemeye teşebbüs suçunu işlersiniz, susun” dediler.
Yine de susmadık tam olarak.
Memleketin en ücra köşesindeki vatandaş ablamın suçsuzluğunu öğrenene kadar da susmayacağım.
Hepimizin ömründen tam 7 sene çaldı bu GÜNAHSIZ ŞEYTANLAR.
Ama emin olduğum tek bir şey var;
İlahi adalet er ya da geç tecelli edecek ve bir gün PARDON diyecekler.


Kıbrıs’ta konserler iptal ama eğlence tam gaz sürüyor

Kıbrıs otellerinin bayram tatilinde konserleri iptal etmesini çok eleştirmiştim.
Terör olayları ve şehit haberleri yüzünden konserleri iptal ettiklerini söyleyen Kıbrıs otelleri bayramda ne yapıyor peki?
Eğlenceye tam gaz devam ediyorlar...
Kıbrıs’a giden arkadaşlarımdan aldım haberleri; her gece değişik bir etkinlik, her gece müzik ve dans gösterileri varmış Kıbrıs otellerinde.
Bir akşam Latin müzikleriyle dans, diğer akşam küçük müzik grupları...
Sahillerde her akşam müzik eşliğinde beach partiler...
E bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?
Hani terör olayları yüzünden eğlenceye ara vermiş, konserleri iptal etmiştiniz?
Ünlü şarkıcıları çıkarmadınız, ünsüz gruplar ve partilerle eğlenmeye devam ettiniz...
Kıbrıs otellerinin yaptığı tasarruf tedbirinden başka bir şey değildir demiştim ya...
Haklı çıktım işte.


Dün itibarıyla 3. köprü

Duman’ın “Eski Köprünün Altında” şarkısından ilham alıp, bayramda atladım Boğaz vapuruna “3. köprünün altına” gittim. Köprünün iki yakadan gelen yolu birleşti birleşmek üzere...
Çoğu bitti azı kaldı denir ya, o durumda yeni köprümüz.
Silueti ortaya çıkmış, bütün heybetiyle kendini gösteriyor artık.
Her ne kadar bu açıdan hiç fena gözükmüyor gibi dursa da, bağlantı yollarının geçtiği yerlere, İstanbul’un kuzeyine gidince insan; 3. köprünün nasıl tahribat yaptığını çok iyi görüyor.
Bundan 10 yıl sonra o yolların etrafının tamamen bina dolacağını ise düşünmek bile istemiyor...

X