"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Bu satırlar Ezgi’ye

Ankara’da 16 köpeğin zehirli etlerle öldürülmesi bütün Türkiye’nin tepkisini çekti..


Köpekleri zehirleyen üç kişinin hiçbir ceza almadan serbest bırakılması daha da büyük tepki çekti.
Adalet yerini bulmayınca insanlar kendi adaletini kendi sağlamaya çalışır.
Tepkileri de ona göre büyük ve kontrolsüz olur...
İşte Ezgi Mola gibi okumuş etmiş biri bile bu adaletsizlik duygusu karşısında duygularına yenik düşüyor.
Dedi ki Ezgi, “Bunu yapan yaşamayı hak etmiyor... Tüm türüyle birlikte yok olsun... Sülalesiyle birlikte yok olsun...”
Hukukta suç ve cezanın şahsiliği ilkesi vardır.
Bir katilin işlediği cinayetlerden çocuğunu suçlayamazsın...
Eğer suça iştirak etmedilerse...
16 köpeği acı çektirerek öldüren caniler de belli ki çocuklarından yardım almamış...
Zehirli tavukları eşinin hazırladığına dair elimizde bir kanıt yok. Öyleyse ne istiyorsun bu canilerin soyundan sopundan...
Neden çoluğunun çocuğunun yok olmasını istiyorsun...
Diyebilirsin ki bu adamların yetiştireceği çocuklardan ne olur, böyle bir babanın çocukları da yarın öbür gün babalarının yaptığını yapar, o yüzden soyu sopu yok olsun...
Peki nereden biliyorsun?
Elimizde böyle insanlık, vicdan, merhamet ölçen bir metre mi var?
Belki sırf bu yaşadıklarından bile o köpek katillerinin çocukları, senden bile daha büyük bir hayvansever olacak...
Ayrıca unutma, alimden zalim de doğar, zalimden alim de...
Çok eğitimli dediğin adamın çocuğunda insana-hayvana-doğaya karşı gram vicdan olamayacağı gibi, elinde yüzlerce insanın kanı olan bir zalimin çocuğu en büyük vicdana sahip olabilir...

İyi ki anneler var...

Burak Yılmaz önceki gün AVM’de kızıyla görüntülenmiş.
Küçük kızı bir pet shop’ta gördüğü son yıllarda ‘moda olan’ Poodle cinsi köpeği almak istemiş...
Burak da kızını kıramıyor, almaktan yana... Ama “annene bir soralım” diyor.
Anne İstem Hanım, “Hayır alamazsınız” diyor...
Bir yanda annenin vetosu diğer yanda ağlayan kızının gözyaşları arasında kalan Burak Yılmaz, çareyi kızını teselli etmekte buluyor.
Anneler olmasa biz babalar ne saçmalıklara imza atarız belli değil.
Ben kendimden biliyorum Berna’nın vetosu olmasa bugüne kadar kızımın istediği iki köpeği, üç kediyi, iki kuşu eve doldurmuştum...
Yine eşimin vetosunu yok sayıp evin balkonunda ördek besledik misal...
Üç hafta sonra Silivri’ye gönderdik ördekleri.
Ayrıca özellikle kız çocuklarının bu hayvan sevgisi fazlasıyla geçici.
Bir arkadaşım 14 yaşında kızına aldı, şu an kız 18 yaşında köpeğin suratına bile bakmıyor...
Hele küçük çocukların hevesi çok daha çabuk geçiyor.
Dolayısıyla eve kedi-köpek alırken lütfen tekrar tekrar düşünün, özellikle köpeğe bakabilmek hiç kolay değil.
Çocuklarınızın gözyaşlarına, geçici heveslerine kanmayın...
Annelerin sözünü dinleyin...
İstem Hanım’ın kararlı tutumunu tebrik ediyorum, bir de alacaksanız pet shop’tan almayın diyorum...

70’lik bakış açısı bu olmamalı

Nedir bu 70’ini aşmış müzisyenlerin genç kuşak popçulara karşı hoyrat tavrı?
Önce 78 yaşındaki Özdemir Erdoğan çıktı Aleyna Tilki’yi eleştirdi, onunla sahneye çıkan Selda Bağcan’ı bile omurgasız ilan etti.
Sonra 74 yaşındaki Mustafa Keser çıktı, “Kafalarına domates atılacak sanatçıları alkışlıyorlar” dedi, “Aleyna diye bir tilki cinsi tanımıyorum” diyerek de aklınca dalga geçti...
70’ini aşmış, yıllarca sahnelerde emek vermiş sanatçıların, genç kuşağa karşı bu kadar acımasız olmaları doğru değil.
Müziğini beğenmeyebilirsiniz, tarzı bana uymuyor deyin, kendini geliştirmesi lazım deyin, eksiğini gösterin ama bu kadar yıkıcı olmak niye?
Oysa bakın 71 yaşındaki Selda Bağcan, Aleyna’yla aynı sahneye çıkıp düet yaptı...
Genç bir popçunun sahnesini onurlandırdı.
Size de bunu yapın demiyoruz ama hiç değilse genç müzisyenlere, onu dinleyenlere binlerce gence saygı duyun...

Kıraç’tan yine İngilizce çıkışı

Kıraç ne zaman albüm ya da şarkı yapsa aynı iddiayı ortaya atıyor... Şimdi de “İngilizce eğitim kalkmalı... Ben vatanseverim, İngilizce eğitim Türk yaşam şeklini darmadağın ediyor” dedi... Ben diyeyim 6 siz deyin 10 yıldır aynı şeyi söylüyor Kıraç...
Her seferinde de yeniymiş gibi haber oluyor. İngilizce, Fransızca, Almanca öğrenip dünyayı daha iyi tanımanın, dünya vatandaşı olmanın nesi kötü?
Yabancı dil öğren ama o yabancı kültürlerin kötü yanlarını alma...
Bak yabancı dil bilip, 20 yıl kara deliğin fotoğrafını çekmek için uğraşan Türk bilim kadınları var...
Büyük bir başarıya imza attı kara delik fotoğrafını çeken ekibin içinde yer alan Feryal Özel...
Yabancı dil öğrenin ve Feryal Özel gibi olun diyeceğine...
İçimize kapanalım sadece Türkçe konuşalım diyorsun ve bunu da vatanseverlikle açıklıyorsun Kıraç... Oysa yeni albümün “Beni Ben Yapan Şarkılar” o kadar güzel ki, bu tür çıkışlara hiç ihtiyacın yok...

X